Ara 31 2017

2018’de Türkiye’yi nasıl bir yıl bekliyor?

2016 yılı Türkiye için yakın tarihinin en zor yılı oldu. 2017’de biraz soluklanmayı beklerken gergin bir yıl daha yaşandı. Anayasa referandumu, OHAL ve KHK tartışmalarıyla süren yıl, uluslararası arenada ses getiren Zarrab davasıyla kapandı. ‘Unutulmayacak’ bir yıl daha geride kalıyor.

 Peki önümüzdeki yıl bizi neler bekliyor?

Öncelikle 2019’da yapılacak seçimlerin ardından yürürlüğe girecek olan cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi var. 2018’de seçim kampanyaları başlayacak ve şimdiden kopan gürültüye bakılırsa ‘renkli’ bir yıl bizi bekliyor.

akşener

Milliyetçi Hareket Partisi'nden (MHP) ihraç edildikten sonra Meral Akşener'in İyi Parti’yi kurması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimlerde MHP ile ittifak yapılabileceğini söylemesi ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimlerde aday olabileceğini açıklaması 2018 için bize genel bir siyasi portre çiziyor. Ve tabii ki 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrası ilan edilen olağanüstü hal (OHAL) Türkiye’yi siyasi açıdan etkileyecek konular arasında gündemini korumaya devam ediyor.

Tam beş kere uzatılan OHAL uygulaması 19 Ocak 2018’de sona eriyor, fakat hükümet OHAL uygulamasının kaldırılacağına yönelik bir sinyali henüz vermedi.

Öte yandan, kanun hükmünde kararnameler (KHK) ve bu KHK’ların vatandaşlar üzerindeki etkisi de 2018'de gündemdeki yerini koruyacak gibi.

2017’de Türk Lirası Dolar karşısında değer kaybederken, enflasyonun yüzde 12,98 ile son 14 yılın rekorunu kırdı. Genç işsizliğinin yüzde 20’nin üzerinde seyretmesi gibi olumsuz göstergeler ekonominin 2018’in en önemli konuları arasında olacağına vurgu yapıyor.  Öte yandan Türkiye ekonomisinin üçüncü çeyrekte yüzde 11,1 büyüme kaydederek iyi bir performans sergilemesi ve turizmdeki kayıpların telafi edilmeye başlanması ekonomi için umut veren gelişmelerden birkaç tanesi. 2018’de Türkiye’de vergilerde ciddi artış olacağı bildirildi.  Gelir vergisi, kurumlar vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ve şans oyunlarında ikramiye kazanan talihlilerden alınan vergilerde artırım bekleniyor. Öte yandan bazı sektörlerde uygulanan vergi indirimleri de devam etmeyecek.

Trump Erdogan

Türkiye-ABD cephesinde ise, Suriye ve Gülen’in iadesi başta olmak üzere iki yönetim arasındaki görüş farklılıkları yıl boyunca çeşitli gerginliklere sebebiyet verdi.  Gülen'in iadesi, ABD'nin Suriye'deki PYD'ye yaptığı silah yardımı, Sarraf davası ve bu dava ile bağlantılı olarak eski Bakan Zafer Çağlayan hakkında çıkarılan tutuklama kararı, Türkiye'de ABD konsolosluğunda çalışan Metin Topuz'un tutuklanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın korumalarının Washington'da karıştığı kavga 2018’e gölge düşüren olaylar arasında. 2017 ABD yönetiminin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump çatışması ile bitti.

Rusya ile ilişkiler 2016’nın ortasından itibaren düzelmeye başladı; Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rus mevkidaşı Vladimir Putin'in 2017'de  rekor sayıda  - yedi kere - yüz yüze görüştü.  Astana görüşmelerinin Suriye konusunda tek devam eden müzakereler olması, NATO’ya rağmen Rusya’dan S-400 savunma sistemlerinin alınması, Türk Akımı ve Akkuyu Nükleer Santrali gibi dev enerji projelerinde ortak hareket edilmesi Türkiye-Rusya ilişkilerinin yüksek seviyede devam edeceğinin sinyallerini veriyor.

Erdogan Trump

Türkiye -Avrupa Birliği (AB) ilişkileri cephesinde ise Türkiye üyelik müzakerelerinin başladığı 2005 yılından bu yana en kötü yılını geçirdi diyebiliriz.  İnsan hakları ve basın özgürlüğü konularında ciddi hak ihlâlleri olduğunu ve bunların giderilmesi için yeterli adımların atılmadığını ifade eden AB, Türkiye’ye mali yardımları sınırlandırma kararı aldı. Üye ülkelerden bazıları Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin durdurulması gerektiğini savundu. Avrupa Parlamentosu (AP) "Türkiye-AB müzakereleri askıya alınsın" çağrısında bulundu.

2016’daki darbe girişimi sonrası kötüleşen Türkiye-Almanya ilişkileri, 2017'de Die Welt muhabiri Deniz Yücel, gazeteci ve çevirmen Meşale Tolu, insan hakları aktivisti Peter Steudtner ve Kudüs'e yürüyerek gitmek isteyen David Britsch'in de aralarında olduğu Alman vatandaşlarının Türkiye'de tutuklanmasıyla tarihin en problemli dönemini yaşadı. Almanya, siyasi gerekçelerle Türkiye'de tutuklu bulunan tüm Alman vatandaşlarının tahliyesini ikili ilişkilerin düzelmesi için bir şart olarak öne sürüyor.

Deniz Yücel

Ve son olarak Türkiye’de 140'tan fazla tutuklu gazetecinin davalarının görülmesine 2018 yılında da devam edilecek.  Cumhuriyet gazetesi davasının 2018’de de ulusal ve uluslararası camianın yakından takip etmesi bekleniyor. Gülen yapılanmasının medya ayağına yönelik soruşturma kapsamında "anayasayı ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan  - aralarında Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da bulunduğu - tutuklu gazetecilerin davaları devam ediyor.  Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan basın kuruluşlarında çalışan gazeteciler de bu davalara dahil.

 

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar