Haz 05 2018

Son anket: Muharrem İnce oylarını 10 puan artırdı

19:07 Başbakan Yıldırım’ın geçmişi Hakkari’de Kürt çıktı

Başbakan Binali Yıldırım, Kürt illerindeki mitinglerini sürdürüyor. Bu kez Hakkari’deydi. Ancak Diyarbakır ve Batman’da olduğu gibi bu kentte de ilgi oldukça azdı. Başbakan, partisi AKP’nin düzenlediği Hakkari mitingine katıldı. Miting öncesi birçok yol trafiğe kapatılırken, kentin tüm cadde ve sokakları Türk bayrakları ve AKP flamalarıyla donatıldı.

Yine kentin birçok noktasında zırhlı araç ve polis konuşlandırılırken, kent adeta asker ve polis ablukasına alındı. Yaklaşık bir saat gecikmeli başlayan mitinge katılımın ise düşük olması dikkat çekti.

Binali Yıldırım adeta boş alana konuştu, “Benim de geçmişim Kürt” sözleriyle inkar ve asimilasyon politikalarına son verdiklerini savundu.

Yıldırım, hala yasaklı olan yaylalar için ise dikkat çekici bir açıklama yaptı. Binali Yıldırım, "Biz geldiğimizde tüm yaylalar yasaklıydı. Şükürler olsun şuan 153 tanesi serbest" dedi.

 

18:29 Selahattin Demirtaş’tan Erdoğan’a promter göndermesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hitabeti ile bugüne kadar öne çıkan bir lider olarak önümüze çıktı. Ancak bu güçlü hitabetin arkasında sağlam bir prompter desteği olduğu zaman zaman arızalanmasıyla ortaya çıktı.

Bu kazalardan 3 Haziran’da Diyarbakır’da gerçekleşti. Erdoğan, konuşma yaptığı sırada prompter arızalanınca öfkesine hakim olamadı ve görevlileri azarladı.

Bu azarlama sırasında ilginç bir diyalog da mikrofona yansımıştı. Bir süre ekrana baka kalan Cumhurbaşkanı, yakın korumasını “Gel buraya” diyerek yanına çağırırken kızgın şekilde bir şeyler söylemeye başladı.

Erdoğan’ın sert söylemlerinden anlaşıldığı üzere olay, Erdoğan’ın konuşma metnini promptera aktaran kişinin namaza gitmesiyle ilgili…

Görüntülerde Erdoğan’ın korumasına, “Benim iznim olmadan", "namaza mı gidilir" ve "dangalak” gibi ifadeler kullandığı duyuluyordu.

Promter bozulması ve Erdoğan’ın yaşadığı o anlar sosyal medyada olduğu kadar siyasilerin de gündemindeydi.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, bu olaya göndermede bulundu.

24 Haziran seçimlerinde rakibinin çok güçlü olduğunu söyledi ve "Benim rakibim kim biliyor musunuz, promter" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştiren İnce, "Millet de sanıyor ki Türkiye'nin en büyük hatibi ama camdan okuyor. Promtera bağlı siyaset yapanın bir gün fişini çekerler" diye konuştu.

Tartışmaya HDP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demiraş da cezaevinden katıldı. Demirtaş el yazısıyla avukatları aracılığıyla bir mesaj yayınladı.

Mesajda Erdoğan kastedilerek, “Senin gitme ihtimalin bile bu kadar güzelken, kim bilir gidişin ne muhteşem olacak” notu yer aldı. Mesajın altına da *Promter gazisine ulaşana kadar elden ele bir zahmet” notu ile Demirtaş’ın imzası yer aldı.

Selahattin Demirtaş’ın resmi twitter hesabından paylaşılan bu mesaj binlerce kullanıcı tarafından beğenildi ve paylaşıldı.

