AB, göçmenlik ve iltica politikasını değiştiriyor: Sorumluluk paylaşılacak

Avrupa Komisyonu uzun zamandır beklenen ve daha önce birçok kez ertelenen “Avrupa Birliği Göç ve iltica Paktını” açıkladı. Almanya'nın desteklediği yeni anlaşma AB üyesi 27 ülkenin katılımını gerektiriyor. Bu yolla göçmen kabul etmeyen üyelerden, göçmenlerin AB'ye ilk giriş yaptığı ülkeye destek olmaları veya ülkelerine geri dönmelerini sağlamaları bekleniyor.

Avrupa Birliği (AB), mülteci ve göçmen akışına ne şekilde yanıt verileceği konusunda üye ülkeler arasında yıllardır devam eden anlaşmazlık karşısında, AB içinde göç idaresini daha etkin kılacak bir sistem uygulanması çağrısında bulundu.

“Yeniden güven inşası” adıyla hazırlanan paket, AB’ye üye ülkelerin sığınmacıları kabul etmesi ya da sığınma başvurusu reddedilenlerin geri gönderilmesi konusunda sorumluluk üstlenmesini gerektiriyor.

Planı destekleyen Almanya, birliğe üye diğer 27 ülkenin de katılımını bekliyor. Zira 2014’ten 2017’ye kadarki süreçre göç ve iltica alımı konusunda Avrupa’nın yükünü omuzlayan ülke oldu.  

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in desteklediği yeni anlaşma, "üye ülkeler arasında sorumluluğun adil paylaşımı ve dayanışmayı, sığınma başvurusunda bulunan bireyler açısından da belirsizliğin ortadan kaldırılmasını" hedefliyor. Buna göre:

- Ülkeye giriş öncesinde zorunlu sağlık, kimlik ve güvenlik kontrolleri yapılacak

- Sığınma başvuruları 12 hafta içinde sonuçlandırılacak ve başvurusu kabul edilmeyenler hızla geri gönderilecek

- AB üyesi ülkeler ise anlaşmaya ne şekilde katılacakları konusunda "esnek seçeneklere" sahip olacak. Böylece geçmişte mülteci ve göçmen alımını reddeden Macaristan ve Polonya gibi ülkeler farklı şekilde katkıda bulunacak. 

"Esnek seçenekler" şöyle:

- Yeni gelen mülteci ve göçmenleri almak

- Diğer ülkelerde sığınma başvurusu kabul edilmeyenlerin geri gönderilmesini sağlamak

- Operasyonel destek sunmak

- Her üye ülkenin milli geliri ve nüfusuna göre "adil katkıda" bulunması

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen yeni anlaşmanın "üye devletler arasında güveni yeniden inşa edeceğini" ve "dayanışma ve sorumluluk arasında doğru dengeyi kuracağını" söyledi.

Yeni anlaşma ayrıca Dublin kuralı olarak anılan ve sığınma başvurusunun başvuran kişinin ilk ayak bastığı AB ülkesinde değerlendirilmesini öngören kuralın yerini alacak.

Caritas Avrupa Genel Sekreteri Maria Nyman da yeni göç ve iltica paktının geri dönüşleri hızlandıracağını söyledi.

Nyman, "Yeni iltica ve göç paktı zorunlu iltica ve geri dönüş prosedürlerini hızlandıracak. Caritas Avrupa yeni prosedürlerin yasal güvenlik önlemlerini azaltmasından ve tutuklanan kişilerin sayısının artmasından endişe ediyor. Her türlü sınır önlemi insan haklarına ve Cenevre Sözleşmesine saygı göstermeli ve insanlar tehlikeli bölgelere gönderilmemeli. Yeni sistem ile birlikte Moria'da olduğu gibi aşırı kalabalık kamplarda yaşamak durumunda kalan insanların bir araya getirilmesinden endişe duyuyoruz. Zira bu sistem tam bir başarısızlık öyküsü." dedi.

2015 yılında 1 milyon 800 bin mültecinin Avrupa’ya ulaştığında tartışmaya başlanan plan, AB üyesi ülkelerin büyük çoğunun reddetmesi ile sonuçsuz kaldı. Yunan ve İtalya adalarında biriken mülteci kitlesi ve 1 milyondan fazla göçmenin Almanya’ya sığınması ile Almanya diğer tüm ülkelere dayanışma ve sorumluluk alma çağrısında bulundu.

