Fethullah’sız Gülen’ler, Gülen’siz Fethullah’lar: 15 Temmuz isim hikâyeleri

Cisimler isimle mana kazanır derler. Mesela Çetin Ceviz, Fendi Efendi, Pekgüzel Tavasapı, Bilgi Sayar, Şehriye Pilav, Düzgün Yosma, Olgun Portakal gibi isimler herkeste bir gülümsemeye vesile olmuştur. 

Her dönemde insanların belirli isimlere yönelik sempatisi ve antipatisi malum. Mesela Necmettin Erbakan’ın popüler olduğu dönemde Fatih, Mücahit, Sümeyye gibi isimler revaçta idi. Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemde ise birçok insan çocuklarına Recep, Tayyip, Recep Tayyip, Burak gibi isimler koydu. Buraya kadar meseleyi hepimiz biliyoruz.

Ancak 15 Temmuz darbe girişimiyle Türkiye isimler konusunda da yeni bir merhale yaşadı. Başta tostçu büfeler, seyyar pilavcılar olmak üzere bir sürü yere 15 Temmuz ismi yazıldı.15 Temmuz’dan sonra Gülen Hareketi’ni çağrıştıran pek çok isim değiştirildi. Zaman, Gülen, Samanyolu sokağı gibi yerlere Ömer Halisdemir gibi isimler verildi. 

15 Temmuz insan isimlerine de etki etti. Bilindiği üzere 15 Temmuz’a kadar Gülen Hareketi devletin birçok noktasında güç sahibiydi. O yüzden ismi de devletin farklı noktalarında çalışan insanlar için olumlu bir anlam teşkil ediyordu. Ancak 15 Temmuz’dan sonra işler değişti. Durum böyle olunca ismi Fethullah olan ama Fethullah Gülen ile alakası olmayan pek çok vatandaş birden isminden dolayı hedef haline getirildi. Çevredeki tepkilerden dolayı birçok Fethullah isimli yurttaş isim değişikliğine gitti. Birçok Gülen isimli yurttaş ise sürekli Fethullah Gülen ile bir ilişkin mi var tarzında sorulara maruz kaldı. 

Bugünlerde adı Fethullah olan birçok vatandaş sağa sola dilekçe vererek isimlerini de değiştirmeye çalışıyor. Eski adı Fethullah Özmen olan Rêbîn de 15 Temmuz öncesi ve sonrasında birçok kişinin kendisine farklı davrandığını söylüyor. 

İsminin hikâyesini anlatan Rêbîn (Fethullah), “Benim ismimin hikâyesi biraz uzun. Ölen abimin ismini bana vermişler. Ve bu isim Midyat’taki bir şeyhin ismi olması hasebiyle ona verilmiş” diyerek sözlerine başlıyor. Polislerin eskiden GBT kontrollerinde ismini övdüğünü ifade eden Rêbin, darbe girişiminden sonra kötü muameleye başladıklarını söylüyor: 

“15 Temmuz'dan önce de Fethullah Gülen'le ilgili espriler yapılırdı. Çok sık başıma gelen bir olay vardı. Kürt olmamdan dolayı kimlik kontrollerinde sık sık durduruluyordum. Bu kontrollerde polislerin tamamı istisnasız, ‘İsmin çok güzel, mübarek bir isim. Ne güzel ismin var’ gibi ifadelerle kimliğimi iade ederlerdi. 15 Temmuz’dan sonra ise yine istisnasız bütün polisler homurdanarak, ‘Bu ne biçim isim, değiştirsene, böyle isim mi olur’ demeye başladılar” diyerek kendisine gösterilen çifte standardı dile getiriyor. 

Yaşadığı başka bir olayı anlatan Rêbin, “Bir gün editör olarak çalıştığım prodüksiyon şirketinde işe yeni başlayan yönetmene, ‘Birazdan editörümüz Fethullah Bey gelir size yardımcı olur’ denilmiş. Yönetmen kadın da Fethullah ismini duyunca biraz garipsemiş. Ben bu olaydan bir saat sonra işe geldim. Üstümde şort, top sakal ve küpeli bir biçimde şirkete girdim. Bir baktım yönetmen kadın da geliyor. ‘Merhaba ben Fethullah, editörüm ve siz de yeni yönetmen arkadaşımız olmalısınız’ dedim. Kadın birden afalladı. Ben anlam veremedim, tabi daha sonra bana anlattığına göre o badem bıyıklı, takkeli bir editör falan bekliyormuş. İsmimden dolayı” diye vurguluyor. 

Henüz resmiyette ismini değiştirmediğini ama gündelik hayatta Rêbîn ismini kullandığını ifade Özmen, böylece kendisine gösterilen garip tepkilerin artık bittiğini söylüyor: 

“Aslında ben hayatımı iki isimle idame ettiriyorum. Gerçek ismimi değiştirmedim ama Rêbîn ismini de kullanıyorum. Resmiyette değişiklik olmadığından benim için pek bir fark yok. En azından Rêbîn ismine garip tepkiler gelmiyor ve Fethullah Gülen - FETÖ esprilerinden de bir nebze kurtulmuş oluyorum.”