17:00 Son anket: Muharrem İnce oylarını 10 puan artırdı

CHP'ye araştırmalar yapan SONAR, son seçim anketini açıkladı. Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalıyor. Araştırmada "Muharrem İnce, son iki haftada 10 puan yükselmiştir. Bülent Ecevit'ten sonra (1977) CHP'nin ulaştığı en yüksek oy oranı" tespiti yer aldı.

24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine sayı gün kaldı. Siyasi partilerin ve cumhurbaşkanı adayların çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Diğer yandan kamuoyu araştırma şirketleri de seçimlerle ilgili yaptıkları anketlerin sonuçlarını açıklıyor. Son gelen anket, Hakan Bayrakçı’nın sahibi olduğu SONAR Araştırma Şirketi’nden oldu.

Anket 29 Mayıs – 3 Haziran 2018 tarihleri arasında, 26 ilde, üç bin kişi ile gerçekleştirildi.

SONAR’ın araştırmasında 24 Haziran’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için Tayyip Erdoğan yüzde 48.30, Muharrem İnce yüzde 31.40, Meral Akşener yüzde 9.50, Selahattin Demirtaş yüzde 8.20, Temel Karamollaoğlu yüzde 2.10 ve Doğu Perinçek ise yüzde 0.50 oy alacağı tahmin edildi.

Araştırmada “Muharrem İnce, son iki haftada 10 puan yükselmiştir. Bülent Ecevit’ten sonra (1977) CHP’nin ulaştığı en yüksek oy oranı” tespitinde bulunuldu.

SONAR’ın anketine göre 24 Haziran’da “Cumhur İttifakı” yüzde 49.3, “Millet İttifakı” yüzde 39.5, HDP yüzde 10 oy alıyor.

Odatv’de yer alan habere göre, ankette AKP’nin oyu yüzde 42.2 MHP’nin ise yüzde 7.1 gözüküyor.

CHP yüzde 28.2, İYİ Parti yüzde 9.2 Saadet Partisi ise yüzde 2.1 oy alıyor.

SONAR’ın yaptığı ankette seçmenlere Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalması ve adayların Erdoğan ile İnce olması durumunda kime oy vereceklerini de sordu.

Buna göre 8 Temmuz’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı 2. tur seçiminde Erdoğan’ın yüzde 53.7, İnce’nin ise yüzde 46.3 oy alacağı tahmin ediliyor.

Anketin sonuç bölümünde şu değerlendirme yapıldı:

“Bu bulgulara göre Cumhurbaşkanlığı seçimi, 2. tura kalacaktır. Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 40’ın üzerinde bir oy oranı ile ilk turun birincisi olacağı kesindir. Araştırmada çıkan sonuçlara göre Muharrem İnce, Erdoğan ile finale kalacak isim olacaktır.”

--5 Haziran 2018--

13.30 - Erdoğan'a göre Türkiye ekonomide dünya birincisi 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’de kur üzerinden oyunlar oynandığını öne sürerken Türkiye ekonomisinin dünyada bir numara olduğunu iddia etti.

Erdoğan, Sakarya mitinginde yaptığı konuşmada “Bunlar Türkiye üzerinde oynanan manipülasyonlardır. İnşallah 24 Haziran’dan sonra bunlarla hesaplaşacağız” diye konuştu.

“İnşallah bunlara çok ciddi bir manifestoyu 24 Haziran’dan sonra biz çekeceğiz" diyen Erdoğan, "Türkiye ekonomisi tüm başlıklarda gelişmiş ülkelerden dahi çok ileri seviyededir. Dünyada bir numara" görüşünü savundu ve ekledi:

"Konuşuyorlar ekonomide şöyle oldu böyle oldu. Dinleyin dinleyin, bay Kemal burayı da iyi dinle. Sizin otomobile motomobile kafanız basmaz. 2002 yılında 91 bin adet otomobil satılan Türkiye’de, geçtiğimiz yıl 723 bin otomobil satıldı. Buzdolabı satışı neydi? 1 milyon 88 bin. Nereye çıktı? 3 milyar 107 bine yükseldi. Demek ki fakir fukara değil, eğer her eve buzdolabı giriyorsa demek ki bir refah seviyesi var. Otomobiller giriyorsa bir refah seviyesi var."