Yeni sistemde AB'nin üçüncü ülkelerle duruma özel ve her iki tarafın çıkarını gözetecek ortaklıklar kurması amaçlanıyor. Bu yolla insan kaçakçılığı gibi ortak zorlukların giderilmesi, geri kabul anlaşmalarının ve düzenlemelerinin etkin uygulaması için yasal yolların geliştirilmesi hedefleniyor. AB üyelerinin geri kabul konusunda üçüncü ülkelerle iş birliğinin desteklenmesi konusunda tam bir birlik içinde hareket etmesinin altı çiziliyor.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, bu yeni önerinin sadece AB için değil, Türkiye gibi üçüncü taraflar için de önemli olduğunu söyledi.

Schinas, "Türkiye ile birlikte çalışmaya devam edebiliriz. Şunu unutmamalıyız. Türkiye milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapıyor. Bu takdire şayan bir şey" dedi.

Avrupa Komisyonunun sunduğu yeni plan ana hatları ile şöyle:

Komisyon her yıl birliğe geleceklerin sayısıyla ilgili tahminlere dayanarak her üye ülkenin ekonomisi ve nüfusunun büyüklüğüne göre ne kadar sığınmacı alması gerektiğine dair projeksiyon yayımlayacak.

AB üyesi devletler, ne kadar sığınmacı ve göçmene evsahipliği yapmaya veya ne kadarını kaynak ülkelerine geri göndermeye gönüllü olduklarını beyan edecek.

Aynı zamanda Yunanistan, İspanya, İtalya, Malta gibi güneyden giriş yapılan ülkerele yardım teklif edebilecekler.

Bu beyanlar güney ülkelerinden giriş yapanların sayısının en az 70'ini kapsamazsa, 'kritik toplu düzeltme mekanizmasını' devreye sokacak olan Komisyon, üye devletlere geri dönüş yapacak ve her birine evsahipliği yapmayla ilgili 'adil paylaşım' kotalarının yüzde 50'sine kadar yeni gelenlerden devredebilecek.

Bir AB ülkesi sığınma başvurusu kabul edilmeyen birini geri göndermeyi taahhüt eder ama bu kişi 8 ay sonra hala Avrupa'da olursa, ülke onu geri almak zorunda olacak, bu sırada topraklarından geri gönderme çabalarını devam ettirebilecek.

Komisyon, AB bütçesinden üye devletlere her yeniden yerleştirilen yetişkin için 10 bin ve her yeniden yerleştirilen eşlikçisiz (ebeveynsiz) çocuk için 12 bin euro ödemeye devam edecek.

Bir AB üyesi devlet yükümlülüklerini yerine getirmezde, Komisyon ona karşı birliğin yasalarını ihlalden yasal süreç başlatacak. Ancak ağır para cezası öngören sürecin yıllar alması bekleniyor.

Düzensiz göçün Ortadoğu ve Afrika'dan Avrupa'ya milyonların aktığı 2015/16'daki düzeye yükselmesi halinde, Komisyon kriz mekanizması önerecek. Bu mekanizmada, üye devletler bir dayanışma biçimi olarak kapasite geliştirme teklif edemeyecek, yeni gelenleri yeniden yerleştirmekle veya geri dönüşlerini sağlamakla yükümlü olacak.

Üyeler arasındaki adil sorumluluk paylaşımı ve dayanışmaya dayanan yeni plan, gönüllü işbirliği ve esnek destek temelinde yürüyecek. İşlemlerin hızlandırılması ve daha verimli hale getirilmesini sağlayacak. Ancak üye ülkelerin birine veya birkaçına yönelik göç baskısının artması halinde daha sıkı katkıların yapılması istenecek.

Yeni sistemin işlerliğini artırmak için 'AB Geri Dönüş Koordinatörü' makamı oluşturulacak ve her ülke bu yapı içinde çalışmak üzere kendi ulusal temsilcisini atayacak.

Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi, Komisyonun önerisini inceleyecek ve uzlaşma sağlanırsa gerekli yasal düzenlemeleri çıkaracak. AB Komisyonu, bu sürecin yıl sonuna kadar tamamlanmasını istiyor.

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar