Mar 26 2018

Mülteci Mutabakatı: AB fonları nereye ve nasıl harcanıyor?

Avrupa Birliği (AB) üyesi 28 ülke’nin geçen yıl Mart ayında mülteciler için Türkiye'ye 3 milyar Euro tutarında yardım verme kararından sonra fonun verilmesinde gecikilmesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından büyük tepkiye neden olmuştu.

AB, 14 Mart’ta Avrupa Komisyonu Mülteci Anlaşması nedeniyle Türkiye’ye taahhüt ettiği ödemenin 3 milyar Euro’luk bölümünü sonunda onayladı, ancak fonların yeterince hızlı aktarılmadığı ve AB’nin verdiği sözleri tutmadığı gerekçesiyle ilişkiler gerildi. Bu gerginliğin bugün Varna’da gerçekleşecek Türkiye-AB zirvesine yansıması bekleniyor, zira zirvedeki gündem maddelerinden biri söz konusu anlaşma olacak.

İki taraf arasında yapılan anlaşma, AB ülkelerine kaçak yollarla varan göçmenlerin Türkiye’ye geri gönderilmesini ve bunun karşılığında da Türkiye’de yasal olarak kalan Suriyelilerin Avrupa’da mülteci olarak kabul edilmesini içeriyor.

Bu anlaşmanın karşılığında Türkiye’ye 6 milyar euroluk finansal yardım, Türkiye vatandaşlarına AB ülkeleri için vize kolaylığı ve Türkiye’nin AB’ye girme sürecinin hızlandırılması vaat ediliyor.

Avrupa Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakereleri delegesi Johannes Hahn Mülteci Mütabakatıyla ilgili Euronews’a konuşarak, “Anlaşma her iki taraf için de iyi gidiyor, mütabakatın imzalanmasından itibaren Avrupa’ya gelen kaçak göçmen sayısı hızlı bir şekilde düştü,’’ değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’deki Göç Araştırmaları Vakfı (GAV), AB fonlarının ilk paketinin oldukça yavaş aktarıldığını, bu sebeple ikinci pakette daha hızlı ve etkin olunması gerektiğinin altını çiziyor.

Euronews, AB fonlarının nasıl kullanıldığı, yeterli fon sağlanıp sağlanmadığını ve mültecileri kabul eden ülkelerin söz konusu fonları nasıl paylaştığını mercek altına alıyor.

Grafiğe ilk baktığımızda kontratlı fonlar ve ödenmiş fonlar arasında ciddi bir fark göze çarpıyor. Avrupa Komisyonu delegesi Hahn, ilk paket esnasında Türk yetkilerle yeterince iyi iletişim kuramadıkları için fonların ödenmesinde gecikmeler olduğunu belirtiyor.

AB fonlarının ilk paketininde hangi projelere ne kadar fon ayrıldığını ve Türkiye’nin bu fonlardan ne kadar faydalandığı gösteriliyor.

 

75 projeyi kapsayan toplamda 3 milyar kontratlı fonun en önemli aktörlerinin Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı (WFP), Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), SGDD Asam ve Türk Kızılayı olduğu görülüyor.

Türkiye’de durumu öncelik gerektiren kadın, çocuk sığınmacılara kişi başına aylık 30 euro verildiği görülüyor.

İsmini vermek istemeyen bir mülteci uzmanı, Türkiye’deki sığınmacılar için verilen fonların çok az kısmının bu kişilere ulaştığını savunuyor.

AB fonlarının öncelikle büyük hükümet-dışı örgütlere, onun ardından yerel sivil toplum kuruluşlarına ve en sonunda sahada bulunan küçük derneklere ulaştığını kaydeden uzaman, aşama aşama ulaştırılan fonların en sonunda sığınmacılara çok az oranlarda ulaştığını iddia ediyor.

AB yetkilisi ise bunun kesinlikle ‘imkansız olduğunu’ ve projelerin gözetmenler eşliğinde yürütüldüğü için bu tarz iddiaların yersiz olduğunu söylüyor.

Öte yandan, diğer ülkeler kıyasla Türkiye’ye çok az fon verilmesi gözden kaçmıyor. Göç Araştırmaları Vakfı’na göre Türkiye en büyük Suriyeli mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmasına rağmen verilen fonlar ihtiyaçları karşılamakta yetersiz.

AB ve Türkiye’nin hemfikir olduğu bazı konular var. Mesela göçmenlerin eğitimi için, özellikle Türkçe eğitimi için, daha fazla fon ayrılması bunlardan biri.

Euronews, Türkiye’ye aktarılan 1.3 milyar euronun yaklaşık 550 milyon eurosu eğitime harcanmakta olduğunu kaydediyor. Fakat GAV’a göre, “Türkiye’de 3.5 milyon göçmenin yaklaşık yüzde 50’sini 0-18 yaş aralığındakiler oluşturuyor. Bu veriler Türkiye’nin dinamik bir genç nüfusla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.”

Af Örgütü Mülteci Hakları Koordinatörü Volkan Görendağ’a göre, “Avrupalı politikacıların bu anlaşmanın kabul edilemeyecek sonuçlarına göz yumup, AB-Türkiye mülteci anlaşmasını başarı gibi göstermesi ve bu anlaşmayı model alarak başka ülkelerle müzakere etmesi kabul edilemez.”

Mülteci Destek Derneği (MUDEM), ise Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara yönelik cömert ve insani yaklaşımının birçok insana hayata yeniden tutunma için destek sağladığını savunuyor.  MUDEM’e göre Varna görüşmeleri sırasında mülteci kabul eden ülkelerin kotaları tekrar gözden geçirilmeli.

 

http://tr.euronews.com/2018/03/26/ab-turkiye-multeci-anlasmas-ab-fonlar-nereye-ve-nas-l-harcan-yor