Washington Post'tan ABD'li uzmanlara 'O Türk kanalına çıkmayın, Erdoğan'ın propaganda kolu' yazısı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyareti, Washington D.C.'de Türkiye hakkında pek bilinmeyen ve tartışılmayan konuların da derinlemesine irdelenmesini beraberinde getirdi.

The Washington Post'ta Steven Stalinsky imzasıyla kaleme alınan yazıda, Türkiye'de İngilizce olarak TRT bünyesinde yayın yapan TRT World'ün Erdoğan'ın propaganda kolu olduğu ve ABD'li uzmanların bu TV kanalında çıkmaya son vermesi gerektiği iddia edildi.

Yazının dikkat çeken bölümleri şöyle:

Şu ana kadar pek çok Amerikalı, uluslararası yayın yapan RT kanalının, Rus lider Vladimir Putin'in propaganda kolu olduğundan haberdar. Ancak aynı kişiler, İngilizce yayın yapan uluslararası televizyon kanalı TRT World'ün, Erdoğan rejiminin propaganda kolu olduğundan habersiz.

Türkiye'nin Kuzey Suriye'ye saldırmasından bu yana, TRT World askeri saldırıyı öven politikacı ve ünlüleri, yurtseverliklerini gösteren Türk sivilleri, Türk azınlıkları, Suriyeli mültecileri ve sayısız hükümet yetkilisini ekrana çıkararak yayın yaptı.

Aynı zamanda, Gazetecilere Koruma Komitesi'ne (CPJ) göre, Türk hükümeti operasyonu eleştiren haberlerin ve yorumların yayınlanmasını yasakladı. İçişleri Bakanlığı, ekim ayı ortasında, 'Barış Pınarı harekatını aşağılayan' 500 kişiye karşı 'gerekli işlem'i yaptığını duyurdu, 121 kişiyi gözaltına aldı. Bakanlık, iki gazetecinin sosyal medya gönderileri nedeniyle tutuklandığını, adli kontrol şartıyla ve yurt dışı yasağıyla serbest bırakıldığını duyurdu.

Türkiye, ülke dışında TRT World'ün de katkısıyla halkla ilişkiler çalışmaları için milyonlar harcarken, içeride eleştirileri susturuyor. 2015 yılında kurulan kanal, 24 saat yayın yapıyor. Merkezi İstanbul'da; Londra, Washington ve Singapur'da ofisleri bulunuyor.

TRT World, uydu, kablolu ve dijital abone sayısının 190 ülkede 260 milyon haneye ulaştığını söylüyor. Kanal, Comcast, Cox ve Verizon kablolu hizmetleri aracılığıyla yaygın biçimde ulaşılır durumda.

TRT World'ün içeriği, 2.1 milyon Facebook abonesi de dahil, İngilizce konuşulan ülkelerde Erdoğan hükümeti ve dış politikası lehine etki oluşturmayı amaçlıyor.

Bütçesi açıklanmamasına rağmen, The Financial Times, kanalın yıllık giderinin 77 milyon ila 155 milyon dolar arasında değiştiğini yazdı.

Otoriter ülkeler, Kongre'deki, düşünce kuruluşlarındaki ve medyadaki eğilime yön vermek için Washington'da güçlü bir varlık gösterilmesi gerektiğini iyi biliyor. 

Amerikalı politika uzmanları, insan hakları aktivistleri, akademisyenler ve gazeteciler muhtemelen TRT World'ün, Erdoğan'ın megafonu olarak işlev gördüğünden bihaber olacak ki sık sık ekranlarına çıkıyor. 

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz