Akşener'den liderlere çağrı AYM'den CHP'nin başvurusuna ret

17:56 YSK 24 Haziran oy pusulalarını tanıttı

YSK, 24 Haziran’da seçmenin önüne gelecek cumhurbaşkanı ve milletvekili genel seçimine ilişkin oy pusulalarını basına tanıttı.

Milletvekilliği ve cumhurbaşkanı seçiminde kullanılacak pusulaların basımı tamamlandı. 24 Haziran'da yurt içinde kullanılacak pusulaların basım işlemi ise dün başladı.

Buna göre, Cumhurbaşkanı adayları için hazırlanan oy pusulasında birinci sırada CHP'nin adayı Muharrem İnce, ikinci sırada İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, üçüncü sırada Cumhur İttifakı'nın adayı Erdoğan, dördüncü sırada HDP'nin tutuklu adayı Selahattin Demirtaş, beşinci sırada Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, altıncı sırada ise Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek yer aldı.

Pusulada adayların fotoğrafları isimleri ve bunların hemen altında "EVET" mührünün basılacağı alan bulunuyor.

Siyasi partilerin oy pusulasında ise AKP ve MHP'nin oluşturduğu, "Cumhur İttifakı" ilk, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Partinin (DP) kurduğu "Millet İttifakı" son sırada bulundu. Pusulada HÜDA PAR ikinci, Vatan Partisi üçüncü, HDP dördüncü sırada yer aldı.

 

İttifak yapan partiler, oy pusulasında ittifak isimleri altında yan yana bulunuyor.  Partilerin logoları, isimleri, genel başkanlarının adları belirtiliyor. Yurt içindeki pusulalarda partiler için ayrılan her sütunun altında, milletvekili adaylarının isimleri de bulunacak.

Seçmen, cumhurbaşkanına ve milletvekillerine yönelik tercihte bulundukları iki ayrı oy pusulasını aynı zarfa koyarak sandığa atacak.

 Birleşik oy pusulasında tercih edilen cumhurbaşkanı adayı, siyasi parti, ittifak veya bağımsız aday için ayrılan bölümden dışarı taşırmamak suretiyle ''TERCİH'' veya ''EVET'' mührü basılması gerekecek.

Oy pusulasına, ''TERCİH'' veya ''EVET'' mührü dışında, herhangi bir yerine imza atılması veya işaret konulması halinde oy geçersiz sayılacak.

Birleşik oy pusulasından başka, zarfa hiçbir şey konulmayacak, aksi halde kullanılan oy geçersiz olacak. Seçmene birleşik oy pusulası verildikten sonra hata veya başka bir neden ileri sürülerek yeni bir birleşik oy pusulası verilmeyecek.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, ittifak alanı içerisinde, "EVET" mührünün, bir siyasi partiye ayrılan alana, hem bir siyasi partiye ayrılan alana hem de ittifak unvanı bölümüne, ittifak unvanı bölümüne taşacak şekilde bir siyasi partiye ayrılan alana basılması halinde, bu oy pusulaları geçerli kabul edilecek ve sayım döküm cetvelinde o siyasi partinin cetveldeki sütununa işaretlenecek.

HABERİN DETAYI 

15:32 Muharrem İnce, Yunanistan'tan Türk askerlerin iadesini istedi

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Yunanistan’ı ziyaret etti. 

Ahval muhabiri Evren Dede'nin aktardığına göre, Yunanistan’da Batı Trakya’nın Gümülcine (Komotini) kentine geçen Muharrem İnce Gümülcine Türk Gençler Birliği bahçesinde kendisini karşılayan Batı Trakyalılara hitap etti.

Yunan gazetecilerin “Burada Yunan vatandaşları var, Türkiye’de oy kullanmıyorlar, niçin geldiniz?” sorusuna İnce “Evet ama Türkiye’de oy kullanan akrabaları var” şeklinde cevap verdi.

Türkiye’nin 1923 yılında kurulduktan hemen sonra Sadabat ve Balkan paktlarını imzaladığını hatırlatan Muharrem İnce, “O zaman Batıda Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya ile birlikte Balkan paktını imzalayarak bir barış denizine dönüştürmek istediler bölgeyi. Unutmayalım 1934’te Venizelos Atatürk’ü nobel barış ödülü ne aday gösterdi. Türkiye’nin ve bölgenin buna yeniden ihtiyacı var. Türkiye’nin kendi içinde de barışmaya ve ekonomisini büyütmeye ve adil bölüşme ihtiyacı var" dedi. 

 

Kendisinin niye Batı Trakya’ya geldiğini soranlara da seslenmek istediğini belirten İnce, “Ben baba tarafı mübadeleyle Drama’dan Türkiye’ye gitmiş, asıl kökeni ise Tanrıdağı yörüklerinden olan bir ailenin çocuğuyum. Kökenimiz Tanrıdağı, bir süre bu topraklarda Drama’da yaşamış ailemiz. Sonra Yalova’ya Türkiye’ye gitmiş. Gönül bağımız var burayla. Dertleşmek istedik. Başka bir niyetimiz yok.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında Batı Trakya’daki azınlığa seslenen İnce, “Sizler Yunanistan vatandaşısınız. Yunanistan’ın kalkınması için çalışıyorsunuz, uğraşıyorsunuz. Hiçbir itirazımız yok buna ve doğrusu da budur. Sadece kimliklerini korumak hakkınız, onu savunmak hakkınız. Dünyanın her yerinde bu böyledir.” vurgusu yaptı.

Bölgedeki en büyük sorunlardan birinin Türkiye’de okuyan çocukların barınma sorunu olduğunu iyi bildiğini belirten İnce, “Türkiye’de verdiğim bir söz var zaten. Türkiye üniversite ve liselerinde okuyan öğrencilerimize verdiğimiz söz şu: Bunu sizin de bilmeniz istiyorum. İki yıl içerisinde Türkiye’de okuyan hiçbir çocuğun tarikat yurtlarına ihtiyacı kalmayacak. Asla öğrencilerimizi ne olduğu belirsiz insanların eline düşürmeyeceğiz.” dedi.

Yunan gazetecilerin Edirne’de tutuklu bulunan iki Yunan askeri hakkındaki düşüncelerini sordukları Muharrem İnce şöyle cevap verdi:

 

"Türkiye bir hukuk devleti olsun diye uğraşıyorum. Türkiye’de yargının bağımsız olması için uğraşıyorum. Konuyu takip ederim. Ayrıntıları bilmiyorum. Ama yargıya talimat verme noktasında olan birisi değilim."

 

Yunan gazetecilerin “iki Yunan askeri iddianame bile hazırlanmadan 90 gündür Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özel emriyle mi tutuklu tutuluyorlar” şeklindeki bir sorusuna ise CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı şu şekilde cevap verdi:

“Öyle bir şey olduğuna inanmıyorum. Türkiye ile Yunanistan arasında bu tür problemler var. Türkiye de bazı Türk askerlerinin iadesini istiyor, Yunanistan iade etmiyor... Sözümüz şu, Ege’nin iki yakası bir araya gelmeden iki ülkenin iki yakası bir araya gelmez.”

 

Yunanistan temaslarının ardından Muharrem İnce Bulgaristan’ın Kırcaali şehrine geçecek. 

14:39 AYM, CHP'nin iptal başvurusu hakkında kararını verdi

Türkiye’de 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine sayılı günler kalırken, en çok tartışılan konulardan biri de seçimin iptal edilip edilmeyeceğiydi.

Anayasa Mahkemesi (AYM) tartışmalara son noktayı koydu.

CHP’nin  seçim ittifakı kanununun bazı hükümlerine ilişkin yaptığı iptal başvurusunu karara bağladı. AYM, başvuruyu reddetti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, seçim ittifakı yasasının bazı hükümlerinin iptali istemini reddetmesine ilişkin, "AYM, bu kararıyla hukuk ekseninde karar vermediğini, tam tersine siyasi baskı altında hareket ettiğini bir kere daha ne yazık ki göstermiştir" dedi. 

14:36 Meral Akşener'den üç parti liderine çağrı

İYİ Parti lideri ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, “Millet İttifakı”nı oluşturan siyasi partilerin liderlerine, parlamenter sisteme dönüşün yol haritasını konuşmak üzere toplantı çağrısı yaptı.

Akşener, Millet İttifakı'nı oluşturan Cumhuriyet Halk Partisi , Saadet Partisi ve Demokrat Parti liderlerine, parlamenter sisteme dönüşün yol haritasını konuşmak üzere toplantı önerdi. Meral Akşener, parlamenter sisteme hızlı ve sağlıklı bir şekilde geçebilmek için 24 Haziran öncesi bir yol haritası açıklamanın millete güven vereceğini söyledi.

