Nis 01 2018

Komutanlar arasında Akın Öztürk muamması

Türk siyasi tarihinin en kanlı darbe girişimine sahne olan 15 Temmuz'un üzerinden 19 ay geçti ama hâlâ kafalarda yanıtını bekleyen sorulara tatmin edici cevaplar verilmedi.

241 vatandaşın hayatını kaybettiği, 2 bin 194 kişinin de yaralandığı 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştiği gece, cuntacılar tarafından kızının düğünü basılarak rehin alınan, terfi sırasında olmasına rağmen orgeneralliğe yükseltilmediği için istifa eden Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanı Korgeneral Mehmet Şanver’in geçen haftalarda Habertürk TV’de Kübra Par’ın hazırlayıp sunduğu ‘Açık ve Net’ programındaki ifadeleri yeni bir tartışmayı başlattı.

Şanver, Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’ı da eleştirirken, "Aklımda bazı soru işaretleri var. Kamera kayıtlarını izledim. Bizi düğünde derdest etmeye geldiklerinde Akın Öztürk’le Abidin Ünal’ın kol kola çıktığına dair görüntüler var. Bunlar kafa karıştırıcı" ifadesini kullandı. 

Ayrıca darbenin 1 numarası olarak gösterilen Akın Öztürk için “FETÖ’cüdür diyemem ve 1 numara olması imkânsız” görüşünü dile getirdi.

Bu açıklamalardan kısa süre sonra Genelkurmay İkinci Başkanı Yaşar Güler’in ifade verdiği ve “Saat 18.00 sıralarında Yıldırım Güvenç ile birlikte Özel Kuvvetler Komutanlığından bir ekip geldi, beni aldılar. Bu esnada Akın Öztürk yalvararak 'Ben de sizinle geleyim' dedi” şeklinde bir beyanda bulunduğu basına yansıdı.

Oda TV yazarı Müyesser Yıldız, bu konuyu irdelediği yazısında, Mehmet Şanver’in kitabından bir alıntı paylaşıyor:
 

Tutsaklıktan kurtulmanın ardından Akın Öztürk, Abidin Ünal ve Yaşar Güler generallerin bir arada olduğunu görüp, onların yanına gittim. Üç komutan şehre nasıl gidilmesi gerektiğini konuşuyordu. Orgeneral Yaşar Güler ve Akın Öztürk bir araçta, Orgeneral Abidin Ünal ve ben bir diğer araçta olacak şekilde Akıncı Üssü’nden ayrılmak için hareket ettik. TAI Nizamiyesini geçtikten sonra polisler tarafından durdurulduk. Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler olayı bir şekilde çözdü ve tekrar hareket ettik. Barikatlı yollardan ve polis kontrol noktalarından geçerek şehre, Hava Kuvvetleri Karargâhı’na geldik. Komutan girişi olan ‘A’ kapı önündeydik. Akın Öztürk burada Yaşar Güler’in bulunduğu araçtan indi. İki havacı orgeneral (Akın Öztürk ve Abidin Ünal) Karargâha girerken, ben 2. Başkanı askeri teamül çerçevesinde uğurladım. Uğurlama esnasında, ‘Bunların hesabını soracağız değil mi Şanver?’ sorusuna, ‘Elbette komutanım, yaptıklarını burunlarından getireceğiz…’ mealinde bir cevap verdim.

“Görüldüğü üzere Şanver’in tanık olduğu bir ‘yalvarma’ değil, birlikte gidiş konuşması” diyen Yıldız, “Ancak daha önemlisi madem ki, Yaşar Güler Akın Öztürk’ten şüphelenmişti, yolu kesen polislere olmasa bile ayrılma anında Şanver’e onunla ilgili bir uyarıda bulunması gerekmez miydi?” diye soruyor.

Öte yandan Abidin Ünal’ın Öztürk hakkında, “Akın Öztürk, Ünal’ın da onayı varmış gibi bir basın açıklaması hazırlatıp, medyaya göndermeye kalkıştı. Abidin Ünal bundan haberdar olunca engelledi ve o açıklama hiçbir yere gönderilmedi" açıklamasını hatırlatan Yıldız, "Kimin söylediği doğru? Kime inanacağız?" sorusunu yöneltiyor.