Nis 30 2018

Y. Şafak'ta ‘28 Şubat operasyonu Saadet’e de dokunacak’ yazısı

28 Şubat davasına ilişkin açıklanan kararlarda müebbet hapis cezaları yağarken işin ikinci perdesinin sivillere yönelik devam edeceği haberleri bir süredir iktidar medyasının manşetlerinde dolanıyor.

103 sanığın yargılandığı davada, eski Genelkurmay Başkanı emekli İsmail Hakkı Karadayı ve Genelkurmay 2. Başkanı emekli Çevik Bir ile dönemin YÖK Başkanı Kemal Gürüz’ün de aralarında bulunduğu 21 sanığa müebbet hapis cezası verilmişti.

Son olarak 28 Şubat sürecine ilişkin olarak “sivil ayak” olarak tanımlanan yeni bir soruşturma dosyası açıldığı basına yansımıştı.

Yeni Şafak yazarı Bülent Orakoğlu, bugün işin muhafazakar camiadaki tarafına bakan yönünü ele aldı. 

Milli Görüş çizgisindeki Saadet Partisi’ne bazı sızmaların olduğunu ima ederek 28 Şubat operasyonunun partiyi de vuracağını öne sürdü. 

Orakoğlu, "28 Şubat’ın sivil ayaklarına yapılacak gözaltılarda DHKP/C ilişkileri ortaya dökülürken sanırım Saadet Partisi’ne sızmalar da deşifre edilebilecek" derken, "Bu nedenle operasyonların seçim öncesinde yapılması bir hayli önemli" ifadesini kullandı.

"Saadet Partisi’nin tarlası da sürülmüş" diyen Orakoğlu, Saadet Partisi’nin düzenlediği ‘Erbakan Ödülleri ‘programında Uğur Dündar gibi bazı isimlerin ödül almasını eleştirerek, “28 Şubat darbe sürecinde darbecilerle işbirliği yapan bazı gazetecilerin törene çağrılması ve bu kişilere plaket verilmesi ’Erbakan Vakfı’’ ve kamuoyunda büyük tepki gördü" iddiasını öne sürdü:

“Erbakan Ödülleri programına çağrılan gazetecilerden Uğur Dündar ve Ruşen Çakır’ın 28 Şubat Darbesi’nde darbeci askerler ile birlikte hareket ederek Erbakan düşmanlığı yaptığı İslam karşıtı söylemleriyle mütedeyyin dindarlara psikolojik harekat uyguladıklarına yönelik kamuoyunda ve medyada güçlü algı mevcut olduğu için bu yazarlara medya ödülü verilmesi çeşitli kesimlerce tepkilere neden oldu. Erbakan hocanın kemikleri sızlatılacak şekilde rencide edildi. Üstelik 28 Şubat’ın asker sanıklarına darbe suçundan 21 müebbet verilmesi sonrasında medya ayağı başta olmak üzere diğer sivil ayaklarına yapılacak operasyonun arifesinde bu ödüller hoş olmadı doğrusu. Zira Uğur Dündar’ın 28 Şubat CUNTA’sının darbe sürecinde ödüllendirdiği 40 gazetecinin içinde bulunması yaptığı programlarla masum insanların hayatlarında silinmeyecek ölümcül izler bırakması ideolojik ve ticari çıkarlara dayalı olarak kitleleri manipüle haberlerle yanıltan yönlendiren programlar yapmasının hesabını şüphesiz yargı önünde verecek. Bu iddialar Uğur Dündar ile birlikte Kanal D’de yayımlanan ‘’Arena’’programının yapım yardımcısı ve muhabirliğini yapan 28 Şubat Süreci’nde Medya adlı kitabın yazarı Nuraydın Arikan’a ait. Bizzat 28 Şubat Süreci boyunca anti-demokratik CUNTA lehine yayınlar yapan bir televizyonun ve ‘Arena ‘programının bizzat mutfağında bulunmuş bir üniversitede yüksek lisans tezi olarak hazırlanmış tamamen kaynaklara dayalı tümüyle objektif bir eser. Kitabın en önemli bölümünde ise Uğur Dündar’ın süreç içinde yaptığı “Arena” programları tek tek ele alınıp inceleniyor. 3 Ekim 1996 - 12 Haziran 1997 tarihlerini kapsayan yayın dönemine ait toplam 30 programın ve aynı tarihlerde anti-demokratik yayınlar yapan Hürriyet gazetesinde yazdığı bir dizi köşe yazısının ayrıntılı bir şekilde ele alındığı bu bölümde birbirinden ilginç (hatta ilgilisinin foyasını ortaya çıkaran yüz kızartıcı) ayrıntılar bulunulduğu iddia ediliyor.”