Oca 16 2018

"Harbiyeliler için ‘Akşam zaten yorulacaklar’ diyen Ünal’ın ifadesi neden alınmıyor?"

15 Temmuz darbe girişiminin üzerinden 1,5 yıl geçti. Ancak girişime ilişkin tartışmalar artarak devam ediyor.

Ordu içindeki Gülen Cemaati mensupları olduğu iddia edilen grup tarafından gerçekleştirildiği söylenen darbe girişimine ilişkin Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in iddiaları kafalarda soru işaretlerinin oluşmasına yol açıyor.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun sürekli dile getirdiği “kontrollü darbe” söylemini pekiştirecek türden bir iddia, Perinçek’in öne sürdüğü. Ahval’e verdiği söyleşide “Darbe girişiminin bilgisi Erdoğan’ın başdanışmanlarına 14 Temmuz’da verildi” iddiasını dile getirdi Perinçek.

Art Gerçek yazarı Ahmet Nesin de darbe girişiminin “Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından tezgâhlandığını” öne sürüyor ve bu iddiasına ilişkin yazı dizisini devam ettiriyor bir süredir.

Bugünkü yazısında, Hava Kuvvetleri Komutanı Abidin Ünal’la ilgili bir iddiayı köşesine taşıyor Nesin. Ünal’ın 15 Temmuz günü saat 10.30'da, beraberindeki komutanlarla birlikte Yalova'daki Hava Harp Okulu Askeri Eğitim Kampı'na giderek oradaki Harbiyelileri ziyarete ettiğini hatırlatıyor.

Ünal'ın ziyaretinde “bazı gariplikler olduğu” görüşünde Nesin. Ziyaretin planlı olmaması, önceki senelerde kampı eğitimin ilerleyen safhalarında ziyaret gerçekleşirken bu kez eğitimin ilk günlerinde bunun olmasına dikkat çekiyor.

Ünal’ın o gün Harbiyelilere yaptığı iddia edilen konuşmadan bahsediyor Nesin.

Bu konuşmada, "Biz yapan değil yaptıran olacağız", "Komutanlara mutlak itaatin önemi" gibi 15 Temmuz için ilginç sayılabilecek temalar kullandığını öne sürüyor sonra. Ardından yanındaki Harp Okulu komutanlarına "Akşam zaten yorulacaklar, bu çocukları yormayın!" dediği iddiasını yazıyor.

Aslın Ünal’a atfedilen bu iddiayı ilk olarak 2 Kasım 2016’da Melih Aşık’ın Milliyet’teki köşesinde duymuştuk. Hava Harp Okulu’ndan öğrencilerinden birinin ağabeyinin kendisine bunları anlattığını belirtmişti Aşık.

15 Temmuz günü öğleden sonrayı istirahatle geçiren Harbiyeliler akşam olaylar başlayınca buradan otobüslere bindiriliyor ve kendilerini İstanbul'daki olayların ve Boğaziçi Köprüsündeki halkın karşısında buluyor kamuoyuna da yansıyan bilgilere göre. Ahmet Nesin, bu iddiadan dolayı Abidin Ünal'ın ifadesinin alınmadığına dikkat çekiyor. Kimi linç edilerek kimi de kafası kesilerek öldürülen çocukların ailelerine de kapının 696 sayılı KHK ile kapandığını vurguluyor.

Yazısında, Abidin Ünal’la ilgili 15 Temmuz gününü saat saat takip eden Nesin, komutanın uçuş yasağını 19.06'da haber aldığını, darbe olasılığı haberini de eşinden saat 21.30'da aldığını hatırlatıyor; 17 Temmuz 2016 tarihinde Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına “mağdur” olarak verdiği ifadeden şu alıntı ile....

"Tahminime göre 21.30 sıralarında eşim beni telefonla aradı. Genelkurmay'da görevli Hava Korgeneral Fikret Erbilgin'in gözaltına alındığını, durumun ne olduğunu merak ettiğini söyledi. Bunun üzerine ben de Ankara'da vekil olarak bıraktığım Tümgeneral Cevaz Yazgılı'yı aradım. Yazgılı ile Ankara'da ne olduğunu konuşurken telefondan jet seslerinin geldiğini duydum. Ne olduğunu sordum. Kendisi, 'Ben de bilmiyorum, ancak şu anda Ankara'nın üzerinde jetler geziyor' dedi. Hava Kuvvetleri Harekât Merkezine (HKHM) giderek duruma hemen el koymasını emrettim.”

Bir komutan ülke sınırları içindeyse vekalet bırakamayacağını, bunun bir askeri kural olduğunu söyleyen Nesin’e göre, Ünal’a neden vekalet bıraktığının sorulması gerekiyor.

Son olarak Ünal’ın 30 Temmuz 2016’da verdiği ek ifadesindeki, 19.06 sıralarında Genelkurmay Başkanlığınca hava sahasında bulunan tüm uçakların indirilmesi ve uçak kaldırılmaması direktifini aldığı, kendisinin de söz konusu direktifin derhal yerine getirilmesi talimatını Hava Kuvvetleri Harekât Merkezine ve aynı direktifi Eskişehir'e de verdiğine dair sözlerine dikkat çekiyor Ahmet Nesin. O gece kızının düğününde olan Korgeneral Mehmet Şanver'in ise bu direktifin kendisine ulaşmadığını belirten Yeni Şafak’a yaptığı açıklamayı hatırlatıyor.

“Her kim bu emri aldıysa bana bildirmesi gerekirdi” demişti Şanver o gün. İşte Şanver'in söylediği "Her kim bu emri aldıysa bana bildirmesi gerekirdi" denilen kişinin Abidin Ünal olduğunun altını çizerek yazısını tamamlıyor Nesin, devam edeceği notuyla.

https://www.artigercek.com/abidin-unal-aksam-zaten-yorulacaklar-bu-cocuklari-yormayin