Ara 27 2017

Türkiye için 2018 sıcak para yılı olacak

 

Takvimsel açıdan 2017’yi kapatmaya çok az kaldı. Ancak mali piyasalar için 2017 çoktan tamamlandı bile.

Küresel piyasalardaki trend belirleyici oyuncular Noel tatiline çıktı ve borsalarda, döviz kurları ve faiz oranlarında gördüğümüz rakamlar, artık bir gösterge olmaktan çok, düşük hacimlerle mesaiyi tamamlamaya çalışan sayılardan ibaret.

2017 dünya tarihine siyasette olduğu kadar ekonomide de sürpriz bir yıl olarak geçti denebilir. Sürpriz ifadesini kullanmamız, kelimenin doğasındaki ‘sevindirici hoşluk’ anlamını da taşıyor elbette.

Çünkü olağanüstü politik şartlara rağmen, ekonomilerden beklenmedik olumlu sinyaller geldi. ABD ve Avrupa gibi gelişmiş batı ekonomilerinde büyüme oranları tahminlerin ötesinde arttı, işsizlik oranları 2008-2009 krizi öncesinden daha düşük seviyelere indi.

Borsalar yeni rekorlar kırdı. Petrol fiyatları ve gelişen piyasalardaki büyüme verilerindeki toparlanmalar, para birimlerinde yükselişe neden oldu. FED’in faiz artırımlarına rağmen şirketler borçlanma rekorlarına ulaştı ve küresel likiditenin son derece iyi olduğu ispatlandı.

Türkiye, Venezuella ve belki de adını bile anımsayamayacağımız birkaç ülkeninki dışında neredeyse tüm para birimleri dolara karşı değer kazandı. Gelişmiş ve gelişen ekonomilerin tamamına yakını (yine Türkiye hariç) 2017’yi 2016’dan daha zengin kapattı.

Peki 2018’de dünya ve Türkiye’yi nasıl bir yıl bekliyor. İktisatçı Mahfi Eğilmez, ‘Bundan iki ay kadar önce 2018 yılına ilişkin beklentiler daha kötümserdi. Özellikle gelişmiş ekonomilerin iyiye gidişlerinin devam edeceğine ilişkin gözlemlerle birlikte son dönemde beklentilerde iyileşme ortaya çıktı’ diyor. Eğilmez petrol fiyatlarının arştı, FED’in faiz artırımları -piyasadaki dolar  miktarını daraltması ve jeopolitik gerilimleri ise bu iyimserliğin içindeki risk noktaları olarak belirtmiş. Yine de tüm değişkenler ışığında 2018’de uluslararası likiditede ortaya çıkacak olan daralmanın sınırlı kalacağının anlaşıldığını söylüyor. Yani 2018 dünya açısından kötü olmayacak.

Türkiye’ye ilişkin beklentilere gelince… Mahfi Eğilmez’e göre Türkiye ekonomisi açısından 2018 yılında petrol fiyatlarındaki artış, FED’in işlemleri nedeniyle dış finansmana erişimin zorlaşması risk oluşturuyor. Buna karşın özellikle Avrupa’nın hızlı toparlanması dış ticaret ve turizm açısından Türkiye açısından olumlu bir katkı sağlayabilir. Bu da ekonominin ana sorunu olan cari açığı törpüleyebilir.

Öte yandan 2017’deki ekonomi politikalarının 2018’de de sürmesini bekliyor Eğilmez. ‘Türkiye, 2017 yılında büyümeyi yükseltip işsizliği düşürme politikasına döndü. Bu politika, bütçe açığının, cari açığın ve enflasyonun yükselmesi pahasına yaşama geçirildi’ diyor. Benzer bir yaklaşımın 2018 yılında da sürdürüleceğinin görüldüğünü söylüyor. Kamudaki son işçi alımlarının, kredi sübvansiyonunun sürmesinin ve Türkiye Varlık Fonu’na dış borç bulmak için yapılan düzenlemelerin yeni yıldaki ekonomi politikalarının 2017’ye benzeyeceğinin delilleri olduğunu vurguluyor.

Eğilmez şöyle sürdürüyor: 

‘Türkiye, ekonomisindeki zorluk ve sıkıntılara karşın, önerdiği yüksek faiz nedeniyle yabancı portföy yatırımcıları için çekici olmaya büyük bir olasılıkla 2018 yılında da devam edecek. Bugünkü görünüm çerçevesinde Türkiye’nin sıcak para yerine doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını çekmesi, bir başka deyişle dış finansman kalitesini artırması pek mümkün görünmüyor.’

Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar