Eyl 07 2018

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi: 24 Haziran seçimleri adil değil

Türkiye'de 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği erken genel seçimleri gözlemleyen Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi değerlendirme raporunu yayınlandı. Raporda, seçimlerin adil olmadığı vurgulandı.

Ukraynalı Parlamenter Olena Sotnyk imzalı raporda, açık bir dille adayların “eşit kampanya şansına sahip olmadığı”na dikkat çekti. İktidar partisinin yani AKP’nin devlet olanaklarını kampanya boyunca ve seçimler sırasında kötüye kullandığı belirtildi.

Raporda, seçimlerin olağanüstü hal yönetimi altında yapıldığı hatırlatıldı. Seçim kanunlarının kağıt üzerinde adil ve eşit olmasına rağmen pratikte bunların Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partisi için uygulanmadığı belirtildi.

Euronews’te yer alan habere göre raporda ayrıca Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) şeffaf olmayan şekilde kapalı kapılar ardında kararlar almasının ve bu kararların "YSK sitesinde hangi yasal gerekçeye dayandıkları belirtilmeden sistematik ve zamanlı bir şekilde yayınlanmamasının endişelere sebep verdiği" vurgulandı.

Seçim bölgelerinin ve sandıklarının birleştirilmesi ve yer değiştirmesi konusunda da YSK'nın bazı valiliklerin taleplerini yasal sürenin dışında onayladığı, bu şekilde 16 bölgede güvenlik sorunu gerekçe gösterilerek HDP'nin güçlü olduğu yerlerde katılımın düşürülmesi amacı taşıdığı görüntüsünün ortaya çıktığı ifade edildi.

Raporda YSK başkanının AKPM delegasyonu ile toplantı yaptığı ancak Uluslararası Seçim Gözlemci Grubu'nun (IEOM) üyeleri ile görüşmediğinin altı çizildi. Seçim öncesi AKPM delegasyonunun ziyaretlerinde RTÜK yetkililerinden adil olmayan medya yayınlarına ilişkin sorulara yanıt alınamadığı ifade edildi ve RTÜk'ün bu yayınlar üzerinde gerekli ve yeterli gözetim ve denetimi yağmadığı kaydedildi.

Raporda seçimler, medya, finansman ve oy kullanma sürecine ilişkin ayrıca şu önemli notlar düşüldü:

“Eşit ve adilane bir rekabet ortamı olmadı. Adaylar için medyada hakkaniyetli sürelerle yer alma, devlet olanaklarını ve bütçesini kullanmama gibi haklara ve kısıtlamalara tabi iken bu kurallar aday olan cumhurbaşkanına uygulanmadı ve bu da ona avantajlı bir kampanya imkanı sağladı.

Devlet kanalları en büyük muhalif parti mitinglerine dahi yer vermedi. Medyada adayların yer alma olanakları ve şekilleri ekstrem noktada eşitsizdi. Özellikle adaylardan tutuklu olan HDP’nin eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ın siyasi mesajlarını ülke çapında iletmesi için son derece kısıtlı imkanları oldu.

Yasalara aykırı olmasına rağmen seçim kampanyası sırasında devlet görevlileri iktidar partisini ve adayını öven açıklamalar yaptı. Devletin ulaşım araçları aynı parti ve adayı için kullanıldı. Vatandaşlar iktidar partisinin mitinglerine yine devletin imkanları ile ücretsiz taşındı.

Yine yasalara aykırı olmasına rağmen üst düzey askeri personel ve yargı üyelerinin seçim kampanyalarına angaje olduğunu gösteren haberler yer aldı.”

Raporda, internet ve sosyal medyanın önem kazandığı ortamda 28 Mayıs tarihinden itibaren 2 bin 600 sosyal medya kullanıcısı hakkında terörizme destek suçlamasıyla soruşturma açıldı. Bu soruşturmalarda nefret söylemi ile devletin ve halkın birliğine bütünlüğüne karşı suç işlendiği iddiası ile 894 kişiye dava açıldı.

TRT1, Show TV, Fox TV, CNN Türk and A Haber kanalları ile Hürriyet, Sabah, Sözcü, Cumhuriyet and Milliyet gazetelerinin yakından takip edildi. Buna göre AKP’nin ve Erdoğan’ın çok daha fazla ve olumlu olarak yansıtıldı. Yayınlarda Erdoğan ve AK Parti yüzde 33.7 ile 58.7’lik yer tutarken Muharrem İnce ve CHP yüzde 18.2 ile 27; Akşener ve İYİ Parti yüzde 1.2 ile yüzde 11 oranında yer ayrıldı.

Rapora göre, kanallarda genel olarak İYİ Parti’ye karşı ‘dengeli’, CHP’ye karşı ‘olumsuz’ bir yaklaşım sergilendi. Fox TV ise diğer tv kanallarına kıyasla, HDP hariç, adaylara ve partilere daha eşit ve adil bir yayın sürdürdü.

Seçimin finansmanı ve bağışlara yönelik düzenlemeler çerçevesinde gerekli mal bildirimleri ve raporlar yayınlanmadı. Kanunlara harcanmayan bağışlarla ilgili hükümler konulmadı bu bağışların akıbeti açıklanmadı:

Raporda seçim günü yaşanan hak ihlalleri ve şaibeler de yer aldı, sonuç kısmında ise şu ifadelere yer verildi:

"Ülkedeki OHAL seçimlerde oy kullanmayı engelleyecek şekilde bir düzenleme değildi ancak önemli ölçüde demokratik tartışma alanını ve çoğulculuğu kısıtlamıştır. Adaylar hiç bir düzlemde eşit fırsata sahip olmamıştır. Temel özgürlüklerin kısıtlanmış olması ve eşitsiz rekabetin bu seçimler üzerinde ciddi bir etkisi olmuştur."

Raporda ayrıca “Erken seçimlerle ilgili YSK'ya iletilen itirazların neredeyse tamamı reddedilmiştir. YSK kararlarının üzerinde yargı denetiminin eksikliği seçimlerin yasal bütünlüğünün ve sağlamlığının güvence altında tutulduğunu sigorta etmemektedir. IEOM gözlemlediği sandıkların yüzde 94'ünde olumlu rapor belirtmiştir” denildi.