Haz 11 2018

Sezai Temelli: Damadı zengin olsun diye ülkeye savaşı dayatıyor

--11 Haziran 2018--

00:00 HDP Eş Genel Başkanı Temelli İzmir'de

HDP Eş Genel Başkanı İzmir’de seçmenlerle buluştu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Niğde’de yaptığı konuşmada “Kandil’e operasyon başlattık” sözlerine cevap veren Temelli, “Seçim yaklaşıyor ve 7 Haziran’a giderken uyguladıkları taktikleri yine hayata geçirmeye başladılar. Yine savaş söylemi yine düşmanlık yine insanları birbirine düşürme gayretindeler. Tıpkı 7 Haziran ve 1 Kasım’da yaptıkları gibi. Şimdi de aynısını Kandil üzerinden hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bugün Kandil’de yetmemiş gibi bu onurlu halkın evladı Demirtaş’ı idam ile tehdit ediyor. Değil idam ile ne ile tehdit edersen et asla boyun eğmeyeceğiz. İçerde dışarıda asla bu tehditlere pabuç bırakmayacağız. Diz çökmeyeceğiz. Demirtaş da dün olduğu gibi bugünde dimdik karşılarında durmaya devam ediyor. Dün söylediğini bugün de söylüyor. ‘Seni başkan yaptırmayacağız’” ifadelerini kullandı:

“Erdoğan tehditler savurarak, insanları birbirine düşman ettirmeye çalışarak ve yalan söyleyerek 3 oyun peşine düşmüş” diyen Temelli, şöyle devam etti: “HDP’nin 80 vekilini kaçıracak ve böylece parlamentoda çoğunluğu sağlayacak. İki turu da garantileyecek. Bunu engellemenin yegâne yolu 24 Haziran’da sandığa giderek oyumuza, irademize, geleceğimize, kendimize, Demirtaş’a sahip çıkma zamanıdır. Buraları yağmaladılar. Kentsel dönüşümün en fazla olduğu yer İzmir İşte Efem Çukuru. İnsan sağlığının ne hale geldiğini nasıl insanların kanser edildiğinin en bariz örneğini bizzat burada yaşıyoruz. Burada görüyoruz. Her yer termik santral. Her yerde savaş politikaları sürdüren bir iktidar anlayışı. Bugün yine çıkmış Niğde’de ‘ne güzel’ diyor. ‘SİHA’lar ve İHA’lar var. Bu sayede artık savaş gücümüz yükseldi.’ Kim üretiyor. Damadı. Kendi damadı zengin olsun diye bu ülkeye dayattıkları tek politika savaş politikasıdır.”

18:52 Erdoğan’dan meydanlara İnce fırçası

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem İnce ile ilgili meydanlara sorduğu “Bu çırak anlar mı bunlardan” sorusuna 'evet' yanıtı alınca sinirlendi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Niğde’deydi. Partisinin seçim mitingine katıldı, AKP'lilere seslendi, hedefinde yine CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce vardı. Erdoğan, İnce’ye “Çırak” diye hitap etti, yine hedefine koydu. Otoyolları yaptıklarıyla ilgili anlattığı konuşması sırasında Muharrem İnce’yi kastederek, “Bu çırak anlar mı bu işten?” diye sordu. Meydanların güçlü bir şekilde “Evet” yanıtı geldi. Erdoğan sinirlendi, “Ne alakası var? Anlamaz” diyerek tepki gösterdi.

16:31 Pervin Buldan: AKP düştü, düşecek

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kobani düştü, düşecek" sözlerine atıfta bulundu ve "Şimdi buradan söylüyorum AKP düştü, düşecek. Az kaldı, sabredeceğiz, 13 günümüz var" dedi.

Pervin Buldan seçim çalışmaları kapsamında Urfa'daydı. Konuşmasında 16 yıllık AKP hükümetinin ülkeye zulüm, kan ve gözyaşından başka bir şey getirmediğini söyledi. Buldan, "24 haziran tarihi artık buna son vereceğimiz bir tarih olacaktır” dedi.

Pervin Buldan

Pervin Buldan, Suruç, Ankara, Roboski, Ankara katliamlarını hatırlattı ve devam etti:

"Unutmayacağız, unutturmayacağız. İşte Suruç katliamı aydınlanmadığı için hemen arkasından Ankara katliamı gerçekleşti. Ankara katliamı aydınlatılmadığı için bugün hala bu ülkede katliamlar yaşanıyor. HDP olarak söz veriyoruz, toprağın altına düşen her bir canımızın her bir evladımızın hesabını AKP hükümetinden soracağız."

