Haz 12 2018

Son ankete göre Muharrem İnce'nin oy oranı artıyor

--12 Haziran 2018--

19:30 Mediar anketi

Mediar tarafından 8-11 Haziran tarihlerinde 27 ilde yapılan alan araştırmasının sonuçları yayınlandı. CHP için anket yapan şirketin sonuçlarına göre Cumhur İttifakı yüzde 47.68, Millet İttifakı yüzde 39.42, HDP ise yüzde 12.14 oy oranına sahip.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için ise, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yüzde 47.96 oyla önde olduğu cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Muharrem İnce partisinin oy oranını aşarak yüzde 29.88 ile ikinci sırada görünmektedir" bilgisi paylaşılıyor.

Mediar'ın anketinde ayrıca şu oranlar paylaşıldı:

 

17:17 Demirtaş’ın TRT çekimleri cezaevinde çekildi

HDP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın TRT’de yapacağı 10’ar dakikalık seçim propaganda kayıtları bugün tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi'nde yapıldı.

Diğer cumhurbaşkanı adayları dışarıda seçmenleriyle buluşurken Selahattin Demirtaş bu haktan mahrum. Demirtaş, 585 gündür Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor. Hakkında açılan davalardan bir hüküm giymiş değil, suçlama ise çözüm sürecinde yaptığı siyasi açıklamalar. HDP’nin cumhurbaşkanı adayı, avukatları aracılığıyla sosyal medya hesaplarından seçmenlerine ulaşıyor.

TRT’de 10’ar dakika hakkının kullanıp kullanılmayacağı da merak konusuydu.

YSK’nin verdiği karara göre cezaevine giden TRT ekibi, Demirtaş’ın 10’ar dakikalık iki konuşma hakkına ilişkin çekimleri gerçekleştirdi.

Çekimler, 12 metrekarelik bir doktor odasında yapıldı. Çekimler için 8-9 kişilik bir TRT ekibi görevlendirildi. Ortamın ses yalıtımı için straforlar ve odada bulunan bez paravan kullanıldı. Odanın çekime uygun hale getirilmesi 2,5 saat sürdü.

Artı Gerçek’in haberine göre, 10’ar dakikalık iki konuşma hakkı için yapılan çekimler yaklaşık 45 dakika sürdü. Demirtaş iki çekim arası bir mola vererek kıyafet değiştirdi. TRT ekibinin Demirtaş’a oldukça kibar ve saygılı davranması dikkat çekti.

Çekimler esnasında bir YSK temsilcisi de odada hazır bulundu.

15:04 Pervin Buldan: Gelin 6-8 Ekim olaylarını araştıralım

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, “Hodri meydan” diyerek 6-8 Ekim Kobani olaylarının araştırılmasını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan son günlerde HDP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ı 6-8 Ekim olayları üzerinden eleştirmeye devam ediyor.

Bu olaylarla ilgili Demirtaş hakkında açılan bir dava olmamasına rağmen Erdoğan, olaylarda yaşamını yitirenlerden dolayı Demirtaş’ı suçlamaya devam ediyor.
Edirne Cezaevi’nde bulunan Selahattin Demirtaş geçtiğimiz günlerde avukatları aracılığıyla gönderdiği mesajda Erdoğan’a bu iddiasını ispatlamaya davet etti.

Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Pervin Buldan da benzer çağrıda bulundu.

Buldan, seçim çalışmaları kapsamında Antep’i ziyaret etti. Partisinin düzenlediği halk buluşmasında konuştu. Buldan, 6-8 Ekim Kobani olaylarında Antep’de beş kişinin öldürüldüğünü hatırlattı ve devam etti:

“Bunların sorumlusu olan AKP ve devlet bunların açığa çıkmasını engelledi. Bu gün bize ve Demirtaş’a saldırmalarının sebebi budur. Biz katliamlar açığa çıksın diyoruz. Recep bey Selahattin Demirtaş’ın 6-8 Ekim olaylarında yaşamını yitirenlerin kanının eline bulaştığını söylüyor. Buradan hodri meydan diyoruz. Kuralım bir komisyon 6-8 Ekim olaylarını araştıralım.”

Kobani düşmediği için AKP’nin planlarının suya düştüğünü vurgulayan Buldan, Kobani’nin düşmesine izin vermeyen Kürtlerin, AKP’yi düşüreceğini belirtti.