--31 Mayıs 2018--

13.30 - Perinçek: İkinci tura kalacağız, ülkeyi biz yöneteceğiz

Vatan Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Doğu Perinçek, 24 Haziran seçimlerinde ikinci tura kalacaklarını ve Türkiye’yi yöneteceklerini iddia etti.

"Selahattin Demirtaş'ı, yani PKK'nın adamını cumhurbaşkanı yardımcısı yapan bir projenin içinde olmayı kimse bizden istemesin" diyen Perinçek, "Ben Muharrem İnce'ye şunu öneriyorum; derhal bu yanlışı bıraksın. Kamuoyu önüne çıksın, desin ki 'Biz Selahattin Demirtaş'ı cumhurbaşkanı yardımcısı yapmayacağız. PKK'yı hükümete sokmayacağız'. Bizim ikinci tura kalacağımız kesin. Göreceksiniz Türkiye'yi biz yöneteceğiz" ifadesini kullandı.

13.00 - 'Millet İttifakı' toplanıyor

İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, 'Millet İttifakı'nı oluşturan siyasi partilerin liderlerine, parlamenter sisteme dönüşün yol haritasını konuşmak üzere toplantı çağrısında bulundu.

Akşener, katıldığı bir radyo programında parlamenter sisteme hızlı ve sağlıklı bir şekilde geçebilmek için 24 Haziran öncesi bir yol haritası açıklamanın millete güven vereceğini söyledi.

12.30 - 'Kurumlar vergisini düşüreceğiz'

Maliye Bakanı Naci Ağbal, kurumlar vergisini düşürecekleri ve emeklilere dini bayramlarda ikramiye vereceklerini söyledi.

Bloomberg HT kanalına açıklamalarda bulunan Ağbal emeklilere her iki dini bayramda 1000 lira ikramiye ödeyeceklerini ve bunun kalıcı bir düzenleme olduğunu söyledi. Ağbal ayrıca kurumlar vergisinde 2 puanlık artırıma gitttiklerini bakanlar kurulunun yetki alıp bunu düşürmeyi planladığını da ekledi.

12.00 - Kılıçdaroğlu'ndan emekli maaşı vaadi

CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Çorum’da yaptığı açıklamada emekli maaşına alt sınır getireceklerini ve kimsenin 1500 TL’nin altında ücret almayacağını söyledi. Kılıçdaroğlu Ocak 2019 itibariyle asgari ücretin net 2200 TL’ye getireleceği vaadinde bulundu.

10.30 - Rekor artış: Erdoğan’ın sonunu MHP’li seçmen mi getirecek?

MHP, Türkiye’de milliyetçi oyların merkezindeki parti olarak yer aldı yıllar yılı. 

İktidar ortağı olduğu 2000 krizi döneminde baraj altı kalıp sert bir düşüş yaşasa da daha sonra kendini tekrar toparladı ve belli bir oy oranını tekrar yakaladı. Ancak gelinen son noktada parti içi kavgalar ve ayrılmalar bir kez daha 16 yıl öncesine götürdü MHP’yi. Bu kez ciddi oranda oy kaybı yaşayan parti, baraj altında kalma korkusu nedeniyle AKP’nin yanına yanaştı ve ittifak kurdu. Meral Akşener liderliğinde kurulan İYİ Parti ise MHP’yi bütün bütün saf dışı bırakabilir yakın bir gelecekte. Partinin kemikleşmiş seçmeninde ise hızlı kopuş devam ediyor. AKP ile ittifaka sert tepkiler var. Özellikle de Erdoğan’ı istemeyen MHP’lilerde artış söz konusu. 

Seçim sürecini ve seçmen portrelerini irdeleyen yazı dizisine devam eden Kemal Can, Cumhuriyet’teki son yazısında Metropoll araştırma şirketinin ‘Türkiye’nin Nabzı Mayıs’ 18’ anketinden çıkan sonuçlara dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın görev onayı yüzde 46.3’e düşerken Erdoğan AKP seçmeninin yüzde 89.2’sinin onayını alıyor. MHP seçmeninin ise sadece yüzde 30’unu… Şirketin nisanda aynı soruyu sorarak yaptığı araştırmada MHP’lilerin yüzde 51.5’i Erdoğan’a onay vermiyordu. Son araştırmada ise bu sayı 66.4’e yükselmiş durumda.

“Durum Bahçeli’nin gördüğünden biraz daha farklı” diyen Can, MHP’nin kalelerinden bir Orta Anadolu şehrinde, 70’li yıllardan beri her seçim köy köy dolaştığını anlatan MHP delegesinin değerlendirmelerini aktarıyor.

Seçime birkaç hafta kala ‘Son iki aydır partiye bir kere gittim, yarım saat bile durmadım’ diye anlatan delegeden sonra Akdeniz bölgesinde MHP’nin yüksek oy aldığı bir ilçenin MHP ilçe başkanı da, “Seçim için ilden kaynak da gönderilmedi” diye yakınıyor.

MHP yöneticiliğini yapmış bir Karadenizli ise, “Bizim oralarda MHP gücünü koruyor gibi, üç hilalden başka yere oy atmamış insanlar var ama kendi adayları olmayan bir seçimde kimseyi çalıştıramazsın” diyor.

Bir dönem partide yöneticilik yapmış eski MHP’li gazeteci de gözlemlerini şöyle aktarıyor:

“Önceden parti adına, hareket adına konuşan birçok insan olurdu. Abilerimiz, yazarlarımız, başkanlarımız vardı. Sonra konuşanlar, ortalıkta konuşmasına izin verilenler, yüzünü gördüğümüz insanlar azaldı. Kendi aralarında konuşmaya devam ettiler. Seçim süreci başladığında genel merkeze gittim, baktım artık insanlar kendi aralarında bile konuşmaz olmuşlar.” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AKP seçmeninin Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde farklı oy kullanma olasılığı üzerine başlattığı “münafıklık tartışmasının” da MHP’li seçmenle bir ilgisi olabileceğinden söz ediliyor. Bazı bölgelerde MHP teşkilatlarının seçmen nezdinde iktidar ortağı havası vermesinin MHP lehine olacağını savunanlar da çıkıyor, AKP’ye kayan MHP oylarının artık geri dönmemek üzere gittiğini söyleyenler de. Cumhur İttifakı nedeniyle MHP’nin oy kaybını durdurduğunu ve hatta biraz da artırdığını iddia edenler de çıkıyor, MHP’nin İYİ Parti’ye yönelen kan kaybı yanında AKP içindeki erimesinin de devam ettiğini ileri sürenler de. MHP’lilerin iktidardaki eş teşkilat havasına girdiğini düşünenler de var, AKP’lilerin buna asla izin vermediğini dillendirenler de.

09.00 - AKP’li yazardan AYM senaryosu: Ya seçimler 1 yıl ertelenirse?

Anayasa Mahkemesi, CHP'nin 24 Haziran'daki erken seçimlerin iptali için yaptığı başvuruda davayı esastan görüşerek 31 Mayıs'ta karara bağlayacak. 

CHP'nin itirazı, seçim yasasının 29 başlığının iptali ve yürürlüğünün durdurulması talebinde bulunurken, ittifaklarla ilgili herhangi bir itirazı olmadı.

AKP içinden kulis bilgilerini aktarması ile bilinen Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Abdülkadir Selvi, son iki yazısında AYM’nin seçimin iptali yönünde bir karar verip vermeyeceği üzerinde duruyor. Bugünkü yazısında (31 Mayıs 2018) “Seçimlerle ilgili düzenlemede bir iki maddede pürüz olduğu, bu durumda kısmi iptal kararı çıkması durumunda YSK’nın ilke kararlarıyla bu boşluğun doldurulacağı söyleniyor. Seçimlerin etkileyecek çapta bir karar çıkmadığı taktirde YSK’nın seçimleri iptal etmesi beklenmiyor. İptal kararının bir kaosa neden olacağı savunuluyor” diyor.

Selvi, AYM’nin bazı düzenlemeleri iptal edip, yeni düzenleme yapılması için 6 ay ya da 1 yıl gibi bir süre tanımasının da olasılıklar arasında olduğuna dikkat çekiyor.

Konuştuğu hukukçuların daha önceki kararlara atıf yaparak süre tanınmasının seçimlerin ertelenmesine gerekçe olamayacağını savunduklarını aktaran Selvi, “Anayasa Mahkemesi’nin kararı ya yeni bir tartışma başlatacak ya da seçimler iptal edilir mi beklentisinin sona ermesine yol açacak” diyor.

