Haz 01 2018

OHAL, vizesiz Avrupa’nın önündeki en büyük engel

Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki vize serbestisi diyalog toplantısı Dışişleri Bakanlığı ile AB Komisyonu arasında teknik düzeyde Ankara’da yapıldı. AB yetkililerine göre, Ankara’nın önündeki en büyük engel OHAL.

Türkiye ile Avrupa Birliği arasında teknik düzeydeki vize serbestisi diyalog toplantılarında, taraflar karşılıklı görüş alışverişinin sürmesi konusunda görüş bildirdi.

Türk tarafı, şubat ayında vize serbestisine ilişkin çalışma belgesini AB'ye teslim etmişti. Türkiye, muafiyet için 72 kriterin yerine getirildiğini belirtiyor, AB tarafı ise bunlardan 65'inin gerçekleştiğini savunuyordu.

AB tarafı, Türkiye ile vize serbestisi sürecinin iki aşamalı olduğunu ifade ediyor. Bunlardan ilki teknik süreç. AB Komisyonu, iki tarafın üzerinde anlaştığı 72 kriterin hepsinin tamamlanması istiyor.

 

 

Konuya ilişkin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, AB Komisyonu’nun 2016’dan bu yana geçen sürede yaşanan gelişmelerin yarattığı zorlukları bildiğine vurgu yapıldı ve  “Komisyonla teknik çalışmaların önümüzdeki dönem sürdürülmesi konusunda mutabakata varılmıştır” denildi.

DW Türkçe’nin toplantılarla ilgili görüşlerini aldığı AB yetkilileri, teknik düzeydeki çalışmaların pratiğe yansımasının tek yolunun Türkiye’de yapılacak "siyasi ve hukuki açılımlar" olacağına dikkat çekti.

AB yetkilileri, Türkiye’de 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından yürürlüğe konulan OHAL uygulamasının yarattığı sıkıntılara dikkat çekiyor. Siyasi iltica sorununun ortadan kaldırılmasının vize serbestisinin "olmazsa olmaz koşulu" olduğunu hatırlatıyor.

AB yetkililer, Türkiye’den Avrupa ülkelerine gerçekleşen ilticaların temel nedeninin OHAL uygulamaları olduğunu anlatarak, şuna dikkat çekiyor:

“Siyasi süreçte Türkiye’de bir gelişme olmazsa teknik düzeyde vize serbestisi konusunda yapılan çalışmaların ilerlemesi mümkün görünmüyor” diyor.

Türk yetkililer ise bu konuda sorumluluğun tek taraflı olmadığını dile getiriyor ve siyasi süreçteki gelişmelerin de ancak AB’nin "anlayışlı yaklaşımıyla" gerçekleşeceğini belirtiyor.

HABERİN DETAYI