Amanda Paul: Türkiye altı kriteri yerine getirse bile vizesiz seyahat çok zor

Ekonomik kriz yaşayan Türkiye, bir süredir ‘küs’ olduğu Avrupa Birliği ile ilişkilerini canlandırmaya çalışıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu çerçevede protestolar eşliğinde ziyaret ettiği Almanya’da vizesiz seyahat için kalan altı kriterin süratle yerine getirilmesi için çalışmalara başlanacağını ifade etti.

Ancak uzmanlara göre altı kriter yerine getirilse bile vizesiz seyahatin kısa sürede gerçekleşmesi çok zor.

Brüksel’de bulunan önemli düşünce kuruluşlarından Avrupa Siyaset Merkezi’nin (EPC) Türkiye uzmanı Amanda Paul’a göre vizesiz seyahatin uygulanması bütün kriterler yerine getirilebilse bile hiç kolay değil. Erdoğan’ın gündeme getirdiği altı kriterin başında Terörle Mücadele Kanunu (TMK) geliyor.

Brüksel, TMK’nın çok geniş yorumlandığını, keyfi uygulamalara yol açtığını vurgulayarak bir an evvel tadil edilmesini ve AB normlarına yaklaştırılmasını istiyor.

Ancak Ankara, uzun süre TMK’yı tadil etmeye yanaşmadı. 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra yüzbinlerce insanın işten çıkartılması ve hapsedilmesi için önemli bir araca dönüştürülen TMK’nın değiştirilmesine hükümetin yanaşıp yanaşmayacağı Brüksel’de merakla bekleniyor.

Daha az önemdeki beş kriter ise şunlar: Kişisel verilerin korunması, cezai konularda işbirliği sağlanması, Europol ile mutabakat, yolsuzlukla mücadele ve geri kabul anlaşmasının tam olarak uygulanması.

Öte yandan; Türkiye’nin Kıbrıs Rum Kesimi’ni tanımıyor olması da son kriterlerin karşılanmasını zorlaştırıyor.

Ancak altı kriter karşılansa bile Türkiye’nin önünde iki önemli engel var. 72 maddelik yol haritası Türkiye tarafından tam olarak uygulanmaya başladıktan sonra vizesiz seyahat için Avrupa Parlamentosu (AP) ve üye ülkeler onaylarını verecek.

Erdoğan ve AKP iktidarını en sert şekilde eleştiren AB kurumu olan AP kabul ettiği son Türkiye raporunda, Ankara ile üyelik müzakerelerinin askıya alınmasını talep etmişti.

İnsan hakları ihlallerinin yoğun olarak yaşandığı, basın özgürlüğünün yok edildiği ve Kürt siyasetçilerin hapiste olduğu bir dönemde AP’nin vizesiz seyahate geçit vermesi mümkün görünmüyor.

AP’den sonra üye ülkelerin de vizesiz seyahate onay vermesi gerekiyor. Ancak aşırı sağın yükseldiği, İsveç’te bile ırkçı partinin oylarını artırdığı dönemde üye ülkeler vizesiz seyahate onay vermesi de oldukça küçük bir ihtimal.

EPC’den Amanda Paul, altı kriterin yerine getirilmesi durumunda AB’nin sözünü tutarak vizesiz seyahati hayata geçirmesi gerektiğini belirtirken, üye ülkelerdeki siyasi iklimin buna izin vermeyeceğine şu sözlerle dikkat çekiyor:

“Birçok ülkede yükselen aşırı ırkçı ve milliyetçi kuvvetler siyasi atmosferi zehirliyor ve vizesiz seyahat kararını zorlaştırıyor. Bazı üye ülkelerin meseleye son derece şüpheci yaklaşmasını aşmak çok zor olacak.”

AB Komisyonu, Türk vatandaşlarının Avrupa’ya vizesiz seyahat edebilmesi için 72 kriterin yerine getirilmesini şart koşmuştu.

Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde sağlanan mutabakatın ardından Türkiye’de iyimser bir hava oluşmuş, 1 Temmuz 2016’da bütün Türk vatandaşlarına vizesiz seyahatin mümkün olacağı yorumları yapılmıştı.

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans 4 Mayıs 2016’da Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi’ne çağrıda bulunarak Türk vatandaşları için vizesiz seyahat teklifinde bulunmuştu. Timmermans bu teklifi yaparken Türkiye’nin hala altı kriteri yerine getirmediğini belirmişti.