Öte yandan uzunca süredir ekonomideki kötü gidişatın seçmenin ana gündeminde olduğunu söyleyen ve iktidara uyarılarda bulunan Selvi, son dönemde gelen üst üste hamlelerle piyasalar biraz yatışsa da kamuoyu araştırma kuruluşu yöneticilerinin, “Hâlâ tek risk ekonomi” diye uyarmayı ihmal etmediğini belirtiyor.

Kamuoyu araştırma kuruluşlarının yöneticileriyle seçimlere ilişkin değerlendirmelerini konuştuğunu söyleyen Selvi, 16 Nisan’daki gibi yüzde 85.5’lik bir katılım oranının beklendiğini aktarıyor.

Selvi’nin paylaştığı araştırmalara göre, eğer yüzde 15’in üzerinde bir kararsız oranı ortaya çıkarsa, hangi aday onu yanına çekebilirse yararlı olur. 

“Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları açık ara bir farkla sonuçlanmayacak” diyen Selvi, “Referandumda olduğu gibi heyecanlı bir yarış olacak. İttifak sistemi olduğu sürece bundan sonraki seçimlerde de kıran kırana bir yarış yaşanacak” görüşünü dile getiriyor. Ancak sonunda seçimlere 24 gün kala ibre Erdoğan’ın ilk turda seçileceği yönünde olduğunu ileri sürüyor.

08.30 - AKP’nin son yaptırdığı ankete göre işler kötü

Erken seçime sayılı günler kala kamuoyu ile paylaşılan anketlerin ekserisi seçimin ikinci tura kalacağını gösterirken ekonomideki göstergeler de her geçen gün AKP’nin aleyhine işliyor.

Ancak AKP Sözcüsü Mahir Ünal’ın “Şu anda bizim kamuoyu araştırmalarında cumhurbaşkanlığı seçimlerine dönük 54-56 bandındayız” iddiasının aksine kapalı kapılar ardında gelen sonuçların iç açıcı olmadığı konuşuluyor. Cumhuriyet’ten Emine Kaplan’ın haberine göre AKP’nin son yaptırdığı ankette 1 Kasım seçimindeki oyun da gerisinde bir sonuç çıktığı belirtiliyor.

Söz konusu ankete göre HDP barajı geçerse, Cumhur İttifakı’nın sandalye sayısı, anayasa değişikliğine yetmeyecek. Ankete göre AKP’nin oy oranı yüzde 46 düzeyinde. HDP’nin oy oranı ise yüzde 9-11 bandında gözüküyor. MHP’nin yüzde 8-9 ile baraj altında kaldığı, İYİ Parti’nin de yüzde 7-8 düzeyinde oy alacağı kaydediliyor.

24 Haziran’da baskın seçime gidilirken iktidar, ekonomik darboğazın da etkisiyle savunma pozisyonunda. Muhalefet ise bu kez oyun kurucu…

Seçimde kilit rolü HDP oynayacak. Baraja takılması halinde ibre iktidar partisi lehine dönecek. Ancak CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan ‘Millet İttifakı’ ile dört parti baraja takılmayacak.

Getirilen ittifak düzenlemesi ile ittifak yapan partilerde yüzde 10 barajı uygulanmayacak. Buna göre MHP ve İYİ Parti barajı geçemese de milletvekili çıkarabilecek. AKP’de, HDP’nin barajı geçmesi durumunda partinin 600 milletvekilinden 320’sini alabileceği, AKP-MHP’nin toplam milletvekili sayısıyla anayasayı değiştirecek bir çoğunluğa ulaşılmasının mümkün olmadığı değerlendirmesi yapılıyor. 

Milletvekili sayısı 600’e çıkmasına karşın AKP’nin vekil sayısında artış olmayacağı kaydedilirken, sahada durumun 7 Haziran kadar kötü olmadığı, ancak 1 Kasım kadar da iyi olmadığı görüşü dile getiriliyor. 

08.00 - KONDA cevapladı: MHP ve İYİ Parti’nin oy oranları ne?

Türkiye, 24 Haziran’da bir baskın seçime gidiyor. İktidar, ekonomik darboğazın da etkisiyle seçimi erkene çekerken ana muhalefet partisi bu kez oyun kurucu pozisyonuna soyundu. 

