Oca 15 2018

Konda Genel Müdürü: HDP’nin barajı geçme şansı İYİ Parti ve MHP’den daha yüksek

2019 seçimleri öncesi partiler hazırlıklar için kolları sıvadı. ‘Milli ittifak’ olarak adlandırılan AK Parti ve MHP ittifakı, CHP ve lideri Kemal Kılıçdaroğlu beklenen dinamizmi gösterip gösteremediği, HDP’yi Demirtaş’ın yokluğunda nasıl bir süreç beklediği ve Meral Akşener liderliğindeki  İYİ Parti’nin nasıl bir performans sergileyeceği en çok konuşulan konular arasında.

Kamuoyu araştırma şirketi Konda’nın Genel Müdürü Bekir Ağırdır bu konulara aydınlık getirdiği röportajda Ankara’da karıştığı söylenen parti hesaplarını değerlendiriyor.

Ağırdır, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin, “Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’ı destekleme kararı aldık” açıklaması için, ‘’Sadece Türkiye siyaset tarihi değil, herhalde dünya siyaset bilimi için de özgün bir örnek,’’ diyor. MHP’nin kritik zamanlarda Türkiye’nin kaderini belirleyecek birtakım kavşaklarda hamleler yaptığının altını çizen Ağırdır, MHP’nin vermiş olduğu kararların ülkenin yararına olup olmadığının ise ‘tartışılır’ olduğunu söylüyor.

Ağırdır, ‘’Anamuhalefet partisi liderinin tutuklanıp tutuklanmayacağının tartışıldığı, bir başka liderin hapiste olduğu bir ortamda yerli ve milli söylemi, yangına gaz dökmektir,’’ diyor.

Baraj sorununun aynı zamanda Hazine yardımından yararlanamama riskini de getirebileceğini ifade eden Eğirdir, MHP’nin 2019’dan sonra kendi varlığını sürdürememe riskiyle karşı karşıya kalabileceğini öne sürüyor.

2013-14’ten beri AKP ve MHP seçmeninin birbiriyle kaynaşmaya başladığını söyleyen Ağırdır, AK Parti’nin kapsama alanı genişledikçe, MHP’nin altını oyduğunu ifade ediyor. Ağırdır sözlerine şöyle devam ediyor:

‘’Ama iş öyle bir yere geldi ki, metropollü olan seçmen 16 Nisan’da MHP’nin kararına uymadı. ‘Hayır’ oyu verdiler. MHP tabanında bir yandan AK Parti politikalarından memnun olan ve çareyi orada görenler varken, itiraz edenler ayrı bir yere doğru kaymaya başladılar. ‘MHP’den ayrıldılar, ayrılmadılar’dan bağımsız olarak 16 Nisan referandumunda her üç MHP seçmeninden ikisi ‘Hayır’ dedi. Bunların hepsi İYİ Parti’ye gitmiş değil.’’

CHP sorulduğunda ise Ağırdır, ‘’CHP bilgi üretmek meselesinde hiçbir çaba sarf etmedi. Dört seçim yapıldı ve CHP muhalefette. Böyle bir sonuç her partiyi değişime zorlar diye düşünüyordum. Ama CHP hiçbir şey olmamış gibi davranıyor,’’ değerlendirmesinde bulunuyor.

Ağırdır, İYİ Parti’nin yüzde 20.5 alacakları bilgisi için, ‘’İYİ Parti, şimdiye kadar MHP tabanında olup da eleştirel bakanlar ve CHP’de olup da Kemal Bey’i yetersiz görenlerde karşılık buluyor,’’ ifadesini kullanıyor.

Türkiye’nin yeni bir merkez sağ partiye ihtiyacı olduğunun sürekli olarak dillendirilmesi ışığında İYİ Parti hakkındaki düşünceleri sorulan Ağırdır şunları söylüyor:

‘’Ben bu meseleye farklı bakıyorum. Gündelik hayat değişti. İnsan vücudu 36 dereceydi. Bütün tekstil sanayi, inşaat teknolojileri, yalıtım, ısınma her şey bu insan vücudunun 36 derece olmasına göre kurgulu. 41 derece olunca havale geçiriyor, tıbba ihtiyaç duyuyorsunuz. Bugünkü hayat 38 derece. Değiştik. 36 dereceyi açıklayan teorilerle sıcak soğuk, kriz kriz değil diyoruz. Yeni bilgiye, yeniden düşünmeye ihtiyacımız var. Merkez Parti, sağ-sol kavramlarının da bir anlamı yok bugün. Bizim entelijansiyamız istiyor ki, kendisi hiç değişmesin, bu zihni dönüşümü yaşamasın ve emek harcamasın. “Madem bu ülke sağcı, o zaman dinci olmayan bir sağcı lider çıksın” gibi bir tembellik içine düşüyor.’’

Öte yandan HDP’deki gelişmeleri değerlendiren Ağırdır, Selahattin Demirtaş’sız devam edeceği kesinleşen parti için, ‘’Demirtaş gibi bir aktör de ellerinde olmadığına göre sarsıntıyı atlatmakta biraz daha zorlanacaklar. Bir yenilenme umudu her partide olduğu gibi HDP’de de vardır ama hayat biraz onları köşeye sıkıştırıyor. Bu konuda da maharetleri yetersiz kalıyor. Eğer baraj problemini konuşacaksak bu, İYİ Parti için de, MHP için de, HDP için de vardır. Ama HDP’nin bütün zaaflarına rağmen barajı geçme şansı İYİ Parti ve MHP’ye göre daha yüksek,’’ değerlendirmesinde bulunuyor.

Buna gerekçe olarak ise daha muhafazakâr olan, Kürt’üm demeden önce Müslüman’ım diyen ya da sisteme daha yakın duran kesimlerin bile Kobani süreciyle Kürt partisine sahip çıktığını ifade ediyor Ağırdır.

‘’Türkiye’de 10 Kürt seçmen varsa bunun 5’i AK Parti’ye, 4’ü HDP’ye oy veriyordu, 1’i de zaten dağıldığı için oy veremiyordu. 2015’te değişen şey, bu 10 seçmenin 7’sinin HDP’ye, 3’ünün AK Parti’ye gelmiş olmasıdır,’’ değerlendirmesinde bulunuyor Ağırdır.

Erdoğan ‘daha güçlü bir iktidar’ hedefiyle baskın seçime gidip gitmeyeceği konusunda, erken seçimi olası görmediğini söyleyen Ağırdır,  ‘’Ama uluslararası krizler, ekonomideki gerilimler, davalarda yaşanan sıkıntılardan dolayı bir anda kılıcı atmak gibi bir tercih de yapabilir,’’ değerlendirmesinde bulunuyor.

Ekonomik dinamizmi olan, gündelik hayat pratikleri daha kentlileşmiş kümelerde AK Parti politikalarına itirazların çoğaldığına dikkat çeken Ağırdır, AK Parti’nin imar değişiklikleri, belediye başkanı değiştirmeleriyle, kaybetme ihtimaline karşı bir politika değiştirme çabası içerisinde olduğunun altını çiziyor.