HDP eş genel başkanı Pervin Buldan, “13 gün sonra AKP zihniyetinden de, Recep Tayyip Erdoğan'dan da kurtulmanın zamanı gelecek. Hep birlikte göndereceğiz onları” ifadelerini kullandı.

HABERİN DETAYI

13.30 - CHP'li Bekaroğlu'ndan anket paylaşımı

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, milletvekili seçimi ve cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin son anketi paylaştı.

"Bu anketi not edin, kimse kızmasın" notuyla Twitter hesabından paylaşım yapan Bekaroğlu'un elindeki verilere göre Saray İttifakı yüzde 45'e geriledi. AKP yüzde 40.3, MHP ise 4,7 oy alıyor.
 
Anket sonuçları 'Millet İttifakı'nın toplam oyunun yüzde 42,4'e yükseldiğini ortaya koyuyor. Buna göre, CHP yüzde 27,2, İYİ Parti yüzde 10,8 , Saadet Partisi de yüzde 4,4 oranında oy alıyor. Öte yandan HDP de 12.3 oy oranı ile yüzde 10 barajını geçiyor. Böylece Millet İttifakı ile HDP toplam 54,7 oy oranı ile Meclis'te çoğunluğu alıyor. AKP ve MHP muhalefet durumuna düşüyor.
 
Bekaroğlu'nun paylaştığı ankete Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayların aldıkları oy oranları ise şöyle:

Recep Tayyip Erdoğan: 45,6
Muharrem İnce: 32,2
Selahattin Demirtaş: 10,7
Meral Akşener: 8,2 
Temel Karamollaoğlu: 3,1
Doğu Perinçek: 0,2

12.30 - Demirtaş'tan Erdoğan'a hodri meydan

HDP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş , kişisel Twitter hesabından 6-7 Ekim 2014'te meydana gelen "Kobani Olayları"na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Demirtaş, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'a açık çağrıda bulunarak, "Ey Erdoğan! Sana siyasi tarihinin en büyük fırsatı: 24 Haziran’a kadar bu tweetimin altına, Selahattin Demirtaş olarak yaptığımı iddia ettiğin '53 kişinin katledilmesi sözde talimatımı' paylaşırsan söz veriyorum, senin lehine Cumhurbaşkanlığı adaylığından çekileceğim" ifadesini kullandı. 

12.00 - Hükümet, bir kez daha Kandil dedi

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, "Hepimiz biliyoruz ki karenin dışında da olsa HDP, Millet İttifakı'nın doğrudan müttefikidir" görüşünü savundu. Bozdağ, ''Kandil'e operasyon dahil bölgede her an her şey olabilir'' ifadesini de kullandı.

Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bozdağ, "Çok net söylüyorum, burası bir nefret, kin, husumet ittifakıdır, millet ittifakı değil" görüşünü öne sürdü.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem ince'nin Gülen'in iadesine ilişkin iddialarına değinen Bozdağ, "Sayın İnce'ye şu soruyu sormak gerekiyor. Sizi arayan Amerikalı kim, adı ne, unvanı ne, hangi şehirden aradı? Pensilvanya'dan mı yoksa Washington'dan mı New York'tan mı aradı?" diye sordu.

Bekir Bozdağ

11.00 - Metropoll grafikle 24 Haziran sonucu mesajını verdi

Metropoll Araştırma, 'Mayıs 2018 Türkiye'nin Nabzı' araştırmasında "Türkiye'nin en önemli sorunu nedir?" sorusuna yanıt aradı. Ankete katılanların yüzde 51.5'i soruya ekonomi yanıtını verirken terör diyenlerin oranı yüzde 13.4'te kaldı.

Metropoll'ün Ağustos 2007'den bu yana yaptığı araştırma sonuçlarının yer aldığı grafiğe göre de Temmuz 2016'dan bu yana en önemli sorunun ekonomi olduğunu düşünenlerin oranı düzenli biçimde artarken, terörün en önemli sorun olduğunu düşünenlerin oranı dönemsel olarak artış ve azalış eğilimi gösteriyor. 

Metropoll Araştırma Başkanı Özer Sencar, bu sonuçlar üzerinden 24 Haziran seçim sonucunun okunabildiği görüşünü dile getirdi.

