Haz 08 2018

'ABD Menbiç Askeri Konseyi'ne koruma garantisi verdi'

Joanne Stocker, The Defense Post için kaleme aldığı haberinde, ABD ve Türkiye’nin Menbiç’in geleceği için üstünde anlaştıkları yol haritasına Menbiç Askeri Konseyi’nin ve bölgesel aktörlerin nasıl baktığın yazdı.

Menbiç Askeri Konseyi (MAK), ABD ile İslam Devleti’ne Karşı Koalisyon’un kendi dış saldırılardan korumayı taahhüt ettiğini söyledi.

ABD ve Türkiye’nin Menbiç’in geleceğine ilişkin anlaştığı “yol haritasının” Pazartesi günü açıklanmasının ardından Birleşik Ortak Görev Gücü - Operasyon İçsel Çözümü ve ABD Dışişleri Bakanlığı temsilcileri, ABD ve Koalisyon'un şehri koruyacağına dair somut güvenceler vermek üzere MAK ile bir araya geldi.

MAK sözcüsü Shervan Derwisy, The Defense Post’a “Amerikalılardan ve Koalisyon’dan güvence aldık” dedi.

ABD DIşişleri Bakanlığı yetkilisi de “Dediğimiz gibi yol haritasının uygulanması sahadaki koşullara bağlı olarak aşama aşama gerçekleşecek. Menbiç’te uzun süreli güvenliği sağlamaya ve Türkiye’nin taleplerine cevap vermeye kararlıyız. Düzenlemeyle ilgili diğer detaylar uygulamada belli olacak. Devam etmekte olan bu süreçle ilgili diplomatik tartışmalara ekleyebileceğim başka bir şey yok” diye konuştu.

Menbiç, 21 Ağustos 2016’da, İslam Devleti ile ABD’nin desteklediği Suriye Demokratik Güçleri arasındaki 75 günlük savaşın ardından ele geçirildi. Halk Koruma Birlikleri (YPG) ve Kadın Koruma Birlikleri'nden (YPJ) savaşçılar, operasyonun büyük bir kısmını oluşturdu.

Derviş “İnsanlık için savaştık. IŞİD’i yenmek için büyük bedeller ödedik ve siyasi bir çözüm bulma konusunda umutluyuz. Umutluyuz çünkü çok kanımızı döktük, medeni dünyanın tüm Suriye’de güvenliği sağlayabilmemiz için bize yardım edeceğini umuyoruz” dedi.

YPG Salı günü yaptığı açıklamada Menbiç’teki danışmanlarını çekeceğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi de “MAK, yerinde kalacağını öngördüğümüz yapıların önemli ölçüde kritik unsurları. Yol haritasında ortaya konan uzun vadeli ayarlamar konusunda rahat olmaları için Türklerle birlikte çalışacağız” dedi, “Menbiç her zaman istikrarlı bir bölgeydi ve biz de böyle kalmasını sağlayacağız” diye konuştu.

Dışişleri Bakanlığı YPG kadrolarına “Hem ABD hem de Türkiye’nin kabul ettiği yerel halktan kişilerin” getirileceğini söyledi.

Derviş, Cuma günü MAK’ın konseyde yer alacağını açıkladı, “Tabi ki kimse bizim onayımız olmadan bu konseye dahil edilemeyecek, çünkü bizler buranın vatandaşlarız” diye konuştu, Türkiye ve Türkiye’nin desteklediği Suriyeli isyancıların kontrolündeki bölgelerinse Menbiç’in aksine istikrarsız olduğunu sözlerine ekledi.

“Menbiç’i istikrara kavuşturabildik. Eğer Türklerin ya da isyancıların kontrolündeki yerlere bakarsanız yağma ve cinayetleri görürsünüz. Şimdi Türkiye buraya gelmeyi planlıyor. Buradaki insanlar Türklerin ya da ÖSO’nun Menbiç’e gelmesine karşı çıkıyor.”

Yeni Amerikan Güvenliği Merkezi’nde Ortadoğu Güvenliği uzmanı olan Nicholas A. Heras “Menbiç’te MAK’ı desteklediklerini söylüyorlarsa Amerikalılara inanırım” dedi. 

