Barkey, darbe ve Kavala suçlamalarını yanıtladı: 'Telefonda bile konuşmadık'

Yaklaşık iki buçuk yıldır tutuklu yargılandığı Gezi davasından beraat eden iş insanı Osman Kavala'nın yeniden tutuklandığı soruşturmada darbe girişimini planlamakla suçlanan ABD Dışişleri Bakanlığı eski çalışanı Henri Barkey, Kavala'yla telefonda bir kez bile görüşmediklerini söyledi.

Kavala'ya, 15 Temmuz 2016'da İstanbul Büyükada'da Splendid Otel'de bir toplantı düzenleyen ABD'nin eski dışişleri çalışanı ve Lehigh Üniversitesi uluslararası ilişkiler uzmanı Profesör Henri Barkey ile görüştüğü suçlaması yöneltiliyor.

Darbe girişimi sonrası İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında yakalama kararı çıkartılan Barkey hakkındaki suçlamalar arasında "CIA ajanı" iddiası da var.

Kavala'nın yeniden tutuklandığı darbe girişimi dosyada "şüpheli" sıfatıyla yer alan Barkey, 19 Temmuz 2016'dan beri Türkiye'ye gelmiyor.

DW Türkçe'den Tunca Öğreten'in sorularını yanıtlayan Barkey, Kavala ile yakın dahi olmadıklarının altını çiziyor:

"Aslında yakınlığımız, dostluğumuz yok. Kavala benim kız kardeşimin arkadaşı, onun sayesinde tanıdım. Onun dışındaysa birkaç toplantıda karşılaşmışlığımız ve ayaküstü sohbet etmişliğimiz var. Bugüne dek hiçbir proje için de bir araya gelmedik."

Barkey, "CIA ajanlığı" suçlamasına ilişkin olarak ise, "Bakın, iki sene ABD Dışişleri'nde çalıştım. Dışişleri'nde çalıştığınızda tüm kurumlarla da ilişkiniz oluyor. Memur olduğum için de CIA'in düzenlediği oturumlara katılmışlığım var. Ancak ajanlık yaftalamaları tamamen Doğu Perinçek gibilerinin uydurduğu bir şey" yanıtını veriyor.

"Ben 30 yıldır profesörüm. CIA ajanı olmadığımı nasıl ispat edebilirim ki" diyen Barkey, "Bu kadar yalanın içinde ne yapabilir insan? Bu kadar yalana cevap vermek imkansız. Kaldı ki ne deseniz inanmıyorlar zaten. Basın basın değil" görüşünü dile getiriyor.

Barkey, "15 Temmuz'dan önce sık sık Türkiye'ye seyahat ettiğiniz biliniyor. Neden bu kadar sık geliyordunuz?" sorusuna şöyle cevap veriyor: 

"Ben Türkiye üzerine uzmanlık yapmış, kitap yazmış, makaleler yayımlamış biriyim. Türkiye benim araştırma saham. Çalışmalarımın yüzde 85'i Türkiye, Kürtler ve Orta Doğu üzerine zaten. Araştırma yapmak için de sık sık Türkiye'ye gidiyordum. Çoğunlukla konferanslara katılıyordum. Hem akademi hem de düşünce kuruluşlarında çalıştığım için davet ediliyordum."

Savcılığın hazırladığı dosyaya göre darbe girişiminin olduğu gece İstanbul'da, Büyükada'da bir toplantıda olduğunu doğrulayan Barkey, "Evet. Toplantıyı ben organize ettim. O dönemde Wilson Center'ın Ortadoğu Bölümü'nün başındaydım. Benden önceki direktör İran Nükleer Anlaşması üzerine bir çalışma başlatmıştı. Onun tamamlamak için İstanbul'a gelmiştim" diyor.