Erdoğan, bir süredir 2. Ordu Komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel üzerinden devam eden apolet tartışmasına ilişkin olarak CHP adayı Muharrem İnce'ye bu kez Demirtaş üzerinden yüklendi.

"Kendisini ziyaret ettiğin Demirtaş'a mı takacaksın o apoletleri" diyen Erdoğan, "Benim 53 tane Kürt kardeşimin Diyarbakır'da ölümüne neden olan kişi bu ülkede cumhurbaşkanı adayı. Bu Muharrem efendi gidip onu ziyaret ediyor. Bir diğeri de 'ziyaret etmek lazım' diyor. Teröristten cumhurbaşkanı adayı olmaz" ifadesini kullandı.

Öte yandan sosyal medyada gündem olan Diyarbakır mitingindeki prompter olayına ilişkin de farklı bir iddiayı öne sürdü Erdoğan:

"Geçen gün öyle diyor prompterı unutmuşum. Prompter'ın dersini veririm sana. Yanımdaki hoca akşam namazını kılmak için çıktı. Korumalar önünü kesti. Bu beni rahatsız etti. Koruma müdürümü çağırdım. Dedim bak söyle, hoca efendinin önünü kestiler. Bu benim ilim ehline gösterdiğim saygıdır Bay Kemal."

Sosyal medyaya düşen videoda Erdoğan'ın prompterinin durakladığı görülüyordu. Bu sırada korumasını çağırarak azarlayan Erdoğan, Namaza mı gidilir, dangalak" gibi ifadeler kullanıyordu.

12.30 - İYİ Parti'den Google reklamları sürprizi

Türkiye 24 Haziran erken seçimleri için artık gün sayarken siyasi partilerin reklam kampanyaları da görücüye çıkıyor.

Bunlardan dikkat çekeni, İYİ Parti'nin Google'a verdiği reklamlar...

Efe Kerem Sözeri'nin Twitter hesabından yaptığı paylaşıma göre İYİ Parti, 4 Haziran'da arama motoru Google'a bazı anahtar kelimeler üzerinden ironi yapılan reklamlar verdi.

Bunlardan biri, 'AKP' kelimesi aratıldığında ilk seçenek olarak, “Artık daha İYİ’si var” ifadelerinin yer aldığı tanıtım başlığı.

Bir başka örnek ise ilk etapta siyasi bir içeriğe götürmeyecek gibi gözüken ancak sonunda sürprizle karşılaşılan anahtar kelimeler.

Buna örnek olarak, 'İktidarsızlık' kelimesi aratıldığında "İktidar sorununa kesin çözüm" başlığıyla İYİ Parti’nin tanıtım linki karşınıza çıkıyor.

Partinin reklam verdiği diğer kelimelerden öne çıkanlar ise şöyle:

İbrahim Tatlıses: 'Doğalgaz mı bağlatacaksınız? İyi Parti'yi bekleyin.'
Boş oda: '1150 odalı kelepir saray.'
Gençler: 'Hükümetin unuttuğu yaş aralığı. Artık yalnız değilsiniz.'
İktidarsızlık: 'İktidar sorununa kesin çözüm.'
Ücretsiz VPN: 'Boşuna para vermeyin.2

12.00 - Bir cemaatten daha tercihini açıkladı

Nur Cemaati'nin kollarından Hayrat Vakfı Risale-i Nur Talebeleri Vakfı, 24 Haziran seçiminde 'Cumhur İttifakı'na oy vereceklerini ilan etti.

Oda TV'nin haberine göre cemaat, milletvekili seçimlerinde oyunu AKP'ye, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Erdoğan'a vereceğini duyurdu.

Açıklamada "Biz Hayrat Vakfı camiası Nur Talebeleri olarak küresel güçlerin, dâhili ve harici şer odaklarının ittifak ederek top yekûn tüm değerlerimize hücum ettiği bir vakitte, 'yerli ve milli', 'milletin ve ümmetin kabul edilmiş bir duası' olarak gördüğümüz Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Ak Parti’nin yanında durduğumuzu ilan ediyoruz" ifadelerine yer verildi.

Daha önce Menzilcilerin de aralarında olduğu bazı Cemaatler Cumhur İttifakına desteğini açıklarken, Nurcuların Yeni Asya Kolu Millet ittifakını destekleyeceğini söylemişti.

10.00 - Kılıçdaroğlu: Karamollaoğlu dahil hepimizin telefonları dinleniyor

Erken seçim sürecinde telefon dinleme iddiası bir kez daha gündeme geldi. Bu kez suçlama muhalefet partisi CHP’den AKP’ye.

Önce Muharrem İnce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, annesinin bazı konulardan rahatsız  olduğu yolundaki iddiasına cevap verirken “Rahatsız olduğunu nereden biliyorsun. Yalancının dik alası. Telefonlarımı mı dinliyorsun. Alışıksındır sen” sözleri ile gündeme gelen iddia CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha ciddi açıklaması ile farklı bi boyuta taşındı. 

Hürriyet’te yer alan habere göre, Çanakkale dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Eğer telefonda konuşurken bile kaygı duyuyorsak ülkede demokrasi yok demektir. Genel başkan olduğumdan beri benim ve parti yöneticilerimin telefonları dinleniyor. Bu dinlemeler bir kişiye akıyor” diye konuştu.

Erdoğan’ın kendisi için bir ara, “Ey Kılıçdaroğlu, senin nefes alışını bile biz takip ediyoruz” dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

““Türkiye bir istihbarat devleti oldu. İstihbarat örgütlerinin Erdoğan’a çalıştığı bir devlet oldu. Biz düşman değiliz ki bizi dinliyorsun sen. Bu özel bir hastalık aslında. Devleti yönetememe hastalığı ve kendi geleceğinden endişe duyma hastalığı. Temel Bey (Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu) açıkladı. Filistin dolayısıyla miting yapacaklardı. Telefonları dinlemişler, yurtdışına hemen haber veriyorlar; ‘Efendim miting yapacak muhalefet’ diye. Oradan (Londra) açıklama yaptı ‘Şu tarihte miting yapıyoruz’ diye. Düşünebiliyor musunuz?”

Kılıçdaroğlu, İnce’nin performansına ilişkin olarak da bazı değerlendirmelerde bulundu. 

“Muharrem Bey büyük başarıyla götürüyor kampanyasını” diyen CHP lideri, “Genç, enerjik, dinamik, kendisinden emin. Bu ülkenin en iyi cumhurbaşkanlarından birisi olacak. Bozan ve işlemeyen bütün çarkları hem tamir edecek hem de çalıştıracak. Türkiye’ye yeniden saygınlık kazandıracak” ifadesini kullandı.

“AK Parti artık su alıyor” diyen Kılıçdaroğlu, “Özellikle sivil toplum kuruluşları, iş dünyası, odalar, borsalar ve sendikalarla oturup konuşurken basına kapalı bölümde iktidara yönelik eleştirileri daha net ortaya koyup, bizden çözüm istiyorlar. Fikir bekliyorlar. Daha önce biz anlatırdık, dinler giderlerdi. Şimdi öyle değil. Daha aktif olmamızı, daha çok şey yapmamızı istiyorlar” görüşünü dile getirdi.

Turkey's main opposition Republican People’s Party (CHP) leader Kemal Kılıçdaroğlu shows bank receipts of money transfers to Turkish President Recep Tayyip Erdoğan's family members during a speech in parliament on Nov. 24, 2017. / CHP

09.00 - Uğur Gürses: Seçim sonrası rüyadan uyanılacak

Dolar son beş ayda yüzde 20 oranında artışla rekor kırdı. Bu artışın büyük bölümü Mayıs ayı içinde gerçekleşti. Bu artış hem tüketici fiyatlarına hem de üretici maliyetlerine yansıdı.

