Haz 11 2018

Fehmi Koru AKP'nin 'son senaryosu'nu yazdı: Tutar mı?

Kamuoyu araştırma şirketlerinin ekserisinden gelen sonuçlar AKP için olumsuz bir tablo ortaya koyarken ‘Cumhur İttifakı’nın yüzde 50’yi bulamadığını söylüyor. 

İktidar kanadında ise anket sonucu açıklayan şirket bulmak neredeyse yok gibi. AKP’li yazarların kalemleri ise kaygı mesajları ile dolu. Ancak iktidar son seçim kartını Kandil’e operasyon ile sahaya sürme hazırlığında. “Operasyonun eli kulağında” açıklamalarını her gün duyuyoruz artık. 

Fehmi Koru da bu operasyon ihtimaline dikkat çekerek, ”İtibar ettikleri köşelerden edindiğim izlenime göre, iktidar partisinin seçimlere az kala sandık başarısını getireceğine bel bağladığı bir senaryo var ve sanıyorum o da şu: Türk Silahlı Kuvvetleri son bir hamleyle Kandil’e kadar ilerleyip kameralar eşliğinde dağın tepesine Türk bayrağı çekecek; eş zamanlı olarak da Menbiç’te varlığı bilinen PYD/YPG güçlerinin orayı terk ettiği, yine kameralar eşliğinde, gözlere sokulacak…Halk da, sandığa gittiğinde, ‘Cumhur İttifakı’ ile onun cumhurbaşkanlığı adayına oylarını verecek… Ekonomi unutulacak… Vaatlere bakılmayacak… Muhalefetin eleştirileri kaale alınmayacak… Olur mu, olur…” diyor.

Koru’nun dikkat çektiği Kandil dışında bir de Menbiç’ten YPG’nin çekilmesi senaryosu. 

Washington’la yapılan temaslar ve uluslararası basının geçtiği “YPG çekilme kararı aldı” yolundaki haberler de bunu doğrular nitelikte. Bazı ABD’li Türkiye uzmanları, bunun “Washington’dan AKP’ye bir seçim hediyesi” olduğu yorumlarını yapıyor.

Ancak Fehmi Koru’nun ihtimal dahilinde olduğunu düşündüğü bir başka senaryo ise bütün bu girişimlerin oy karşılığının olamayabileceği ihtimali…

“Askeri başarıları insanlar askerlerin kâr hanesine yazmaya eğilimliler; askeri başarılardan dolayı onlara emri veren siyasileri mükafatlandırdıkları dünyada da pek görülmüyor” diyen Koru, Winston Churchill örneğini veriyor ve şöyle devam ediyor:

“Churchill en baştan başlayarak Almanya’nın niyetlerine ve Hitler‘in gözü dönmüşlüğüne dikkatleri çekmeye çalışıyor ve bu yüzden siyaseten itilip kakılma muamelesine uğramayı bile göze alıyordu. Başbakan olunca kafaya Okyanus’un ötesindeki kuzenlerini -Amerikalıları- savaşa sokmayı koydu Churchill ve durduk yere ABD’ye saldıran Japonlar’ın yardımıyla bunu ve sonrasında da savaşı kendi lehlerine çevirmeyi başardı. Savaş 7 Mayıs’ta (1945) Almanya’nın teslim olmasıyla sona erdi. ‘Avrupa’da Zafer Günü’ olarak ilan edilen ertesi gün, Churchill, çok büyük kalabalıklara karşı tarihi bir nutuk attı ve insanlara ‘Bu zafer sizin eseriniz’ dediğinde, karşısındaki kitlenin ‘Hayır, tamamen senin eserin’ övgüsüne muhatap oldu. İki hafta sonra, 23 Mayıs günü, seçime gitme kararıyla Kral’a istifasını sundu Churchill. 6 hafta sonra (5 Temmuz’da) yapılan seçimde, Churchill‘in partisi büyük bir yenilgiye uğradı; kendisi de, muhalefet karşısına rakip bile çıkarmamışken, o güne kadar aldığından çok daha az bir oyla seçilebildi.”

Koru’ya göre AKP’nin 2002’den bu yana en hazırlıksız görüntüsü verdiği seçim 24 Haziran seçimi.

“Kitleleri coşturamıyor, beklediği ilgiyi göremiyor, tamamen Tayyip Erdoğan‘ın performansına bıraktığı başarıyı istediği ölçüde elde edemeyebileceği izlenimi veriyor” diyor Koru ve şöyle noktalıyor değerlendirmelerini: 

“Medyanın tarafgirliği ve 25 Haziran’la birlikte intikamcı bir çizginin izleneceği yolundaki ısrarlı yayınlar, giderek, medyanın tuttuğu tarafın aleyhine çalışmaya başlamış görüntüsü verdi, veriyor. Menbiç ve Kandil bile bu hisleri ve görüntüyü değiştirmeyebilir.”

Yazının tamamı için tıklayın