Eyl 12 2018

12 Eylül’de cezaevindeydiler: Kalkın darbe oldu

12 Eylül 1980'de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülke yönetimine Milli Güvenlik Konseyi adlı cunta yapılanmasıyla darbe yapmasının üzerinden 38 yıl geçti. Askeri darbenin geride bıraktığı izler halen silinmedi.

Askeri darbeye karşı başlatılan direnişle sembolleşen Metris Askeri Cezaevi ve Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi'nde kalanlar 38 yıl sonra yaşadıklarını anlattılar.

Artı Gerçek'ten Ozan Üner’e konuşan Diyarbakır 5'Nolu Cezaevi'nde kalan BDP Van eski milletvekili Kemal Aktaş ile ismini vermek istemeyen Metris Askeri Cezaevi firarisi bir kişi, darbe faillerin yargılanmadığını hatırlattı, yaşananların hiçbir zaman belleklerden silinemeyeceğinin altını çizdi.

"Cezaevinden 300-400 metre uzaklaştıktan sonra geriye dönüp baktığımda orada yaşadığımız işkenceleri unutamıyorum."

Bu sözler, Metris Askeri Cezaevi'nden tünel kazarak kaçan TKP/ML davasından idam cezası almış firari bir tutukluya ait. Adını güvenlik kaygılarından dolayı paylaşılmasını istemeyen firari tutuklu, üzerinde İşçi-Köylü gazetesi bulundurduğu için gözaltına alınıp işkenceli sorgusunun ardından tutuklandığını söyledi. O dönem gözaltına alınan her devrimcinin işkence gördüğünü hatırlatan firari tutuklu, "12 Eylül'ü ilk radyodan öğrendik, daha sonraki günlerde dışarıyla iletişim kuramıyorduk" dedi.

Sağmalcılar'dan Sultanahmet Cezaevi'ne sevk edilen firari tutuklu, burada her türlü işkenceyi gördüklerini belirterek, şöyle dedi:
 

"Hazırola geçme, tek sıra olma, benzeri gibi yaptırımlar uygulanmaya çalışıldı. Söylenenlerin hiçbirine uymayınca, tek tek çıkarıp askerler toplu dayakları, falakaları, elektrik gibi bilinen işkencelerini uyguluyorlardı."

Kemal Aktaş, askeri darbeyi Diyarbakır Cezaevi'nde geçirdi. Aktaş, "12 Eylül darbesini orada karşıladım. Darbeden sonra ekim ve kasım gibi orada kalan tutuklular, hepimiz 5 Noluya nakledildik. Yani 1980'den 1988'e kadar 5 nolu cezaevinde kaldım" dedi, ardından devam eti:

 

"Cezaevinde nöbet tutan arkadaş saat dört gibi radyoda askeri marşların çaldığını ve bildirinin okunduğunu duyunca ‘Kalkın darbe oldu’ diyerek bizi uyandırdı."