Pervin Buldan

14:43 Erdoğan’dan Demirtaş’a “terörist başı” suçlaması

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan partisinin Eskişehir mitinginde konuştu. CHP’nin adayı Muharrem İnce ile HDP’nin tutuklu adayı Selahattin Demirtaş’a yönelik eleştiri ve suçlamalarını sürdürdü.

Erdoğan, Muharrem İnce’nin coşkulu geçen dünkü Diyarbakır mitingini hatırlattı ve “Diyarbakır'da miting yaptı, istihbarattan aldığım bilgiye göre katılanların hepsi HDP'li. Hakkari'de hiç Türk bayrağı yoktu. Şimdi ders almışlar ama önlerde başka bayraklar var. Söyle bana arkadaşını, söyleyeyim kim olduğunu. İnce'nin terör koridoruyla ilgili fikrini öğrenmek isteriz. Belki o arada Demirtaş da Edirne'de ne konuştuklarını söyler, onu da öğreniriz” dedi.

Erdoğan konuşmasında Demirtaş’ı “terörist başı” suçlamasında bulundu, şöyle dedi:

“Artık bu kadar geyik yeter. Ben şimdi buradan Bay Muharrem'e bir takım sorular sorayım. Mesela bu zat Türkiye'nin terörle mücadele konusunda ne düşünüyor? Terörist başını Edirne Cezaevi'nde ziyaret eden bir kişiden ne bekleyebilirsiniz? Düşünün 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra ‘dökülün sokaklara’ diyerek, 53 kardeşimizin Diyarbakır'da ölümüne neden olan bu değil mi? Bu kişi düşün bu cumhurbaşkanı adayı olarak bu milletin karşısına çıkıyor. Bay Muharrem de onu ziyaret ediyor. Askerlerimize, komutanlarımıza olan hakaretlerinden ne düşündüğü ortadadır.”

Tayyip Erdoğan, konuşmasında “Bay Muharrem’e fazla yüklenmeyelim. Genel başkanı tüm seçimleri kaybetmiş, bu da ona her seçimde kaybetmiş. Seçimlerden birinci çıkamazsan siyaseti bırakacağım diyebiliyor musun? Söz ver de Kemal Bey bir rahatlasın yav” ifadelerini de kullandı.

14.00 - Muharrem İnce: Bu iş tamam! Zafer sarhoşluğu yok

Seçim kampanyasının son mitingini Kayseri'de düzenleyen CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, seçilmesinin kesin olduğunu iddia ettiği açıklamasında, "Bu iş tamam, sadece şımarıklık yok, zafer sarhoşluğu yok, görev yapma var. Göreceksiniz halk tipi bir cumhurbaşkanınız olacak" ifadelerini kullandı.

Seçim konuşmaları sırasında insanlara yalan söylemediğini belirten İnce, mitinge HDP'lilerin, AKP'lilerin de katıldığını söyledi ve 81 milyonu kucaklayacaklarını belirtti. 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın vaat ettiği, 'millet kıraathaneleri' ile ilgili de konuşan İnce, teknolojinin son sürat ilerlediği bir dünyada kıraathane açma ve bedava kek dağıtma önerisinin saçma olduğunu kaydetti.

İnce konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dünya büyük bir değişim yaşıyor artık bilgi önemli, bir kural var. 2020’den sonra bu kullandığınız bilgisayarların hiçbiri kullanılmayacak. Üretemiyoruz, 10 sene sonra sürücüsüz arabalar olacak, herkesin gen haritası çıkarılacak, 3 boyutlu televizyonlar gelecek. Robotlar olacak. Uzay turizmi gelecek. İnsanlık ayda ve marsta maden arayacak… Bizimki de her mahallede bir kıraathane açacak. Dünya bu noktalara giderken Türkiye’yi 16 yıl yönetmiş bir kişi her mahalleye kıraathane açacak.. Kekler bedava.. Peki akşam yemeği ne olacak? Usta diyoruz ya meğer ustaymış ‘kek ustası..’

Bir şeyi soracağım, sadece ekonomi konuşacağız. Kayseri’den dünyanın oyunu alıyorsun gerçi bu sefer alamayacak. Eyy Muharrem bana bak diyorsun. Ben sana bakamam çünkü devlet sana bakıyor zaten ayrıca sen de yakınlarına bakıyorsun .Ben fakir fukaraya bakıyorum sana bakamam. Kayseri’den açıklıyorum, sayın Erdoğan, intikam yok. rövanş yok.. Türkiye’yi ayağa kaldıracağız. Bunu her yerde görüyorum. Türkiye’nin bir hukuk devletine ihtiyacı var.