Seçimde kilit rolü kararsız seçmenlerin oynaması beklenirken milliyetçi oylar ise ciddi oranda sonuçları etkileyecek.

MHP’den ayrılma İYİ Parti muhalefet kanadındaki ittifakta yer alırken bu iki partinin oy oranları da merak konusu. Daha önce “Türkiye’de yüzde 45 dilimindeki seçmen kitlesinde değişim özlemi oduğunu” ortaya koyan KONDA’nın genel müdürü Bekir Ağırdır, " milliyetçilik hayata cevap üretemiyor" derken MHP’nin oy oranının yüzde beş civarında, İYİ Parti’nin ise yüzde 12-13 civarında olduğunu söylüyor. Memnuniyetsizlerin artışıyla da bu oranın etkileneceğinin altını çiziyor.

Cumhuriyet’ten Kemal Can’ın sorularını yanıtlayan Ağırdır, Türkiye’deki seçmenin yüzde 90’ının kendisini vatansever olarak tanımladığını belirtiyor. 

“Milliyetçilik biraz ezbere dayalı bir kimlik” diyen Ağırdır, ocak ayında yaptıkları araştırmayı şöyle aktarıyor:

“Birden ona kadar kendinizi milliyetçi olarak tanımlayın diye sormuşuz: Türkiye ortalaması yüzde 7, AKP’liler 7.7, İYİ Parti de 7.7, MHP biraz daha yüksek 8.7, CHP’liler de 7. Yani milliyetçilik çok genel bir kimlik. Milliyetçiliği siyasi olarak temsil ettikleri iddiasındaki partiler, Türkiye’nin sorunlarına dair ezberlere dayalı politika yapıyorlar. 2018’in milliyetçiliği konusunda bir cevapları yok.”

Türkiye’deki seçmen portresini üç coğrafya üzerinden örnekleyen Ağırdır’a göre birincisi İskenderun’dan İstanbul’a kadar uzanan kıyılar. 

Gündelik hayat tarzı kentliliğe dönüşmüş, daha modern, batılı; kendi ekonomik dinamikleri ve aktörleri güçlenmiş, dolayısıyla devlete biçtiği rol değişmiş, talepleri bir üst seviyeye çıkmış bir coğrafya. İkincisi, Orta Anadolu, Doğu ve Karadeniz’e doğru bir başka küme. Hayat tarzı geleneksel muhafazakâr, dini hassasiyetleri yüksek; devletten yardım ve yatırım beklentisi devam eden, ekonomik olarak kendine yeterliliği gelişmemiş bir coğrafya. Bir de ekonomik olarak en geri kalmış, bir yandan da kimlik talepleri öne çıkan Kürt coğrafyası. Milliyetçi çizgi tam bu ilk iki coğrafyanın geçiş aralığında yer alıyor. İkisini de tam olarak yansıtmayan bir ara katman. Bölünmüşlük görüntüsü de bu durumla ilgili.

Ağırdır’a göre milliyetçiliği temsil iddiasındaki partiler, yeni bir milliyetçilik tarifiyle bir çıkış yaratamadıkça ya AKP tarafından ya da seküler alanda giderek eriyecekler. 

Seçimde MHP’nin yüzde 5, İYİ Parti’nin de yüzde 13 civarında oy almasının ardından oluşacak tabloyu Türkiye siyasetinin donmuş bir fotoğraf vermesi üzerinden açıklıyor.

“Kimliklere ve kutuplaşmalara sıkışmış, asıl olarak kimlik sayımı yapılan seçimleri konuşuyoruz” diyen Ağırdır, “Bu kez de öyle bir fotoğraf veriyor başlangıç çizgisinde. Ama bir yandan da problemler, gündelik hayatın ürettiği sıkıntılar gibi reel hayatın gerçeklerinden bakınca, müthiş bir değişme potansiyeli görülüyor. Bir donmuş buza bakıyoruz ama arkasında önemli bir devinim var. Buzun nereden çatlayacağını bilmiyoruz nasıl ve ne zaman kırılır onu da bilmiyoruz. Eğer bu seçim donmanın seçimi olursa tablo çok değişmez ama Türkiye de bu tabloyu sürdüremez. 24 Haziran gerçek seçimin kostümlü provası olur” görüşünü dile getiriyor.