TÜİK'in 4 Haziran tarihli açıklamasında, Mayıs ayı tüketici fiyatı artışını yüzde 1.62 olarak açıladı. Üretici maliyet artışı ise yüzde 3.79 

Yani, 2003 yılından bu yana gerçekleşen en yüksek Mayıs artış oranı.

Hürriyet Gazetesi yazarı ekonomist Uğur Gürses, Tüketici Fiyat Endeksi'nin (TÜFE) yüzde 10, Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) ise yüzde 15 üzerinde seyrettiğini, buna bir de kurdaki artışın eklendiğine dikkat çekiyor ve ekliyor:

"Şu iki fotoğraf bize izleyen aylarda enflasyonun ne olacağını söylüyor; tüketici enflasyonunu ölçen TÜFE artışı yıllık yüzde 12.1’e, üretici enflasyonunu ölçen yurtiçi ÜFE yüzde 20.4’e çıkmış durumda. Yüzde 20’lik üretim maliyet artışından gelen yükün üreticilerce sineye çekilmesi kolay değil.

ÜFE artışı ve bu ay üzerine binecek ilave artışlar öylece kalmayacak, perakende fiyatlara yansıyarak nihai olarak tüketicinin hanesine, sofrasına ulaşacak. Anımsatalım, akaryakıt fiyatları gibi “askıda tutulan” artışlar var; seçim sonrasında ya bu zamlar yansıtılacak ya da vergisini zamanında ödeyen mükelleflerin cebinden çıkacak. Akaryakıtta ÖTV eritilerek karşılanan ve askıda tutulan zam oranın da yüzde 5 olduğunu anımsatalım."

Fiyat artışlarının yıllık yüzde 24'e ulaştığına değinen Gürses, 2008'de enerji fiyatları tavan yaptığında bile böyle bir zıplamanın görülmediğine dikkat çekiyor. 

Kur artışlarından kaynaklanacak ek yük, artan enflasyon ve fiyatlama davranışı bozukluğunun ülkeyi adım adım 2004 öncesine sürüklediğini vurgulayan Gürses, gıda ve enerji dışındaki fiyat artışının yüzde 12.64 ile son 15 yılın rekoruna ulaştığını ifade ediyor.

Gürses, tespitlerini şöyle sürdürüyor:

"TÜFE ve çekirdek enflasyonda hızla 2004’e geri döndüğümüze göre; o dönemdeki politika faizlerinin nerede olduğunu da anımsamak gerekiyor. 2004’te Merkez Bankası’nın piyasadan para çektiği ve gecelik borç alma faizinin yüzde 20-22 aralığında olduğunu anımsatalım. Bugün yükseltilmiş hali yüzde 16.50’de ve yetmiyor.

Ne yazık ki bol sermaye akımı-bol döviz likiditesi döneminde edinilen rehavet içindeki “idare ederizci” politikanın ve geç kalmanın bedelini çok ağır ödüyoruz.

Geldiğimiz yer şurası: Enflasyon-devalüasyon sarmalı eşiği. Kredi ve itibar kaybı.

Enflasyona karşı Merkez Bankası eskisi gibi davranırsa bedeli kur artışı ile ödeyeceğiz. Kur artışı enflasyonu yukarı çekiyor. Kararlı biçimde bu eğilimi ve kur beklentilerini ezmenin bedeli ise yüksek faiz.

Tüm bunlar, ülkeye sermaye akışı sürerken yüksek cari açığı göz ardı ederek faizi düşük tutma tutkusunun bedeli. Üstüne üstlük, faiz artırma zamanı geldiğinde de ilave bir puanlık artıştan kaçınırken “alevlerin sarmasını bekleyip” sonunda 3 puan, o da yetmediğinde daha fazlasına mahkum olmak.