Barkey, toplantının konusunu ise şöyle açıklıyor:

"Orta Doğu'nun, İran-ABD Nükleer Anlaşması’na ne tür reaksiyon gösterdiği üzerineydi. Katılımcılar Orta Doğu ülkelerindendi. Herkesi ABD'ye çağırmak yerine benim herkese yakın bir yere gitmemin daha kolay olacağını düşündüm. Şehrin kaosundan uzak, toplantıya daha konsantre bir yerde iki gün bir araya gelmek katılımcılar için de daha iyi olur diye düşündüm. Gençliğimi Büyükada'da geçirdim. Orayı çok severim.

Türkiye'de darbe girişimi olduğunu telefonda öğrendiğini kaydeden Barkey, İstanbul'da Osman Kavala ile sohbeti sırasında üç gece önceki darbe teşebbüsü hakkında herhangi bir şey konuşup konuşmadıklarına dair soruya ise, "Dün kiminle konuştuğumu bile hatırlamıyorum, üç buçuk yıl önceki ayaküstü karşılaşmada ne konuştuğumu hatırlayamam ki. Herhalde 'Nasılsın?' falan diye konuştuk. Günlük olayları da konuşmuş olabiliriz. Dediğim gibi Osman ile öyle bir yakınlığımız yok" yanıtını veriyor.

Barkey, kendisini neden darbe ile ilişkilendirdiklerine dair bir varsayımda bulunarak şunları söylüyor:

"Bence ABD'yi suçlamak istiyorlardı. Bu nedenle o gün orada bulunan eski bir ABD Dışişleri çalışanı olarak bunu benim üzerimden yaptılar."

Gülen cemaatinden bazı insanlarla görüştüğünü belirten Barkey, sözlerine şöyle devam ediyor:

"Gülen Cemaati AKP'nin de Erdoğan'ın da benimsediği bir oluşumdu. Bir zamanlar çok makbul görülen bir cemaatti. Türkiye'de iktisadi politikalar üzerine çalışmalar da yapıyordum. Dolayısıyla TUSKON, MÜSİAD ve Sanayi Odası ile de görüşmelerim oldu. Zaman Gazetesi'ne yazan insanlarla da konuştuğum, Washington'da karşılaştığım oluyordu. Gülen ile 90'lı yıllarda yalnızca bir kez görüştüm. Bir profesör aracılık etmişti. Aynı profesör, Tayyip Erdoğan ile de görüştürmüştü beni. Erdoğan tarafından davet edilmiştim. Herkesle görüşüyorum, benim mesleğim bu. AKP'lilerle de görüşüyordum. Gerçek şu ki ben Gülen ile Erdoğan ya da diğer AKP'liler kadar görüşmedim. Bir dönem Zaman Gazetesi benden yazı yazmamı istemişti, reddetmiştim. Ancak orada yazan pek çok AKP'linin başına hiçbir şey gelmedi."

Barkey'e göre, cemaate yakın subayların darbeye katılmış olduğu şüphesiz...

"Ama öncesinde benim kulağıma bir şey gelmedi" diyen Barkey, "Eskiden ABD'nin yaptığı darbeler vardı. Ama Türkiye'de bir darbe yaptıklarına inanmıyorum. Hiç kimse 'Biz darbe yaptık' demez. Ama 15 Temmuz'a ABD'nin karıştığını düşünmüyorum. Zira çok amatörce yapılmış bir darbeydi. Cuma akşamı saat 21'de darbe mi yapılır?" diye soruyor.

Barkey, hakkındaki iddialar ve Kavala'nın tutuklanmasıyla ilgili bir yazı yazmayı düşündüğünü belirterek, "Eğer Türkiye'de savcılık benimle görüşmek istiyorsa buyursun görüşsün. Size anlattıklarımın aynısını anlatırım. Fakat bana inanmayacaklar. Üç buçuk yıldır beni suçluyorlar ama dosyaya adımı bile yanlış yazıyorlar. Onu bile yüzlerine, gözlerine bulaştırdılar" ifadesini kullanıyor.


Söyleşinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.