10.45 - 'Bir zafiyet yaşanırsa, hayal kırıklığı yaşayabiliriz'

 

AKP Genel Sekreteri Fatih Şahin, 24 Haziran'da seçimlere katılım oranı konusunda konuştu. "Bir zafiyet yaşanırsa, hayal kırıklığı yaşayabiliriz" diyen Şahin, "10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde isteğimiz oy oranını yakalayamadık. Biraz da, ‘nasıl olsa seçiliyor’ rehaveti oluştu" dedi.

File: Supporters hold up their mobile phones outside the AK Party headquarters in Ankara, Turkey, June 7, 2015. Turkish President Tayyip Erdogan's hopes of assuming greater powers suffered a serious blow on Sunday when the ruling AK Party failed to win an outright majority in a parliamentary election. REUTERS/Umit Bektas

10.30 - 'Evimizin kapısı herkese açık'

HDP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş, bugün Diyarbakır'da kendisini ziyaret edecek olan CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin tavrının insani ilişkilerin güçlenmesine hizmet ettiğini söyledi. Demirtaş, "Sayın Erdoğan, Akşener, Perinçek ve Karamollaoğlu'na da evimin kapısı her zaman açık" dedi.

Bugün Diyarbakır'a giden İnce, İstasyon Meydanı'nda düzenleyeceği mitingin ardından HDP'li rakibi Selahattin Demirtaş'ın eşi Başak Demirtaş'ı ziyaret edecek.

HDP'nin seçim standını ziyaret eden Başak Demirtaş, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başak Demirtaş, cezaevinde bulunan eşinin dışarıda yapılan çalışmaları merak ettiğini, kendisininde onun için seçim stantlarına giderek çalışan partilileri ziyaret ettiğini söyledi.

Eşinin siyaseten rehin alınarak cezaevine konulduğunu söyleyen Demirtaş, "Arkasından gece gündüz demeden iftiralar ve hakaretler yağdırılıyor. Yani bu eleştiriler seviyesiz ve saygısızca. Eğer ki korkmuyorsanız çıkarın o zaman oda sözünü meydanlarda size söylesin cevabını öyle versin" dedi.

Başak Demirtaş

08.00 - ‘Ekonomiyi unutturup AKP’yi iktidara taşımayı planlayan son senaryo’

Kamuoyu araştırma şirketlerinin ekserisinden gelen sonuçlar AKP için olumsuz bir tablo ortaya koyarken ‘Cumhur İttifakı’nın yüzde 50’yi bulamadığını söylüyor. 

İktidar kanadında ise anket sonucu açıklayan şirket bulmak neredeyse yok gibi. AKP’li yazarların kalemleri ise kaygı mesajları ile dolu. Ancak iktidar son seçim kartını Kandil’e operasyon ile sahaya sürme hazırlığında. “Operasyonun eli kulağında” açıklamalarını her gün duyuyoruz artık. 

Fehmi Koru da bu operasyon ihtimaline dikkat çekerek, ”İtibar ettikleri köşelerden edindiğim izlenime göre, iktidar partisinin seçimlere az kala sandık başarısını getireceğine bel bağladığı bir senaryo var ve sanıyorum o da şu: Türk Silahlı Kuvvetleri son bir hamleyle Kandil’e kadar ilerleyip kameralar eşliğinde dağın tepesine Türk bayrağı çekecek; eş zamanlı olarak da Menbiç’te varlığı bilinen PYD/YPG güçlerinin orayı terk ettiği, yine kameralar eşliğinde, gözlere sokulacak…Halk da, sandığa gittiğinde, ‘Cumhur İttifakı’ ile onun cumhurbaşkanlığı adayına oylarını verecek… Ekonomi unutulacak… Vaatlere bakılmayacak… Muhalefetin eleştirileri kaale alınmayacak… Olur mu, olur…” diyor.

Koru’nun dikkat çektiği Kandil dışında bir de Menbiç’ten YPG’nin çekilmesi senaryosu. 

Washington’la yapılan temaslar ve uluslararası basının geçtiği “YPG çekilme kararı aldı” yolundaki haberler de bunu doğrular nitelikte. Bazı ABD’li Türkiye uzmanları, bunun “Washington’dan AKP’ye bir seçim hediyesi” olduğu yorumlarını yapıyor.

