Haz 28 2018

Fehmi Koru: ‘CHP ve Saadet’in oylarını neyin belirlediğini açıklıyorum…’

Fehmi Koru, seçim sürecinde olduğu gibi seçim sonrası da sonuçlara ve parti içlerindeki tartışmalara dair analizlerine devam ediyor.

Koru, seçimde hile yapılıp yapılmadığı konusunu köşesine taşıyor bu kez. 

HDP’den milletekili seçilen gazeteci kökenli Ahmet Şık’ın “Dijital yazılımla işi bitirdiler” ifadesiyle seçimin hile ile kazanıldığı iddiasını irdeleyen Koru, “Eğer bir hile söz konusu olsaydı, AK Parti kendi oyunu yüzde 41.9’da, milletvekili sayısını da 295’te bırakır mıydı?” sorusunu yöneltiyor.

“AK Parti bu seçimin yaralılarından biri” diyen Koru, “Zaten o yüzden, seçimden ilk turda ve yüzde 52.5 oy alarak zaferle çıkan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘Milletimizin sandıkta partimize verdiği mesajı aldık’ deme ihtiyacı duydu” ifadesini kullanıyor.

CHP adayı Muharrem İnce’nin seçim meydanlarında gördüğü büyük ilgiye dikkat çeken Koru, oyunu her seçimde AKP’ye ve Tayyip Erdoğan‘a vermiş ancak bu defa farklı biçimde kullanmaya kararlı görünen bir grubun kendi aralarındaki konuşmalarına tanık olduğunu aktarıyor.

“Eski bildiklerinden bu defa da şaşamamış, oylarını götürüp yine AK Parti ve Tayyip Erdoğan‘dan yana kullanmışlar” diyen Koru, “Konuşmalarından, bu kararı vermelerinde, CHP’nin seçim öncesinde gördüğü ilgiden etkilendikleri sonucunu çıkardım. ‘CHP iktidara geliyor’ endişesiyle AK Parti’ye ders vermekten vazgeçmiş olabilir pek çok kişi” görüşünü dile getiriyor.

Koru’ya göre Muharrem İnce‘nin İzmir’de, Ankara’da, Diyarbakır’da ve İstanbul’da meydanlara topladığı CHP tarihinde hiç görülmemiş kalabalıklar da, AKP’ye dönen oylara bakılınca hem İnce‘nin hem de CHP’nin aleyhine çalıştı.

Tarihten örnek veren Koru, “CHP’nin güçlü görünmesi kendisinin aleyhine oluyor” görüşünü savunuyor ve Saadet Partisi’nin de bundan payını aldığını söylüyor. Koru şöyle devam ediyor:

“AK Parti’ye güçlü bir ders verme niyeti kitlelere hakim olsaydı, oyların gidebileceği partilerin başında Temel Karamollaoğlu‘nun çıkışlarıyla ilgi toplamış olan Saadet Partisi geliyordu. CHP’nin iktidar olması veya CHP’li birinin cumhurbaşkanı seçilmesi endişesi Saadet’in de aleyhine çalışmış olabilir. Üstelik, CHP’nin de içinde yer aldığı ‘Millet İttifakı’nı tercih etmesi de, Erbakan da geçmişte CHP ile koalisyon ortaklığı yapmış olmasına rağmen, Saadet’in aleyhine kullanıldı. Temel Karamollaoğlu, herhalde bunu öngörüp o kitlenin yadırgamayacağı farklı bir cumhurbaşkanı adayı arayışı için çaba göstermişti. Oyu yüzde 7 civarında kalan Meral Akşener‘in “Ben seçileceğim” boş iddiasıyla engellediği seçenek… O durumda ne olurdu bilmek mümkün değil, ama mevcut durumda ne olduğunu görüyor ve var olan sonucu değerlendirmeye çalışıyoruz. ‘Hile yaptılar’ demek yerine akılcı tahlillere ihtiyaç var.”

Yazının tamamı için tıklayın