Biden'ın başkanlığını konuşmadan önce Trump'ın çekilmesini izlememiz gerekiyor

Cumartesi, doğu saatiyle öğlen gibi CNN Joe Biden'ın seçimi kazandığını ilan etti. Hemen sonra diğer kanallar da CNN'nin yolunu izledi. Washington DC sokakları festival havasına büründü. ABD'nin dört bir yanında halk sokağa döküldü ve danslar eşliğinde bir kabustan kurtuldukları sevinciyle gece boyu kutladılar.

Ne var ki, seçimi kaybeden Donald Trump, Biden'ın zafer konuşması yapmasına rağmen gelenekten olan telefonla arayarak yenilgiyi kabul etme adımını atmadı. 

Cumhuriyetçi Parti'nin amiral medya gemisi Fox News'ün Biden'ı diğer kanallar gibi "seçilmiş başkan" olarak ilan etmesine rağmen muhafazakâr kesimde hâlen başkanlığı kabul etmeyen medya varlığını sürdürüyor. Cumhuriyetçi Parti'nin kongre üyeleri de Biden'ı tebrik etmiyor. Buzlar erimiş değil. Muhafazakâr çevrelerde "seçimi kabul etmeyin, sahtecilik yapıldı" çağrıları sürüyor. Pek ortada ispat olmasa da. 

Uzun zamandır sesi-soluğu çıkmayan Trump'ın ilk Ulusal Güvenlik Başdanışmanı Mike Flynn'nin NewsMax isimli muhafazakâr kanala verdiği mülakatta, Biden'ın zaferini tanımaması ve partililere "öne çıkın" çağrısı yapması dikkate değer idi. Sekiz dakikalık mülakatında Flynn tam olarak Trump'ın tabanına ne yapmaları gerektiği hakkında açık bir talimat vermiyor. Onun yerine bölgelerinde bulunan parti örgütlerine telefon etmeleri ve öne adım atmaları öneriliyor.

Georgia ve Arizona'da seçim sonuçlarının birbirine çok yakın olması ve Trump'ın Pennsylvania'da büyük usulsüzlükler olduğunu iddia etmeye devam edip, zaferi kabul etmemesi nedeniyle Trump dünyasında Biden hâlen 259 delege sayısında ve 270'e varmış değil. 

Pennsylvania'da büyük çapta yolsuzluk olduğu iddialarını destekleyen kanıtlar ise yok. Bir, iki ciddi iddia olsa da, bunun şimdilerde 40 binlere farklı yenilgiyi kapatacak kadar büyük değişimlere neden olacağı sanılmıyor. 

Anketçilere göre Trump'ın inatlaşması ve yenilgiyi kabul etmemesi Trumpçı tabanda takdir görüyor ama Amerikalıların geri kalanı bu tavrı onaylamıyor. Trump ve çevresi her şeye rağmen yeniden seçileceklerine ölesiye inanmışlar ve günlerce süren seçim sonucu sayımlarına rağmen kabullenmek istemiyorlar. Ve görülen o ki gerçekten de çok iyi asılmışlar seçimlere: Tarihin en yüksek sayıda oy verenlerini sandığa getirten Trump nerede ise zaferi de kazanmak üzere imişler.

Biden zafer konuşmasında cumartesi akşamı dört yıldır unutulan 'birleştirici' ve 'uzlaştırıcı' bir ton tutturdu. Dört yıldır sürekli muhaliflere hakaret eden, 8 yaşındaki haylaz çocuklar gibi takma isimlerle çağıran ve muhalif gördüğü takdirde ABD kurumlarında çalışan kariyer diplomatları dahi Twitter'de çiğneyen ve buna karşı kimsenin karşı duramadığı bir kült figür haline gelmişti Trump. 

Politikacılar tamamen önünde başlarını eğdiler ve Twitter'de saldırısına uğramamak için Trump'ın kendilerinden susmalarını beklediği yerde sustular, konuşmaları gereken yerde de Trump'ı savundular. Trump'ın desteklediği Kongre üyeleri kazandı, desteklemedikleri genelde kaybetti. Parti daha da sağa kaydı, milliyetçi oldu ve radikalleşti.

Biden 78 yaşında bir başkan olarak göreve başlarken bölünmüş bir ulusla karşı karşıya. Üstüne Trump bu geçiş ve sonrası dönemde nasıl bir tavır takınacak merakla bekleniyor. Trumpizm denebilecek komplo teorici, sağcı, popülist ve otoriter parti burada kalacak gibi. 

Trump yenildi ama hâlen gitmiş değil. Erdoğan, İsrail Başbakanı Netanyahu ve diğer otoriter liderler henüz Biden'ı kutlamış değiller. Hatta Türkiye'de görüldüğü gibi muhalif lider Kemal Kılıçdaroğlu'nun tebrik tweet mesajı AKP sözcülerinden ve medya figürlerinden uzun süre saldırı aldı. 

Biden'ın ABD'si nasıl olacak tartışmalarına başlamadan önce Trump'ın gidişini bir süre daha izlemek zorunda kalacağız. Bu 71 günlük süre zarfında Erdoğan'ın Trump yönetimi ile ilişkileri de yakından izlenmeli. Trump henüz yenilgiyi kabullenme aşamasına gelmedi. Bir hafta veya daha fazla sürebilir bu.