Bu süreçte sadece Merkez Bankası’nın itibar ve güven kaybı değil, finansal kurumların ve şirketlerin de kredi itibarları hasar görmüş oldu."

ekonomi

08.30 - AKP’li yazar: ‘Böyle uyardıysa demek ki Erdoğan durumu ciddi görüyor’

Ankara’da seçim için geri sayım devam ederken gözler bir yandan cumhurbaşkanının kim olacağına çevrilirken diğer yandan da Meclis çoğunluğunun kimde olacağında.

Anketler, ittifak dışına itilen HDP’nin seçimde kilit rol oynayacağını ortaya koyuyor. Kürt seçmen seçimin kaderini çizecek bir anlamda. AKP de özellikle Doğu ve Güneydoğu’ya ayrı bir önem veriyor. Burada bir kaygı da söz konusu. En son Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır’da seçmene seslendi.

Abdulkadir Selvi, Erdoğan’ın konuşmasındaki ”Bu dava hepimizin davasıdır. Bu davaya destek verirsek beraber kazanırız. Yok destek vermezsek hepimiz kaybederiz” sözlerine dikkat çekiyor ve “Erdoğan, Diyarbakır’da şimdiye kadar pek tercih etmediği bir uyarıda bulundu” yorumunu yapıyor. Selvi, “Demek ki Erdoğan durumu ciddi görüyor” diyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Diyarbakır ziyareti sırasında verdiği mesajları sıralayan Selvi, “Hamdolsun Kürt sorununu çözmeyi başardık” sözlerine dikkat çekiyor. 

Selvi’ye göre Erdoğan, bölgede İslamcılık kartını sahaya sürdü. 

İftarda sarığıyla, cübbesiyle mollaların verdiği görüntü bunu tamamlıyordu... 

Selvi, Erdoğan’ın ”Bunların yakından, uzaktan İslam’la bir alakası var mı? Bunlar ateist, bunlar dinsiz. Kuzey Suriye’de ülkemize saldıranlar bu ülkenin dostları mı? Neymiş Kürt’müş. Onların Kürtlükle alakası yok. Onları George idare ediyor” sözleriyle PKK ile Kürtlerin arasına set çekmeye çalıştığı görüşünü savunuyor.

Supporters of Turkey's President Recep Tayyip Erdogan, unfurl his image as he gives his speech presenting his People's Alliance election strategy in Istanbul on May 6, 2018. AFP

08.00 - 'MHP krizi büyüyor, AKP gizliden yoklama çekmeye başladı'

AKP, seçim yaklaştıkça yüzde 50+1’i yakalayıp yakalayamayacağının da hesaplarını yapmaya başladı.

MHP ile ‘Cumhur İttifakı’ kuran AKP, kamuoyu araştırmalarının ekserisine göre istediğini bulamamış gibi gözüküyor.

MHP’ye oy verip Erdoğan’a oy vermeyecek bir kitlenin oluştuğu son dönemde gündeme gelirken AKP içinde de bu ittifakın ne kadar fayda sağladığı konusunda yaşanan krizin büyüdüğü konuşuluyor.

Cumhuriyet’ten Erdem Gül’ün haberine göre AKP, henüz kampanyasını başlatmayan MHP’den ittifaka ve Recep Tayyip Erdoğan’a ne kadar oy geldiğini ölçmeye başladı.

AKP anketlerle her programını planlayan bir parti olarak öne çıkarken MHP’de ise durum tam tersi. Seçim dönemleri de dahil oy oranlarıyla ilgili anket yapma geleneği bulunmuyor... 

Erdem Gül, AKP’nin sonuçları bıçak sırtı ve ikinci tur olasılığını yüksek gösteren anketlere karşı, “Erdoğan’ın ilk turda kazandığı, parlamento seçimlerinde de kendi oyunun yüzde 46 bandında olduğu” açıklamalarını yaptığını ancak AKP sözcülerinin açıklamalarında ittifak ortağı MHP’nin durumuna ilişkin bilgi bulunmamasının dikkat çektiğini söylüyor.