Ancak Fehmi Koru’nun ihtimal dahilinde olduğunu düşündüğü bir başka senaryo ise bütün bu girişimlerin oy karşılığının olamayabileceği ihtimali…

“Askeri başarıları insanlar askerlerin kâr hanesine yazmaya eğilimliler; askeri başarılardan dolayı onlara emri veren siyasileri mükafatlandırdıkları dünyada da pek görülmüyor” diyen Koru, Winston Churchill örneğini veriyor ve şöyle devam ediyor:

“Churchill en baştan başlayarak Almanya’nın niyetlerine ve Hitler‘in gözü dönmüşlüğüne dikkatleri çekmeye çalışıyor ve bu yüzden siyaseten itilip kakılma muamelesine uğramayı bile göze alıyordu. Başbakan olunca kafaya Okyanus’un ötesindeki kuzenlerini -Amerikalıları- savaşa sokmayı koydu Churchill ve durduk yere ABD’ye saldıran Japonlar’ın yardımıyla bunu ve sonrasında da savaşı kendi lehlerine çevirmeyi başardı. Savaş 7 Mayıs’ta (1945) Almanya’nın teslim olmasıyla sona erdi. ‘Avrupa’da Zafer Günü’ olarak ilan edilen ertesi gün, Churchill, çok büyük kalabalıklara karşı tarihi bir nutuk attı ve insanlara ‘Bu zafer sizin eseriniz’ dediğinde, karşısındaki kitlenin ‘Hayır, tamamen senin eserin’ övgüsüne muhatap oldu. İki hafta sonra, 23 Mayıs günü, seçime gitme kararıyla Kral’a istifasını sundu Churchill. 6 hafta sonra (5 Temmuz’da) yapılan seçimde, Churchill‘in partisi büyük bir yenilgiye uğradı; kendisi de, muhalefet karşısına rakip bile çıkarmamışken, o güne kadar aldığından çok daha az bir oyla seçilebildi.”

Koru’ya göre AKP’nin 2002’den bu yana en hazırlıksız görüntüsü verdiği seçim 24 Haziran seçimi.

“Kitleleri coşturamıyor, beklediği ilgiyi göremiyor, tamamen Tayyip Erdoğan‘ın performansına bıraktığı başarıyı istediği ölçüde elde edemeyebileceği izlenimi veriyor” diyor Koru ve şöyle noktalıyor değerlendirmelerini: 

“Medyanın tarafgirliği ve 25 Haziran’la birlikte intikamcı bir çizginin izleneceği yolundaki ısrarlı yayınlar, giderek, medyanın tuttuğu tarafın aleyhine çalışmaya başlamış görüntüsü verdi, veriyor. Menbiç ve Kandil bile bu hisleri ve görüntüyü değiştirmeyebilir.”

Kandil

07.50 - Orta Anadolu’dan gelen araştırma: ‘AKP kaybetmeye çok yakın’

Seçime 13 gün gibi kısa bir süre kala önceki seçimlere nazaran coşkulu ve gergin bir atmosferde geçen seçim süreci yaşamıyor Türkiye. 

Bunun yerini iktidar cephesinde kaygılı bir bekleyiş, muhalefet kanadında ise değişim ümidi almış vaziyette. Kamuoyu araştırmaları ise seçimin ikinci tura kalacağı yönünde bir eğilimi ortaya koyuyor. ‘Cumhur İttifakı’ndaki çatlağa da bu anketler yol açtı. Zira, Bahçeli’nin AKP’li vekillere parmak sallayarak “Ayağınızı denk alın” demesi, anket sonuçlarında MHP’nin AKP’ye bir getirisinin olmadığı görüşünün öne sürülmesi sonucuydu…

Aydınlık yazarı İsmet Özçelik, seçimlere kısa bir süre kala haberler ve yapılan araştırmaların AKP açısından pek iyi gözükmediğini söylüyor. AKP+MHP’nin oy oranında ciddi düşüşler yaşandığını kaydeden Özçelik, “AKP’nin en güçlü olduğu Orta Anadolu’da da durum aynı. AKP+MHP oyları yüzde 75-80’lerdeydi. Şu anda yüzde 60-65’lerde. Şehirli orta sınıfın AKP ile bağı iyice zayıflamış görünüyor” diyor.

Orta Anadolu’da yapılan araştırmalarda en dikkat çeken noktanın gençlerin durumu olduğunu ifade eden Özçelik, “AKP’nin en zayıf olduğu kesim18-35 yaş arası seçmen” görüşünü aktarıyor.