Danıştay üyesi benim aleyhimde tweet atıyor. Cumhurbaşkanı seçildiğimde hiçbir hakim hiçbir savcı benim rakiplerime söz söyleyemeyecek. Eğer yüksek yargıçlar cumhurbaşkanı gelince ayağa kalkıyorsa işini yapamaz. Türkiye’yi saygın bir hukuk devleti yapacağız.

1926 savaştan çıkmışsın. Kayseri’ye bir fabrika kuruluyor. Uçak fabrikası 200 tane uçak yapılıyor. Ama bugün Türkiye’ye uçak aldık ABD’den. Kamu İhale Kanunu’nu nasıl değiştirip yandaşlarına nereden kaynak aktardıysan ordan bulacağım. Erdoğan saraylı ben milletin evladıyım.

Erdoğan örtülü ödenek, hazine onda devletin uçakları onda. Ben sizin bağışlarınızla kampanya yapıyorum. Tünelin ucunda ışık görüldü de yakıt bitmesin biraz daha ateşleyin. Helal edin ama sonra açıklayacağız.

muharrem ince

14.00 -  Meral Akşener'den AKP'ye: Dokunulmazlığım yok, gereğini yapın yapmazsanız şerefsizsiniz

İYİ Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, Malatya'da partililere seslendi ve hakkında 'FETÖ'den talimat alıyor' diyen Başbakan Binali Yıldırım'a yanıt verdi.

İddialara tepki gösteren Akşener, "Buradan söylüyorum milletten başka kimseden talimat almadım. Bu ülkenin itibarını iki paralık ettiniz. Oturduğunuz yerden bana iftira atacağınıza gereğini yapın. Erdoğan'a da söylüyorum. Bir ülkenin başbakanı boş boş konuşmaz. Burada Malatya'dayım dokunulmazlığım da yok gelin gereğini yapın. Gereğini yapmayan namussuz, şerefsizdir" diye seslendi.

İYİ Parti'den korktukları için seçime girmelerini engellemeye çalıştıklarını söyleyen Akşener, bütün engelleri aştıklarını belirtti ve seçime kendileri kadar hazırlanan başka kimse olmadığını iddia etti. 

Akşener'in konuşmasının satırbaşları şöyle:

"Malatyalı bir profesör arkadaşımdan aldığım bilgiyi paylaşıyorum. Malatya’da 2 milyona yakın kayısı ağacının kesildiğini duydum. Yüz yıllardır kayısının yetiştirildiği, adının kayısı ile anıldığı bir kentte bu kadar ağacın kesilmesi çok vahim. Neden kesiliyor? Çünkü zarar ediyor. Size söz veriyorum kayısı üretiminde zarar etmeyeceksiniz.

Malatya'da kayısı dışında en büyük problem genç işsizliği. Şırnak'tan, Edirne'ye tüm annelerin sorunu çocuğunun işsizliği. 453 milyar dolar borç alındı. 70 milyar dolar özelleştirme oldu. 2 trilyon dolar vergi alındı ceplerinizden. Soru şu bu para nereye gitti? Sizin cebinize giren bir şey var mı? Fabrikalar kuruldu mu?

Fabrikalar kapatıldı, kayısı ağaçları kesiliyor. Gençler işsiz. Çok güçlü kadrolar hazırladık. Ciddi projeler hazırladık. Öyle çılgın projeler değil. Ben bunları söylediğim zaman hemen ‘kaynak’ nerede diyorlar. Ceplerinden alacağım. 28 Şubat'ta tankların karşısında durmuş beni, sizin çöp kamyonlarınız mı durduracak!

Önce gençlerin iş bulmasını sağlayacağız. Yıllık 50 milyon dolar yatırım yapıp her yıl fabrika kuracağız. 5 yıl içinde işsizlik oranını yüzde 5’lere 6’lara kadar düşüreceğiz. İşsizliği düşürene kadar işsizlik gençlerimize aylık 500 lira maaş vereceğiz.

Kadınlarımızın özellikle de tarım sektöründe çalışan kadınların sigortalarını devlet verecek. Biz bunları söylediğimizde kaynak nerede diyorlar.

Birinci kaynak: Bugüne kadar çalıp cebinize doldurduklarınızı geri alacağız.