“Mesele şu ki ABD ordusu özellikle de özel harekat görevlileri IŞİD’e karşı birlikte savaştıkları MAK’ı kan kardeşleri olarak görüyor”.

 

Heras “Trump yönetimi tüm ABD güçlerinin yıl sonuna kadar Suriye’den çekileceği varsayımına göre hareket ediyor. Yine de bu çekilmenin birden fazla evresi olacak” diye ekledi.

“Asıl soru ABD’liler MAK’ı ve SDG’yi korurken ve bölgedeki kozlarını arttırmaya çalışırken nasıl geri çekilecek? Trump’ın buna bir cevabı var. Bu Amerikalıların bu sonbaharda nasıl oy vereceklerine ve Kuzey Kore ile görüşmelere bağlı. ABD’nin Suriye’den ayrılmasını hızlandıracak bir politikaya ihtiyaç duymayabilir.”

Menbiç gittikçe daha istikrarlı bir yer haline gelse de iki Koalisyon çalışanı 29 Mart’ta arabalarına konan bomba sonucu öldürüldü. Saldırı için IŞİD suçlandı.

Birden fazla kıdemli MAK üyesi suikastlerin hedefi oldu. 23 Mart’ta Derviş Menbiç’ten Halep’e gelirken yolda saldırıya uğradı, Kasım ayında MAK komutanı Muhammad Abu Adel’e ait bir araçta bomba parladı. Abu Adel saldırıdan yaralı kurtuldu. İki olayda da sorumluların Türkiye ile bağlantılı gruplar olduğu iddia edildi.

Derwish, The Defense Post’a “Her an her dakika suikaste uğrayabilirim çünkü projemize karşı olan çok taraf var” dedi.

Derwish’in bahsettiği proje olan Kuzey Suriye Demokratik Federasyonu SDG’nin IŞİD’ten kurtardığı bölgeleri içeriyor. Özerklik modeli Rojava’da da uygulandı. Bununla birlikte özerklik yapılarının PKK lideri Abdullah Öcalan’ın siyasi felsefesi üzerine kurulduğu gerekçesiyle eleştiriliyor.

Dervis YPG

Derwish “MAK’ta herhangi birini hedef aldıklarında aslında onların temsil ettikleri insanları hedef alıyorlar. Hedef alıyorlar çünkü projemiz başarılı oldu. Aslında o kişiyi değil, projemizi hedef alıyorlar” diye ekledi.

Mart ayında Rakka Sivil Konseyi Halkla İlişkiler Komitesi Eş Başkanı ve Suriye Demokratik Konseyi üyesi Omar Alloush Tel Abyad’daki evinde öldürüldü. Kıdemli Kürt yetkililer Türkiye’yi suçladı.

Bir ay sonra Rakka’da SDG ve IŞİD arasındaki müzakerelerden sorumlu olan ve IŞİD savaşçılarının kenti terk etmesini sağlayan avukat Ibrahim Salama da evinde vurularak öldürüldü.

Derwish “Bu suikast teşebbüslerine son vermek için gelecekte projelerimiz olacak” dedi.

ABD ve Türkiye’nin Dışişleri Bakanlıkları Salı günü basın açıklamasında iki ülkenin de uzun süre Menbiç’te kalma planının olmadığını söyledi.

MAK, Türkiye’nin Menbiç’e girmesini hemen reddetti. Derviş bu hafta yaptığı açıklamada, Türkiye’yi bölgedeki barışı bozmakla suçladı.

Heras, “ABD’nin aralarında Arap ülkelerinin ve Fransa’nın liderliğindeki Avrupalıların da olduğu bölgesel partnerleriyle SDG’yi desteklemek için bölgede küçük bir danışmanlık bulundurmak için ayarlama yapma ihtimali de var” dedi.

Derwish, MAK’ın yol haritasının ilanından sonra Fransa ve diğer Koalisyon güçleriyle görüştüğünü söyledi, “ABD’nin ya da Koalisyon’un yakın zamanda Menbiç’i terk edeceğini düşünmüyoruz çünkü bu IŞİD’den yeniden gelmesine sebep olabilir”.