Araştırmayı yapan şirket yöneticilerinin tespitlerini ise şöyle sıralıyor:

“Orta Anadolu’da AKP yaşlanmış durumda. Yaş arttıkça oyları artsa da genç nüfusta çok azlar. 24 Haziran’da yaklaşık beş milyon genç seçmenin devreye gireceği düşünülürse her şey daha iyi anlaşılır.”

AKP’nin son özelleştirme kurbanı olan şeker fabrikalarında çalışanların görüşlerinin de aktarıldığı araştırma sahibi, “Bu seçim eski seçimlere benzemiyor. Sürprizlere gebe. Bütün itirazlara rağmen şeker fabrikalarının satışının bedeli ağır olacak gibi. Gittiğimiz her fabrikanın çevresinde bunu gördük. İşçi, çiftçi, esnaf sessiz, ama öfkeli” diyor.

Kamuoyu araştırma şirketlerinde çalışan bir grup teknik elemanla 24 Haziran seçimlerini masaya yatırdıklarını söyleyen Özçelik, son durumu şöyle özetlediklerini kaydediyor:

“İktidar kaybetmeye çok yakın, ama muhalefet de kazanmış değil. İlk kez özel bir durumla karşı karşıyayız. Daha önce seçim sonuçları aşağı yukarı belli olurdu. Ama bu kez ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. İktidarda 7 Haziran tedirginliği hakim. Erdoğan ilk kez seçimi yönetemiyor. Bir Meclis, bir de cumhurbaşkanı seçimi var. Seçim sürecinde cumhurbaşkanı adayları önde. Sonucu da onlar belirleyecek gibi görünüyor Ancak cumhurbaşkanlığında farklı, Meclis seçiminde farklı oy kullanacak ciddi bir seçmen kitlesi var. Cumhurbaşkanı adayları sürekli gaf yapıyor. Bunlar elbette sonucu etkileyecek. Ama asıl belirleyici olan ekonomi. Seçmen 24 Haziran’dan sonra dananın kuyruğunun kopacağının farkında. Tercihini de bu belirleyecek.”

Election posters of Turkey's President Recep Tayyip Erdogan and his ruling Justice and Development (AKP) Party in Istanbul, Wednesday, June 6, 2018. (AP)

 

07.45 - "Saraya yakın kaynağım ‘15 Haziran’ı bekleyin’ dedi"

Siyaset gündemine ilişkin kulisler yazan Sözcü yazarı Can Ataklı, seçim dönemi yaklaştıkça Ankara’nın nabzını tutan son gelişmeleri köşesinde paylaşmaya devam ediyor. 

Yakın zamana kadar AKP’nin yüzde 30’lara düşebileceği iddiasını yazan Ataklı, bu kez “Ankaralı saraya yakın kaynaklarımdan biri” dediği kişi ile yaptığı görüşmeyi aktarıyor.

Ataklı’nın aktardığına göre Ankaralı kaynağı, “Seçimlerde gerçekten çok büyük sürpriz olabilir” diyor ve 15 Haziran tarihin işaret ediyor.

“15 Haziran diyorsam vardır bir bildiğim” sözleriyle iddiasını vurgulayan kaynak, 14 Haziran’ın kamuoyu anketlerinin açıklanması için son gün olduğunu hatırlatıyor. 

Ataklı, 15 Haziran tarihini irdelerken, “Hayli zamandır sarayın durumdan pek memnun olmadığı ve seçimleri iptal ettirebileceği söylentileri dolaşıyor ortalıkta” düşüncesine takılıyor.

Ataklı’nın böyle düşünmesine yol açan bazı gelişmelerden biri de bizzat AKP'li yazarların Anayasa Mahkemesi'nin CHP'nin ittifak yasası ile ilgili iptal başvurusuna olumlu yanıt verebileceği ve bunun da seçimleri iptal ettirebileceğini yazmış olmaları.

Ataklı, 15 Haziran tarihi ile ilgili aklına gelen senaryoyu şöyle anlatıyor:

“Erdoğan kamuoyunun da öğrenebileceği son anketi görecek. Eğer en güvendiği insanlara yaptırdığı bu son ankette de ilk turda seçilmesi zor görünüyorsa, partisinin de Meclis'te çoğunluğu sağlayamayacağı anlaşılıyorsa seçimleri iptal ettirecek.”