İkinci kaynak:  Yıllık 8 milyar lira tutan araba kiraları var. Gelini, kızı, damadı biniyor. Onlara inin arabalardan diyeceğim. Vatandaşın parasıyla bakan çocukları lüks içinde yaşamayacak

Üçüncü kaynak:  Devlet satın almalarını tek çatı altında toplayıp yüzde 10 tasarruf elde edeceğiz.

Dördüncü kaynak: Başbakan durup dururken ‘Meral Akşener TİKA ve AFAD’ı kapatacak’ dedi. Ben öyle bir şey demedim. Biz bu kurumları denetleyeceğiz dedik. Sonra ben bunlar neden bu kadar hopladı diye merak ettim bu kurumları araştıralım dedim. TİKA yıllık 8 milyar dolar harcama yapmış. Ve bu para sizin milletin cebinden çıkmış. Ne yapmışlar bu parayla? Mugadişu’ya yol yapmışlar, Tanzanya’ya okul yapmışlar. Milletine harca o parayı.

Sonra utanmadan benim FETÖ’den talimat aldığımı söylediler. Buradan söylüyorum milletten başka kimseden talimat almadım. Bu ülkenin itibarını iki paralık ettiniz. Oturduğunuz yerden bana iftira atacağınıza gereğini yapın. Erdoğan’a da söylüyorum. Bir ülkenin başbakanı boş boş konuşmaz. Burada Malatya’dayım dokunulmazlığım da yok gelin gereğini yapın. Gereğini yapmayan namussuz, şerefsizdir .

Beşinci kaynak: TRT yılda 2 miyar lira harcıyor TRT’yi özelleştireceğim. İsrafa son vereceğim. Devlet parası ile miting yapıp kibirle caka satmaya son vereceğim. Ahlak yasasını çıkaracağım kimse rüşvet lamaya, yolsuzluk yapmaya ödü kopacak.

Şimdi 65 milyar dolarlık bir yatırım var Kanal İstanbul. O para nereden bulunacak. Gence kaynak yok oraya kaynak var. Bu para cebinizden çıkacak ve bir yandaşa verilecek. Siz de bunu ödeyeceksiniz. İstanbul'a köprü tüp geçit yapıldı sahibi yandaş şirket. Parasını buradakiler de ödüyor.

Bir de şehir hastaneleri var. Müşteri diyorlar size Sayın Erdoğan diyor ki, “hastanelerin müşterileri artacak” günahtır be sizlerin hasta olmasını istiyorlar. Bir de kahve projesi çıktı. Çılgın proje. Koskoca Cumhurbaşkanı diyor ki ‘millet kıraathanesi' kahve kahve. Bir çay bir kek bedavaymış. Bunlar sizlerle alay etmek, küçümsemektir. Böyle olduğunu birebir görüyorsunuz."

meral akşener

11.00 - Demirtaş'tan sesli mesaj

HDP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, sosyal medyadan seçmene seslenmeye devam ediyor. İlk mitingini Twitter'dan gerçekleştiren Demirtaş, bu kez de sesli mesaj yolladı.

HDP'li Ziya Pir'in Twitter'dan yaptığı paylaşımda Demirtaş, "Herkesin içi rahat olsun. Biz burada çok moralliyiz, sağlıklıyız, kendimize bakıyoruz. Dışarıdan gelen haberlerle daha da coşuyoruz" diyor. 

10.00-  Seçimde son sözü onlar söyleyecek

Seçimlere günler kala, seçmenin bir bölümü hala kararını vermiş değil. Ya da uzmanlara göre, 'yalan söylüyor.' 

Kamuoyu araştırma şirketleri art arda anketler yayınlarken, 1 Kasım seçimlerindeki yanlış tahminlerin tekrar etmemesi adına daha dikkatli hareket edilse de, görüşünü gizleyen ya da hala kararsız olan yüzde 10'luk kitlenin seçimlerin kaderini belirleyeceği ifade ediliyor. 

DW Türkçe'nin haberine göre, uzmanlar bu kararsız kitlenin suskun kalmayı seçtiğine dikkat çekiyor.

Türkiye'nin 'kader' seçimi olmasının ötesinde, bu seçimler kamuoyu araştırma şirketleri tarafından da önemli çünkü 1 Kasım'da hemen hiçbir anket şirketi doğruya yakın tahminler ortaya koyamamış ve eleştirilmişti. 