Yavuz Selim Toraman da ismini 15 Temmuz’dan sonra değiştirmiş. Başına gelenleri anlatan Toraman, “Akrabalar ve arkadaşlar Fethullah diye çağırırdı. Beni tanımayanlar ters ters bakıyordu. Dövecekler gibi kötü gözle bakıyorlardı. Bir seferinde dükkânda idim. Karşı caddeden Fethullah diye bağırdılar. Ben duymazlıktan geldim. Çünkü verilecek tepkilerden çekiniyordum” diyor. İsmini değiştirme kararını anlatan Toraman, “ Gülen yüzünden ismimi değiştirme kararı aldım. Yavuz Selim ismini aldım. Şimdi hiçbir olumsuz tepki görmüyorum. İsmimle gayet rahat geziyorum” diye belirtiyor. 

Şu an Berkay ismini alan Fethullah T. ise üniversitede isminin Fethullah olduğu dönemde kendisine çok iyi davranan insanların şimdi hayal kırıklığına uğrattığını üzülerek anlatıyor. Berkay T, “Üniversitede bana ‘ismin çok güzel, mübarek isim’ derlerdi. Aynı zamanda diğer cemaatten insanlar da ismimi dini bir isim olarak güzel bulurdu. Ancak 15 Temmuz’dan sonra ismimden dolayı sanki ben de darbeyi savunuyormuşum gibi muamele ettiler. Çıktığım kız arkadaşım bile bana ‘ya artık şu ismini değiştirsen’ dedi. Neden diye sorduğumda ‘Dede ismi gibi. Hem Fethullah Gülen’i çağrıştırıyor’ dedi. Tüm bu olaylar üst üste gelince dilekçe verdim. Mahkeme kararı ile değiştirdim” diyor. 

İsimlerin hiçbir suçunun olmadığını ifade eden Berkay T. “İsimlerin bir suçu yok. Fethullah, Seyfullah vs. hepsi dini isimler. Suçlu olan şahıslardır. Fethullah Gülen’e kızanlar bizden hıncını alıyor. Hâlbuki o ismi biz seçmiyoruz ki. Ailemiz seçiyor. Şu an 27 yaşında biri olarak ismimi ben seçtim. Ancak çok istisna bunlar” şeklinde konuşuyor. 

Gerçek adı Fethullah olan S.T. ise ismini babasının baskısıyla değiştirdiğini ifade ediyor. S.T., “Babam o dönem inançlı bir insandı. Bana bu ismi koymuş. Çünkü dedesinin ismi Fethullah imiş. Ancak sonra o da bu ismi sevmedi. 15 Temmuz’dan sonra ismimi değiştirmem için baskı yaptı. Ben değiştirdim” diyerek hikâyesini anlatıyor. 

Çocukların bile kendisine ismiyle ilgili espri yaptığını ifade eden S.T. “Şimdi bu isimle alay etmek çok rahat. Çocuklar bile bana Fethullah, Feto deyip dururdu. 15 Temmuz’dan sonra ismi Fethullah olan herkes hain ilan edildi. Bizi Gülen’in destekçileri gibi görmek istediler. Neden mi? Çünkü memlekette en kolay şey birini hain ilan etmek. İnsanlar günden güne değişiyor. İsimler de günden güne farklı algılanıyor. Bugün dindar kesimde Hacer’ler, Ayşe’ler moda... Diğer kesimler Ece, Eda, Naz vb. isimler koyuyor. Yarın bu isimler de ilkel, demode görülecek. Eskiden Ata ismi modaymış, şimdi Tayyip ismi moda. Yani isimlerin de bir kaderi var. Doğru zamanda doğru ismi koymazsan başın belaya girebilir” diyor.

İnsanlara artık tek ismin yetmediğini, çünkü isimlerin ünlü olan şahıslar üzerinden değerlendirmeye alındığını ifade eden S.T., “Şiiler Ömer’i sevmez. Aleviler Yezid’i sevmez. Muhalifler Tayyip ismini sevmez, AKP’liler Fethullah ismini sevmez. Tüm bunlardan sonra babamızın bize koyduğu isimden dolayı hedef oluyoruz. Suçumuz nedir? O zaman bize isim vermesinler. Biz büyüyünce seçelim” diyerek tepkisini dile getiriyor.

Gülen S. ise isminden dolayı sürekli sorulara maruz kaldığını söylüyor. Alevi olduğu için Gül isminin Alevilerde yaygın olduğunu belirtiyor. Gülen S. “Alevilerde Gülden, Gülay isimleri yaygın. Ailem Alevi ve Fethullah Gülen ile hiç ilgisi yok. Ancak çocukluktan beri bu tarz esprilere maruz kalmaktan bıktım. Eskiden sempatiyle yaklaşırlardı ismime. 15 Temmuz’dan sonra artık nahoş bakmaya başladılar” şeklinde konuşuyor. İsmini değiştirmek istemediğini belirten Gülen S. insanların bu yaklaşımlarının doğru olmadığını söylüyor.