“Bunu zaten bazı yerlerde söylüyorum” diyen Ataklı, “İlk tepki, ‘Nasıl yapacak onu?’ sorusu oluyor. Çünkü normal insanlar böyle bir kararın hangi hukuka dayanılarak alınacağını merak ediyorlar. Oysa Erdoğan'ın hukuka ihtiyacı yok ki, hukukun kendisi olduğuna inanıyor. Eğer seçimi kazanamayacağı konusunda ikna olursa seçimi iptal ettirir. Bunun nasıl olacağını hukuka uyup uymayacağını düşünmez bile, ‘seçimler iptal edilmiştir’ der veya YSK'ya dedirtir olur biter” görüşünü dile getiriyor.

sandık

 

07.30 - Akşener: AKP’nin bana yaptığı teklifin kağıdı duruyor

İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, seçim meydanlarında mitinglerine devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP adayı Muharrem İnce ve HDP adayı Selahattin Demirtaş’ı hedef alırken Akşener’le ilgili sessizliğini korumaya devam ediyor. 

İYİ Parti lideri, AKP’nin yüzde 40 oy aldığı 7 Haziran 2015 genel seçimleri sonrası kendisine ‘güçlü başbakan yardımcılığı’ teklif edildiğini ileri sürüyor ve aracı olarak da Metin Külünk’ün gönderildiğini söylüyor.

“Bu teklifin kağıdı duruyor” diyen Akşener, “Ben o zaman (AKP'liler için) harika bir insanmışım ki, teklif ettiler! Reddettim. Sonra Metin Külünk (İstanbul AKP Milletvekili) evime geldi. Kendisinin Tayyip (Erdoğan) tarafından gönderildiğini söyledi. Bilemem orasını. Ben şahsi olarak ‘Hayır' demiş bir insanım. Benim açımdan bundan sonra (Cumhur İttifakı'na katılmam) mümkün değil” ifadesini kullanıyor.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın sorularını yanıtlayan Akşener, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin AKP'ye yaptığı ‘Özellikle AKP'li milletvekili adayları; kendinize dikkat edin, fitneye düşmeyin. MHP üzerinde oyun oynamaya kalkmayın” çıkışının ardından Cumhur İttifakı'nı ‘zoraki bir evlilik' olduğu yorumunu yapıyor. 

“16 yıldan sonra kaybedeceklerine dair bir endişeleri var” görüşünü dile getiren Akşener, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“İlk defa Erdoğan'ın oyun planı, yani ‘power game' stratejisi çöktü. Mütevazı olamayacağım, sayemde çöktü. Birebir sistemi kurardı, ondan sonra da yürür giderdi. İnsicamın bozulduğu tarih 16 Nisan'dır. Bütün olumlu şartlara rağmen, neticede 51-49 sonucunu kabul ettik. Böyle bir pozisyonda bugüne geldiğimizde ekonomi çökmüş durumda, işsizlik yüzde 11, dolar almış başını gitmiş. Dışarıdan para bulunamıyor. Faiz lobisi karşısında hazır olda. Vaat ettiklerine bakarsanız hepsi çöp.”

Akşener, hüküetin seçim öncesi milliyetçi oyları artırabilme adına son kozu olarak yorumlanan Kandil’e operasyon hazırlığına ilişkin olarak ise, “Yıllardır bu ülke terör mücadelesi yapıyor. Hiçbir iktidar terör mücadelesini siyasi iç politikanın ve seçimin malzemesi yapmadı. Kandil'de ister terörist olsun ister olmasın. Kandil harekatının bir moral durumu var. Davulla zurnayla her şeyler söylenerek tumturaklı bir terör mücadelesi söz konusu. Bunun dış politikanın öznesi olduğu aşikar” eleştirisini yöneltiyor.

Akşener

 

07.00 - Önder: Fotoğrafları devlet çekti, hükümet servis ediyor

HDP’li Sırrı Süreyya Önder, son dönemde iktidar medyasında servis edilen çözüm süreci fotoğraflarına ilişkin olarak, “Medyada Kandil fotoğrafları bir suç delili gibi kullanılıyor. Bunlar, o günlerde ‘Barış umudunun fotoğrafları’ diye servis edilmişti” dedi. 