Bu da bu şirketlere duyulan güveni zedelerken, Metropoll şirketinin yayınladığı Türkiye'nin Nabzı anketinde, Erdoğan'ın oy oranı yüzde 45.9 olarak açıklandı.

CHP'nin adayı Muharrem İnce'nin oy oranı ise yüzde 20 olarak tahmin edildi. Cumhur İttifakı'nın oy oranı yüzde 46.5, Millet İttifakı'nınki ise yüzde 34.8 olarak açıklandı.

Metropoll Araştırma Şirketi sahibi Prof. Dr. Özer Sencar'a göre, araştırma şirketleri hatayı siyasi parti beklentilerine göre sonuç açıklamakta yapıyor. Korku atmosferi nedeniyle kimi seçmenin tercihlerini açıklamadığına dikkat çeken Sencar, kimin seçimin kazananı olacağı yönündeki soruya ise, Erdoğan'ın ikinci turda seçileceği yanıtı ile karşılık veriyor.

SONAR Araştırma Şirketi sahibi Hakan Bayrakçı da, OHAL ve KHK'lar nedeniyle insanların gerçek düşüncelerini açıklamaktan kaçındığı görüşünü paylaşıyor. Bayrakçı, “Bu alandaki tecrübemle söyleyebilirim ki, yüzde 8-10 arası bir seçmen, bizlere doğruyu söylemiyor. Sahadan aldığımız izlenim bu yönde” diye konuşuyor.

anket

07.45- Selvi, İnce’ye işaret etti: ‘Seçmende ilginç kaymalar söz konusu’

Seçim 12 gün gibi kısa bir süre kaldı. Herkesin dilinde ortak bir söylem var. 24 Haziran seçimi, belki de Türkiye tarihinin en heyecanlı seçimi olacak. 

İktidar ilk defa ciddi anlamda savunma pozisyonuna geçerken muhalefet rol belirleyici aktör olarak sahda yer alıyor. CHP’nin adayı Muharrem İnce ise performansıyla oylarını yükseltmeye devam ediyor kamuoyu araştırmalarına göre. AKP’li yazar Abdulkadir Selvi de, “24 Haziran gecesi belki de uzun süredir ilk kez nefes nefese izleyeceğimiz bir seçim olacak. Seçimlere 12 gün kala seçmen eğilimlerinde ilginç kaymalar söz konusu” diyerek İnce’nin potansiyeline işaret ediyor.

“24 Haziran seçimlerinde başarılı bir çıkış yakalayan Muharrem İnce ise, son düzlüğe girerken CHP’nin sosyolojik sınırını aşmış durumda” diyen Selvi, “CHP’nin her seçimde takıldığı yüzde 25 sınırını aşan İnce’nin seçmenlerle sağladığı diyalog, ortalama Türk vatandaşının anlayacağı dili kullanması, Erdoğan’la polemiğe girmesi, dinle, dindarlarla, başörtüsüyle bir sorununun olmaması nedeniyle yükselişini sürdürüyor” görüşünü dile getiriyor ve ekliyor:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan vurdukça Muharrem İnce yükseliyor. Muharrem İnce’nin bagajının olmaması nedeniyle Erdoğan’ın kullanabileceği bir açık vermiyor.”

Selvi, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ibrenin Erdoğan’dan yana gibi gözükmesine karşın milletvekili seçiminde kritik eşikler olduğuna dikkat çekiyor. Buna göre ‘Cumhur ittifakı’ açısından yüzde 45, ‘millet ittifakı’ için yüzde 38 ve HDP için yüzde 10 sınırları aşılmış değil, milletvekili seçiminde psikolojik eşik sürüyor, bıçak sırtı bir durum söz konusu. 

Selvi’ye göre Erdoğan, AKP seçmeninin yüzde 99’unun oyunu alıyor. Muhafazakâr kesimde AK Parti’ye oy vermeyeceğini söyleyen seçmen dahi, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a oy vereceğini söylüyor. O nedenle Erdoğan ile AK Parti oyları arasında bir makasın olması bekleniyor. Erdoğan’ın ilk turda seçilmesinin önünde bir engel gözükmüyor. Meclis’te ise MHP etkisi ittifakın lehine gelişiyor. ‘Cumhur ittifakı’ MHP’nin katkısıyla Meclis’te çoğunluğu sağlıyor.

Meral Akşener’in ise düşüşte olduğunu söylüyor. İnce yükselirken, Akşener geriliyor...

HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın cezaevinde olması ise Kürt seçmende bir motivasyon sağlıyor Selvi’nin aktardığına göre:

“HDP’nin baraj sorunu sürerken Demirtaş’ın böyle bir sıkıntısının olmadığı gözleniyor. Selahattin Demirtaş ile eşi Başak Hanım’ın yürüttüğü iki kişilik kampanya ise siyasette yeni bir Bülent-Rahşan Ecevit profilini yansıtıyor.”

Muharrem İnce

07.30 - Uzmanlar FT’ye konuştu: Erdoğan Kandil'de yalan mı söylüyor?

Bir süredir dillendirilen PKK mevzilerinin bulunduğu Kandil’e yönelin harekatla ilgili pazartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kandil ve Şengal’e operasyon başlattık. 20 uçakla 14 önemli noktayı, silah depolarını yok ettik" açıklaması geldi.

Ancak İngiliz Financial Times (FT) gazetesine konuşan uzmanlar, sahada Kandil'e operasyonun başladığına işaret edecek askeri koşulların henüz oluşmadığını söylüyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre FT haberinde, Erdoğan'ın Kandil'e harekat başlattıklarını ilan etmesi, 24 Haziran seçimleri öncesi "milliyetçi oyları kazanmak için bir taktik" olarak niteleniyor.

Laura Pitel imzalı haberde, “Erdoğan, Suriye sınırındaki PKK ile bağlantılı Kürt grupları Afrin'den çıkardığı gibi Kandil'deki 'terör bataklığını da kurutacağını' söylüyor. Ancak askeri uzmanlar zorlu dağlık bölgede etkin bir operasyon başlatabilmek için gereken sayıda kara birliklerinin sahaya geldiğine ilişkin herhangi bir işaret görmediklerini kaydediyor” ifadelerine yer veriliyor.

FT'ye ismini vermeden konuşan Batılı bir askeri yetkili, bölgede tempo giderek artmış olsa da, birliklerin büyük çaplı bir operasyon için gerekli olan yaklaşık 10000 asker sayısına ulaşmadığını, 1000 civarında asker bulunduğunu söylüyor ve ekliyor:

"İçimden bir ses Erdoğan'ın milliyetçi oyları almak için her şeyi yapabileceğini söylüyor. Düşmanın onlarca yıldır hazırlık yaptığı bu dağlık bölge, büyük bir risk olurdu."

Kandil’e yönelik geniş çaplı bir operasyonun Bağdat'ı da kızdırma riski barındırdığını söyleyen yetkili, Irak Başbakanı Haydar el İbadi’nin “Irak'ın egemenliğine de saygı duyulması" uyarısını ve “Türk siyasetçileri seçimlerden önce gerilimi canlandırmakla suçlamasını” hatırlatıyor.

Kandil

07.00 - AKP’li yazar kaygıyı açığa vurdu: Bu, son bayram olmasın

Türkiye’de rejimin de değişeceği erken seçim için 7 Haziran benzetmesi yapılırken kısa bir zaman önce “Dikkat! Her ‘7 Haziran’ın ‘1 Kasım’ı olmayabilir” uyarısıyla gündeme gelen Star gazetesi yazarı Nuh Albayrak, bu kez de “Bu seçimin en büyük riski de okulların kapanmasıyla, uzun bayram için memlekete gidenler, tatil planını ertelemeyenlerdir. Bayramlarımızı zehir eden karanlık günleri unutmayın ki bu, ‘son bayramınız’ olmasın” diye yazdı.

İktidar, bir baskın seçimle 24 Haziran’da Türkiye’yi sandığa götürme kararı alırken muhalefeti de hazırlıksız yakalama yolunda bir hamle yaptı. Ancak daha önceleri oyun kurucu olarak kuralları belirleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefet cephesinden gelen üst üste hamlelerle sürpriz yaşadı.

Önce İYİ Parti’ye CHP’li 15 vekil transferi ardından Abdullah Gül’ün ortak adaylığının gündeme gelmesi AKP yerine muhalefetin gündem belirlediği bir süreci ortaya koydu. 

Seçim anketlerinin ekserisi de ‘Cumhur İttifakı’nın yüzde 50’ye ulaşamadığını, seçimin ikinci tura kalacağını söylüyor.

