Kas 19 2017

Şarapçılık sandığımızdan 500 yıl daha eski

Antik Yunan’a göre şarap ilk olarak Dionysus tarafından keşfedilmişti ve o kadar popüler bir içki haline gelmişti ki Dionysus tanrılık mertebesine yükseltilmişti. Antik Persliler ise efsane kral Cemşid’in huzurundan kovulan bir kadına atfeder şarabın bulunuşunu. Ümitsizliğe kapılan kadın bir depoya girer ve bir çanak dolusu bozulmuş üzüm artığı bulur. Bunun iyi bir intihar yöntemi olduğunu düşünerek, üzümlerden kalan sıvıyı içer. Fakat istediği etkiye ulaşabildiği söylenemez.

Arkeologlara göre ise, mitlerin aksine, şarabın tarihini çözmek hayli zor. Bunun sebeplerinden biri ürünün dayanıksız olması, diğeri ise dünyanın herhangi bir yerindeki ilk yerleşimciler tarafından uygulanmış olabilecek kadar basit bir tekniğe dayanması.

Yakın zamana kadar arkeologların buldukları tüm antik çanak çömleği hidroklorik asitle yıkamalarının da araştırmalara faydası olmamıştı, tabii. Bu şekilde çanak çömleği; tüm yapışkan maddelerin yanısıra, bunlarda ne yenip içtiğine dair fikir de verebilecek tüm organik bileşimlerden de arındırıyorlardı.

Neyse ki, şarap lekeli antik çanak çömlekler hala bulunabiliyor. Proceedings of the National Academy of Sciences’ta da belirtildiği üzere, büyük ölçekli şarap yapımının tarihi önceden bilinenden 500 ya da daha fazla yıl öncesine, MÖ 6000’e çekildi. Pennsylvania Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi araştırmacılarından Patrick McGovern Gürcistan’daki Kafkas dağlarında bulunan kil çanakların içinde şarap kalıntıları buldu. McGovern’ın daha önceki çalışmalarında, şarap bulunan en eski bölge İran’dı.

McGovern ve çalışma arkadaşları üzüm şarabında bulunan tartarik, malik, süksinik ve sitrik asit izlerine rastladı. Bulaşım ihtimalini ortadan kaldırmak için, çanakların bulunduğu toprağı da analiz ettiler. Toprak bu kimyasallardan çok daha az miktarda barındırıyordu. Araştırmacılar bulgularının iklim modellerine göre bile sağlamasını aldılar ve çanakların yapıldığı dönemin bağcılık için ideal olduğunu ortaya çıkardılar.

Araştırmacıların bulguları alkole dair en eski bulgular da değil. Çin’de 2003 yılında, bir çanağın üstünde bulunan vahşi üzümler, alıç meyvesi, pirinç birası ve bal liköründen yapılan bir içkinin kalıntıları; MÖ 7000 yılında bu içkinin yapıldığına işaret ediyor. Ancak arkeologlar içkinin küçük miktarlarda yapıldığını düşünüyor. Çünkü üzümler, evcilleştirilmiş bağlara göre çok daha az ürün veren vahşi bağlardan toplanmış.

Karşılaştıracak olursak, Gürcistan’daki çanaklar çok daha ciddi bir şarap yapımına işaret ediyor. Her bir çanak 300 litre alıyor. Bu da bizim modern dünyada kullandığımız 400 şişeye eşit. Böyle miktarlarda üretim için hem bağların, hem de bugün kullanılan kopyalama ve fide dikimine yakın teknolojilere sahip olmayı gerektirir. Ayrıca Gürcistan üzümleri bilinen tek evcilleştirilmiş bağ türü olan Vitis Vinifera’dan geliyordu. 8 bin ila 10 bin üzüm çeşidinin tamamının kaynağı burası.

Rekor çok uzun süre dayanmayabilir. McGovern ve çalışma arkadaşları şu an Türkiye’deki Dicle Nehri kaynağında MÖ 9500’den kalma Neolitik öncesi kalıntıları araştırıyor. Çin de Gürcistan da şarap saadetinin keşfi konusunda ünvanı çok daha eskilerden gelen bir yarışmacıya kaptırabilir.