Tem 05 2018

Mahkeme: Huduti 'FETÖ' üyesi değil ama darbecileri engellemedi

 

Malatya'da 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında eski 2. Ordu Komutanı Adem Huduti tutuklanmıştı. Huduti, bazı generaller, subay ve astsubaylar ile erlerin de aralarında bulunduğu 76 sanıklı davada yargılanıyor. Huduti hakkında 15 yıl hapis cezası verilen kararın gerekçesinde, "‘FETÖ’ üyesi değil ama darbecileri engellemedi" ifadelerine yer verildi.

Suçlandığı davanın iddianamesinde Huduti hakkında şu ifadelere yer verilmişti:

"Şüpheli Adem Huduti'nin Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan mesaj formunda 'Görevine devam' şeklinde görevlendirdiği, şüphelinin darbe teşebbüsüne fiilen katılan personelin kimler olduğunun aydınlığa kavuştuğu ve bu kalkışmanın yasa dışı olduğunu bildiği ve öğrendiği halde söz konusu personelin etkisiz hale getirilmesi için imkan ve şartlar birkaç defa oluşmasına rağmen, bu hususta zamanında ve etkin karar vermemesi neticesinde darbe teşebbüsünde bulunanların ele geçirilme sürecinin uzamasına neden olduğu hatta daha öncesinde güvenlik kuvvetlerince İnönü Kışlası'ndaki darbecilerin yakalanması ve etkisiz hale getirilmesi için operasyon yapılmasını sürekli engellediği, darbe girişiminin hemen akabinde 1. ve 3. Ordu komutanları ile bir kısım kolordu komutanlarının bu darbe girişimine karşı milletin ve devletin yanında oldukları yönündeki basın açıklamalarının televizyonda yayınlanması, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın, bu girişimin bir darbe olduğunu basın yoluyla canlı yayında milletle paylaşmasına rağmen, gecenin ilerleyen saatlerine kadar şüphelinin herhangi bir açıklamada bulunmadığı anlaşılmıştır."

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada ise Huduti hakkında 15 yıl hapis cezası verilmişti.

Mahkeme tarafından açıklanan gerekçeli kararda ise Huduti’nin, dönemin Malatya valisinin 2’nci Ordu bölgesinde bir sorun olup olmadığını sormasına rağmen ‘basit bir problem’varmış gibi lanse ettiği aktarıldı:

 “Dönemin Van Jandarma Asayiş Komutanı İsmail Metin Temel’in telefonda, ‘Darbe karşıtı bildiri yayınlayalım’ dediği, kabul etmesine rağmen zamanında yayınlamadığı, bu şekilde FETÖ/PDY üyesi olmamasına rağmen darbe teşebbüsünde aktif rol oynayanların etkisiz hale getirilmesi için zamanında etkin karar vermediği, böylelikle sanıkları engellemeyerek suça yardım mahiyetinde hareketlerde bulunduğu kanaatine varılmıştır.”