AKP’li yazarlarda ise son dönemde Meclis çoğunluğunun kaybedilebileceği yönünde kaygı mesajlarının yer aldığı yazılar revaçta. Abdulkadir Selvi’den Hilal Kaplan’a birçok kalem kararsızların oranının yüksekliğine ve ekonomideki kötü gidişata dikkat çekeren seçmeni ikna etmenin gerektiğini söylüyorlar. Son günlerde de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da “Rehavete kapılmayın, sandığa gidin” çağrısının ardındaki kaygı gündemde.

Nuh Albayrak, son yazısında 28 Şubat döneminden bazı hatırlatmalar yapıyor. “Bunlar o kadar gerilerde kaldı ki, neredeyse yaşanmamış gibi oldu” diyen Albayrak, “Başörtülülere ayarlı mayın tarlası, anlamına gelen ‘kamusal alan’da başörtüsü artık o kadar sıradanlaştı ki, özellikle yeni kuşaklarımız, bu ortamın ‘doğuştan’ olduğunu zannetmeye başladı. Hatta ‘tesettür modası’ ve bazı tesettürlülerin şaşırtan yaşam tarzı, çok zor ulaştığımız bu nimetleri yozlaştırmaya bile başladı” görüşünü dile getiriyor ve ekliyor:

“Çoğumuz ‘Verilen hak geri alınmaz’ masallarına inanarak, o karanlık günlere artık asla dönmeyeceğimizi zannediyor ama çok yanılıyor. Bizler kavuştuğumuz bu ortamın verdiği rehavetle kendimizden geçmiş olabiliriz ama yıllar boyunca bize; kendi ülkemizde ‘parya’ muamelesi yapanlar hiç alışamadı. Sadece dişlerini sıkarak ‘şartların değişmesini’ bekliyorlar. Milleti kandırıp yetkiyi ellerine geçirdikleri gün yapacaklarının hayaliyle yaşıyorlar.”

Muhalefeti “şer cephesi” olarak niteleyen AKP’li yazar, içinde taşıdığı kaygıyı son paragraflarında açığa vuruyor.

Ona göre bu kaygı, seçimlerde nükseden bir hastalık...

“Meslek odalarında yıllardır; iyi organize olmuş yüzde 20’ler, boş vermiş yüzde 60’ları yönetmektedir” diyor önce Albayrak. Ardından da “Bu seçimin en büyük riski de okulların kapanmasıyla, uzun bayram için memlekete gidenler, tatil planını ertelemeyenlerdir” mesajını veriyor.

AKP’li seçmene uyarıda bulunan Albayrak, seçimin kaybedilebileceği yolundaki endişesini ise “Bayramlarımızı zehir eden karanlık günleri unutmayın ki bu, ‘son bayramınız’ olmasın” ifadesiyle dile getiriyor.

Election posters of Turkey's President Recep Tayyip Erdogan and his ruling Justice and Development (AKP) Party in Istanbul, Wednesday, June 6, 2018. (AP)

 

00.30 - Erdoğan'dan OHAL'e şartlı neşter

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 20 Temmuz 2016'da ilan edilen Olağanüstü Hal'e ilişkin olarak "24 Haziran'dan sonra biz OHAL'e şöyle bir neşter vurabiliriz ama herhangi bir sıkıntı olduğu anda da OHAL tekrar getirilebilir" dedi.

TGRT Haber canlı yayınına katılan Erdoğan, S-400'lerle ilgili olarak da "S-400'leri kusura bakmasınlar alıp da ambara koyacak halimiz yok, yeri geldiğinde gerekli şekliyle S-400'leri kullanacağız. Bu savunma sistemlerini kullanmayacağız da ne yapacağız? Yine ABD'nin eline mi bakacağız?" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Muharrem İnce'nin Diyarbakır'da düzenlediği mitingle ilgili olarak, "Sen kalkıp Selo, Selo, Selo, onların bağırması çağırması altında miting yapıyorsun" yorumunu yaptı.

Erdoğan, kendi mitingine 35 bin kişinin, İnce'nin mitingine ise 10 bin kişinin katıldığını iddia ederek, "Mitinge katılanlar CHP'li, HDP'li miydi? Benim aldığım bilgiler, tamamına yakını HDP'liydi" dedi.

