Nis 03 2018

'Erken seçimlerden sonra Türkiye'de sözü edilmeye değer 2 parti kalacak'

 

2019’da yapılması planlanan seçimlerin erkene alınacağına dair söylentiler çoğalsa da, AKP sözcüleri böyle olmayacağını vurgulamaya devam ediyor.

Muhalefet kanadı hükümetin 2019’u beklemeyeceğinden emin ve gazeteci yazar Fehmi Koru’ya göre haksız da sayılmazlar.

Koru’ya göre AK Parti’nin yıl sonuna doğru yapmayı öngördüğü olağan kongresini Haziran ayına çekmesi erken seçim için en son şartı da yerine getirmiş oldu. Dahası, seçimler partiler üzerinde yıkıcı bir etki bırakacak.

‘‘‘Asla’’ diye diye ülkeyi birden ilan ediliverecek bir erken seçime götüreceklerini’’ savunan Koru, AK Parti’ye de kamuoyu araştırması hizmeti veren ANAR kurumunun başındaki Dr. İbrahim Uslu’ya yer veriyor yazısında. Uslu, şunları kayediyor:

‘‘MHP’nin yaz başına doğru artık gelin bu nişanlılık sürecini bitirelim ve resmen bu ittifakı oluşturalım şeklinde bir öneriyle geleceğini düşünüyorum. MHP, parlamentonun artık misyonunu tamamladığını, yeni dönemin bir an önce başlaması gerektiğini söyleyip erken seçim talep edebilir.’’

Uslu, seçim tarihinin erkene — Kasım ayı gibii üçüncü havaalanının açılması sonrası bir tarihe — alınması, AK Parti’nin hesaplarına zamanında yapılacak bir seçimden çok daha uygun olacaktır.

 Ülke için kritik bir dönemde, olağanüstü bir dönemde üç seçim yaşanacağını hatırlatan Koru, AK Parti’nin hesapları tutup cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçim halkın 16 yıldır sürekli yenilediği yönetme yetkisini pekiştirecek bir sonuç verirse, Türkiye bir sonraki seçimde sözü edilmeye değer sadece iki partinin kaldığı bir ülke haline de dönüşecek.

Koru’ya göre,‘’HDP barajı aşsa bile onun üzerindeki baskıların kolayca ortadan kalkmayacağı bir döneme girileceği neredeyse kesin.’’

Meral Akşener’in başında olduğu İYİ Parti’nin ise barajı aşma ihtimalinin güçlendiğini paylaşan Koru, bu konuda da Uslu’ya kulak kesiliyor:

‘‘İYİ Parti barajı aşıyor bizim gördüğümüz. Saadet Partisi gibi partilerle ittifak olursa daha rahat aşacak gibi görünüyor. Kurulduğu günden beri ben hep baraj civarında ölçtüm İYİ Parti’nin oylarını. 9 ile 11 arasında ölçüyorum. Ne bazılarının söylediği gibi öyle %15’ler %20’ler oldu ne de çok aşağılara düştü. (..) Biz hep 9-11 aralığında gördük. Hem de birbiriyle de tutarlı ölçtüğümüz için bulduğumuz sonuçlara güveniyoruz. Eğer dalgalanmalar olsaydı kendimizden şüphe ederdik, ama dalgalanma yok.’’

Öte yandan Koru, İYİ Parti kongresinin medyaya yansımamasını bir sorun olarak görmüyor.

‘’Yeni kurulmuş bir parti halkın yüzde 10’dan fazlasının kendisine oy verecek kadar yakın ilgisine mazhar olabilir mi?’’ sorusunu soran Koru 2002 yılında seçimlere giren ve o zaman henüz 2 yıllık parti olan AKP’yi hatırlatyor.

Türkiye 2002 yılında erken seçimine giderken AKP tam bir medya ambargosuna muhatap olmasına rağmen iktidara geçmeyi başardı.

 Son olarak bu seçimlerin ‘medya’ odaklı değil ‘sosyal medya’ odaklı olacağına değinen Koru, ‘internet medyası’nın kendini ‘merkez’ gören medyadan daha etkin bir rol üstleneceğini savunuyor.