“İmralı fotoğraflarını devlet çekti. O fotoğraflar bizatihi hükümet ve hükümete yakın kurumlarca servis edildi” diyen Önder, yapılanı ‘siyasi ahlaksızlık’ olarak tarif ediyor. 

Cumhuriyet’ten Mahmu Lıcalı’nın sorularını yanıtlayan Önder, HDP’nin önündeki tek barajın yüzde 10 barajı olmadığını, sandıkların taşınmasının da bir diğer baraj olduğunu ifade ediyor:

“Yalnızca yüzde 10 barajıyla uğraşsaydık işimiz kolaydı. Çünkü yüzde 10 barajını iki kere çok zor koşullar altında tarumar ettik. Bölgede yüzde 80’in üzerinde oy aldığı pek çok sandığın çoğu sudan gerekçelerle taşıma kararı alındı. HDP’nin önündeki baraj sadece yüzde 10 değil. Birinci baraj bu, ancak ikinci baraj seçmenlerimizin muhacir edilmesi, üçüncü baraj seçim faaliyetlerimizin engelleme ve saldırılara maruz kalması. En önemlisi de Cumhurbaşkanı adayımızın dört duvar arasında olması.”

Önder, Demirtaş’ın ikinci tura kalamaması durumunda kime oy vereceklerine dair ise “Bugün yaşadığımız zorlamalar belki ikinci tura kalmasının önünde engel olabilir. İşte o zaman kim bize nasıl yaklaşmışsa aynıyla mukabele etmek olacak. Biz ikinci tura kalacağız çok büyük bir ihtimaldir. Bu türlü çeşitlerle engellenirse kim bize nasıl yaklaşmışsa misliyle karşılık görür” yorumunu yaptı.

“Selahattin Bey’e bugüne kadar yürüttüğümüz bütün kampanyalarda hiç tanık olmadığımız çok değişik bir sahiplenme ve ilgi olduğunu görüyoruz” diyen Önder, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“İşte (üzerinde giydiği tişörte işaret ederek) bu tişört ve buradaki tişörtleri bizim seçmenimiz olmayan bir kişi Selahattin Bey’in bir tablosunu alarak kendi tekstil atölyesinde hazırlamış. Kadınlar ve erkekler için tişörtler hazırlamış. Bir listeyle erkekler için, Demirtaş, koğuş arkadaşı – muhtemelen Abdullah Zeydan’ın ismini de bilmiyor yani HDP’li birisi değil - İdris Baluken, Veli Saçılık, Ahmet Şık, Barış Atay ve bana hediye etmiş. Kadınlar için Figen Yüksekdağ, Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş, kızları ve kardeşlerine hazırlamış. Bundan bile seçmen nezdinde Selahattin Bey ve HDP’nin neyi simgelediğini okumak mümkün. İlginç hediye ve mektupların haddi hesabı yok.” 

File: People's Democratic Party (HDP) representative and HDP's Istanbul MP Sirri Sureyya Onder (R) speaking next to Turkey's Deputy Prime Minister Yalcin Akdogan (L) during a meeting at the Dolmabahce office of Prime Ministry in Istanbul, February 28, 2015. The jailed leader of the Kurdish Workers' Party (PKK) on on February 28 made a "historic" call to the separatists to hold a disarmament conference, a key step in efforts to end Turkey's 30-year Kurdish insurgency. AFP PHOTO / TURKISH PRIME MINISTER PRESS

--10 Haziran 2018--

22-00 - Erdoğan'dan 'Demirtaş'a idam' mesajı!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’a yönelik “idam” sloganlarının ardından "Bana gelirse onaylarım" demesi tartışmaya yol açtı.

Kocaeli Milli İrade Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara seslenen Erdoğan, Demirtaş’la ilgili “Şu anda tutulu mu bu adam, tutuklu, bitti. Bir an önce adalet kararını vermesi lazım aslında. Çünkü bu kadar insanın ölümüne neden olan birisini önce o ölenlerin ailelerine sormak lazım ‘ne düşünüyorsunuz?’ Yasin Börü’nün annesine sormak lazım ‘ne diyorsunuz?’ Yoksa bunların sırtında tabi maalesef küfe yok” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın bu sözlerinin ardından miting alanından “idam” sloganları yükseldi. Erdoğan, “idam” sloganları üzerine “Parlamento, dedim ya size daha önce, parlamento bunlarla ilgili kararı bana göndermiş olsaydı, ben bunu çoktan onaylardım” açıklamasında bulundu.