erdoğan

--11 Haziran 2018--

11:59 HDP Eş Genel Başkanı Temelli İzmir'de

HDP Eş Genel Başkanı İzmir’de seçmenlerle buluştu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Niğde’de yaptığı konuşmada “Kandil’e operasyon başlattık” sözlerine cevap veren Temelli, “Seçim yaklaşıyor ve 7 Haziran’a giderken uyguladıkları taktikleri yine hayata geçirmeye başladılar. Yine savaş söylemi yine düşmanlık yine insanları birbirine düşürme gayretindeler. Tıpkı 7 Haziran ve 1 Kasım’da yaptıkları gibi. Şimdi de aynısını Kandil üzerinden hayata geçirmeye çalışıyorlar. Bugün Kandil’de yetmemiş gibi bu onurlu halkın evladı Demirtaş’ı idam ile tehdit ediyor. Değil idam ile ne ile tehdit edersen et asla boyun eğmeyeceğiz. İçerde dışarıda asla bu tehditlere pabuç bırakmayacağız. Diz çökmeyeceğiz. Demirtaş da dün olduğu gibi bugünde dimdik karşılarında durmaya devam ediyor. Dün söylediğini bugün de söylüyor. ‘Seni başkan yaptırmayacağız’” ifadelerini kullandı:

“Erdoğan tehditler savurarak, insanları birbirine düşman ettirmeye çalışarak ve yalan söyleyerek 3 oyun peşine düşmüş” diyen Temelli, şöyle devam etti: “HDP’nin 80 vekilini kaçıracak ve böylece parlamentoda çoğunluğu sağlayacak. İki turu da garantileyecek. Bunu engellemenin yegâne yolu 24 Haziran’da sandığa giderek oyumuza, irademize, geleceğimize, kendimize, Demirtaş’a sahip çıkma zamanıdır. Buraları yağmaladılar. Kentsel dönüşümün en fazla olduğu yer İzmir İşte Efem Çukuru. İnsan sağlığının ne hale geldiğini nasıl insanların kanser edildiğinin en bariz örneğini bizzat burada yaşıyoruz. Burada görüyoruz. Her yer termik santral. Her yerde savaş politikaları sürdüren bir iktidar anlayışı. Bugün yine çıkmış Niğde’de ‘ne güzel’ diyor. ‘SİHA’lar ve İHA’lar var. Bu sayede artık savaş gücümüz yükseldi.’ Kim üretiyor. Damadı. Kendi damadı zengin olsun diye bu ülkeye dayattıkları tek politika savaş politikasıdır.”

18:52 Erdoğan’dan meydanlara İnce fırçası

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muharrem İnce ile ilgili meydanlara sorduğu “Bu çırak anlar mı bunlardan” sorusuna 'evet' yanıtı alınca sinirlendi.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Niğde’deydi. Partisinin seçim mitingine katıldı, AKP'lilere seslendi, hedefinde yine CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce vardı. Erdoğan, İnce’ye “Çırak” diye hitap etti, yine hedefine koydu. Otoyolları yaptıklarıyla ilgili anlattığı konuşması sırasında Muharrem İnce’yi kastederek, “Bu çırak anlar mı bu işten?” diye sordu. Meydanların güçlü bir şekilde “Evet” yanıtı geldi. Erdoğan sinirlendi, “Ne alakası var? Anlamaz” diyerek tepki gösterdi.

16:31 Pervin Buldan: AKP düştü, düşecek

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kobani düştü, düşecek" sözlerine atıfta bulundu ve "Şimdi buradan söylüyorum AKP düştü, düşecek. Az kaldı, sabredeceğiz, 13 günümüz var" dedi.

Pervin Buldan seçim çalışmaları kapsamında Urfa'daydı. Konuşmasında 16 yıllık AKP hükümetinin ülkeye zulüm, kan ve gözyaşından başka bir şey getirmediğini söyledi. Buldan, "24 haziran tarihi artık buna son vereceğimiz bir tarih olacaktır” dedi.

Pervin Buldan

Pervin Buldan, Suruç, Ankara, Roboski, Ankara katliamlarını hatırlattı ve devam etti:

"Unutmayacağız, unutturmayacağız. İşte Suruç katliamı aydınlanmadığı için hemen arkasından Ankara katliamı gerçekleşti. Ankara katliamı aydınlatılmadığı için bugün hala bu ülkede katliamlar yaşanıyor. HDP olarak söz veriyoruz, toprağın altına düşen her bir canımızın her bir evladımızın hesabını AKP hükümetinden soracağız."

HDP eş genel başkanı Pervin Buldan, “13 gün sonra AKP zihniyetinden de, Recep Tayyip Erdoğan'dan da kurtulmanın zamanı gelecek. Hep birlikte göndereceğiz onları” ifadelerini kullandı.