Haz 21 2019

Doğu Akdeniz ısınıyor: 28 AB üyesi Türkiye'yi kınadı

Türkiye ile ABD arasındaki sorunlar kendi kulvarında katlanarak artmaya ve ikili ilişkileri zehirlemeye devam ederken, AB-Türkiye cephesinde de gelişmeler pek iç açıcı değil.

Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon arama çalışmaları ve buralardan çıkarılacak petrol-doğalgazda hangi ülkelerin hak sahibi olacağı tartışması alevlenirken, Brüksel'de toplanan 28 AB üyesi ülke, Türkiye'yi Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri nedeniyle kınadığını duyurdu.

Kıbrıs; ABD, Yunanistan, İsrail, Mısır, Suudi Arabistan, Suriye ve diğer bölge ülkeleri ile işbirliği içinde, Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon arama-bulma çalışmalarını sürdürürken, Türkiye, Kuzey Kıbrıs'ın da çıkarılacak her türlü enerji kaynağında hakkı olduğunu iddia ediyor.

Euronews'dan Gülsüm Alan'ın haberine göre, AB üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerini kınadı. 

Kınama açıklamasında, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Ege'deki eylemlerinin 'yasal olmadığı' kaydedilirken, Avrupa Konseyi, "Konsey petrol arama çalışmaları konusunda derin endişelerini dile getiriyor ve Türkiye'nin, Avrupa Birliği uyarılarına rağmen bu eylemlerini durdurmaması konusunda üzüntüsünü dile getiriyor" ifadelerini kullandı.

Açıklamada dikkat çeken bir diğer husus da, hidrokarbon arama-sondaj çalışmalarının AB-Türkiye ilişkilerini olumsuz etkileyeceği uyarısı oldu ve Birlik, Kıbrıs'a tam destek açıkladı. 

230 metre sondaj kapasitesine sahip Yavuz gemisi (20 Haziran AP)

İrlanda Başbakanı Leo Varadkar "Daha önce aldığımız kararlar doğrultusunda sert bir dil kullanılması için baskı uygulayacağım" diye konuştu.

Söz konusu kınama AB'den Türkiye'ye yönelen ikinci kınama açıklaması. 22 Mart 2018'de de AB, Türkiye'ye çağrıda bulunarak, uluslararası yasalara uyması uyarısı yapmıştı.

Türkiye ise, önce Kıbrıs sorununun çözülmesi ve tek taraflı hidrokarbon arama-bulma ve çıkarma çalışmalarının durdurulması talebini yineliyor. 

Ankara, deniz altındaki kaynakların eşit paylaşımını savunuyor. 

Dışişleri Bakanlığı, AB'nin 2018'deki kınama açıklamasına, "AB’nin bu taraflı ve gerçeklerden kopuk tavrını değiştirmeye davet ediyoruz. Türkiye bütün çevre denizlerinde olduğu gibi Ege ve Doğu Akdeniz’de de barış ve istikrardan yana olagelmiştir. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin meşru hakları ve çıkarları hilafına adım atanlar, Doğu Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip olan Türkiye’yi bölgede yok saymaya kalkışanlar, bu amaçlarına asla ulaşamayacaklar" tepkisini göstermişti. 

Habere göre, Türkiye'ye Avrupa Birliği tarafından uygulanabilecek yaptırımlar arasında fonların kesilmesi, üst düzey toplantı sayısının düşürülmesi ve sondaj çalışmalarına katılan şirket ve kişilere yönelik yaptırım uygulanması ihtimali bulunuyor.

20 Haziran'da ikinci sondaj gemisi 'Yavuz', Enerji Bakanı Fatih Dönmez'in katıldığı bir törenle Dilovası Limanı'ndan Akdeniz'e doğru hareket etmişti.

Dönmez, Yavuz gemisinin Karpaz 1 kuyusunda 3 bin 300 metre sondaj derinliğine ulaşacağını ve yaklaşık 3 ayda görevini tamamlayacağını açıklamıştı.

Rum yönetimi, ada çevresinde doğalgaz arama faaliyeti yapan TPAO’YA ait Fatih sondaj gemisi mürettebatı ve TPAO ile işbirliği yapan şirketlerin 25 çalışanı hakkında tutuklama kararı çıkarmış, Ankara bu karara tepki göstermişti.

Ankara açıklamasında, "Kıbrıs Türklerini yok sayarak ve haklarını gasbederek hareket eden GKRY'nin bu haddini aşan karar şayet doğru ise bizim açımızdan hiçbir hükmü ve geçerliliği olmayacaktır. Bu cürette bulunduğu takdirde gereken cevabı vereceğimizden de kimsenin şüphesi bulunmamalıdır" demişti.

https://tr.euronews.com/2019/06/21/avrupa-birligi-turkiyeyi-dogu-akdeniz-konusunda-kinadi