Tem 18 2018

15 Temmuz’un iki kilit ismi: 'Ankara'da çok garip şeyler oluyor'

Türk siyasi tarihinin en kanlı darbe girişimine sahne olan 15 Temmuz'un üzerinden iki yıl geçti ama hâlâ kafalarda yanıtını bekleyen sorulara tatmin edici cevaplar verilmedi.

241 vatandaşın hayatını kaybettiği, 2 bin 194 kişinin de yaralandığı 15 Temmuz darbe girişiminin gerçekleştiği gün MİT'e darbe ihbarında bulunduğu bildirilen bir binbaşı vardı. Kod adı O.K. olan. Darbe girişiminin akamete uğratılmasında kilit rol oynadığı söylenen bu binbaşının adı ve ne yaptığı unutuldu. 

15 Temmuz’un perde arkasında yaşananlara dair yaptığı haberleri sürdüren Oda TV’den Müyesser Yıldız, Ankara'da hem O.K. hem de “Abdullah” kod adlı darbe davalarının en önemli gizli tanığı hakkında ilginç iddiaların gündeme geldiğini söylüyor.

“Ankara'nın derinliklerinde çok garip şeylerin yaşandığı ortada” diyen Yıldız’ın aktardığına göre yargı kulislerinde dolaşan iddia şöyle:

“Hiçbir davada sanık veya tanık olmadığı, resmi tek bir ifadesi alınmadığı ve bilindiği kadarıyla hakkında herhangi bir şikâyet bulunmadığı halde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, O.K. hakkında “Örgüt kuruculuğu, yöneticiliği veya üyeliği, darbe faaliyetine karışıp karışmadığı” konusunda soruşturma başlatmış. Soruşturma sonucunda da O.K.'nın ifadesine başvurma gereği duyulmadan, “Örgüt kurucusu, yöneticisi veya üyesi olduğuna, ayrıca darbeye katıldığına dair herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı” için kovuşturmaya yer yok kararı verilmiş.”

Müyesser Yıldız, bu söylentinin doğru olma ihtimaline binaen şu sorulara yanıt arıyor:

- Böyle bir soruşturmaya kim, neden ihtiyaç duymuş olabilir?

- Yüzlerce kişi, bir gizli tanık ifadesi veya “Duymuştum, öyle söylenmişti” şeklindeki beyanlarla örgüt üyeliğinden yargılanırken, O.K.'nın örgütle irtibatına dair kendi beyanlarına rağmen, “Herhangi bir iddia ve delil bulunamadı” denmesinin anlamı nedir?

- Bu karardan sonra, “O.K.'nın örgütle irtibatı yoksa, darbeyi nasıl haber aldı?” gibi bir soru gündeme gelmez mi?

‘Gizli tanık Abdullah’ hakkında ise Kara Havacılık Komutanlığı'nda görev yapıp, Isparta'ya tayini çıkarılan isimler arasında olduğunun söylendiğini belirtiyor Yıldız. İkinci olarak da ankesörlü telefon soruşturması kapsamında “Abdullah”ın da gözaltına alınmasının gündeme geldiğinin iddia edildiğini aktarıyor. 

Ancak hem O.K hem de gizli tanık Abdullah görevlerine devam ediyor. 

“Gizli Tanık Abdullah” darbe girişiminden aylar önce kendiliğinden İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Okan Bato'ya giderek, TSK'daki cemaatçi olduğu öne sürülen kişileri isim ihbar eden kişi.

Kendi ifadelerine göre Abdullah, savcılıktan çok önce Saray başta olmak üzere devletin birçok yetkili kurumuna “cemaatçi subayların” listesini veren, Erdoğan'ın danışmanları ile doğrudan görüşmeler yapan, hatta darbeden önce bir AKP milletvekili başkanlığında kurulan “çalışma grubunda” görev almış biri.

Darbenin merkez üslerinden Kara Havacılık Komutanlığı'nda pilot olan O.K. ise MİT'e alınmasıyla gündeme gelmişti.

Savcılar, O.K.'nın ifadesini almak istedi, ancak izin verilmedi.

Daha sonra iki savcı, O.K. ile 11 Ağustos 2016'da mülakat veya bilgi notu şeklinde bir görüşme yaptı. O.K.'nın 15 Temmuz'a dair ilk ve son beyanı bu oldu. Ancak, “Görüşülen kişinin kimliğinin gizli kalması gerektiği” gerekçesiyle, söz konusu beyanın altına O.K.'nın ad ve imzası konulmadı.