Bu süreçte AKP’nin ittifak ortağı hakkında bir tür “yoklama” denebilecek anketler ve ölçümler yaptığını belirtiyor Gül ve ekliyor:

“AKP ve MHP kulislerine göre 24 Haziran’da erken seçim kararı alınmadan hemen önce MHP’de başlangıçtaki büyük oy kaybı belli bir noktada durdu. Meral Akşener’in İYİ Partisi’ne partinin neredeyse yarısı oranındaki gidişten sonra MHP, az az olsa da oylarını artırmaya başladı. Ancak araştırma kuruluşlarından bu oy artışının, muhalefetten değil bizzat AKP’den geldiği bilgileri geldi. Sahadaki gözlemler de 1 Kasım seçimlerinde MHP’den AKP’ye giden ve “Ak kurtlar” diye nitelenen oylarda belli oranlarda geri dönüş olduğu bilgisini doğruladı. Dışarıdan yeni oy gelmeyip, ittifakın kendi içinde yer değiştiren oylar, AKP’de durumu anlama ihtiyacı doğurdu. Parlamentoda çıtayı, sadece kendisi için yarıdan bir fazlası olan 301 olarak belirleyen AKP , MHP’ye gidebilecek oylarla bu hedefin altında kalıp kalmadığını ölçme ihtiyacı duydu.”

Erdoğan, erken seçim kararının alındığı ilk günlerde AKP içinde cumhurbaşkanı seçiminde kendisine oy verip, partiye oy vermeyecek seçmen sorunuyla karşılaştı.

Erdoğan, bu sorunun varlığını, “Birileri bir fitne fesat kaynatıyor. ‘Oyumu cumhurbaşkanına vereceğim ama parlamentoda AKP’ye vermeyeceğim.’ Bu oyun, bu tezgah… Kimlerin olduğunu anlıyorsunuz. İnşallah bu münafıklar çetesini 24 Haziran’da hep birlikte yere gömeceğiz” diyerek ifade etti.

Ancak Erdoğan’ın kendi partisi için ifade ettiği sorunun tam tersi MHP’de yaşandı. AKP’yi “ittifak içi muhasebe” yapmaya iten bu ikinci gelişme ise bazı MHP’lilerin başlattığı, “Kendi partimize oy veririz ama Erdoğan’a vermeyiz” kampanyası oldu. Bu kampanya MHP içinde önce sessiz ve derinden yürüdü. Daha sonra MHP’de yeniden aday olmayan bazı milletvekillerince de açıklanan bu kampanyanın MHP seçmeninin yarısına yakını tarafından benimsendiği bilgileri de AKP’yi kaygılandırdı. AKP , partisine oy verip Erdoğan’a oy vermeyecek MHP’li sayısını da öğrenmek için harekete geçti.

Bahçeli’nin, AKP’nin olur vermediği afla ilgili ısrarını sürdürürken, seçim için henüz kampanyayı başlatmamış olması ve MHP’lilerin de sahada haraketli olmaması, AKP’yi ortağının durumunu ölçmeye iten bir başka neden oldu. Ancak, siyasi kulislerde ortağının performansına ilişkin ölçüm ve değerlendirme ihtiyacı duyması ilk turu riskli görmesine de bağlanıyor. Buna göre AKP , B planı olarak ikinci tur için yeni hamle hazırlıklarının değerlendirmelerini yapmak için MHP’nin durumunu yokluyor.

Turkey's President Recep Tayyip Erdogan, right, shake hands with Devlet Bahceli, the leader of opposition Nationalist Movement Party, at the parliament during its first session in Ankara, Turkey, Sunday, Oct. 1, 2017. ( Presidential Press Service, pool photo via AP)