Şub 20 2018

'YPG, PKK'ya karşı savaşmaz'

Türkiye-ABD ilişkileri uzun bir süredir rayından çıkmış vaziyette seyrediyordu. Son olarak Suriye'de çatışan çıkarlar, iki NATO müttefikini karşı karşıya getirme riskini de doğurmuştu.

Ancak, geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un Ankara ziyareti ve temaslarının ardından, sorunların ele alınacağı mekanizmalar kurulmasına karar verildi ve ilişkilerde yumuşamanın da önü açılmış oldu.

Diplomaside oluşan olumlu atmosferin Suriye'de sahaya ne kadar yansıyacağı konusu henüz net değil. Hala taraflar konumlarından taviz vermiş değiller. Türkiye hala Menbiç'e girmek ve buradaki YPG unsurlarını Fırat'ın doğusuna çekilmeye zorlamak istiyor. 

ABD de Kürt militan grubu müttefiklerini korumaya kararlı görünüyor.

Bu konuda, Diken'den Minez Bayülgen'e bir röportaj veren Ortadoğu Enstitüsü Türkiye Çalışmaları Direktörü Gönül Tol, ortaya konan bazı çözüm önerilerini gerçekçi bulmadığını belirtiyor. Özellikle de ABD Savunma Bakanı James Mattis'in, YPG ile PKK'nın savaştırılmasını önerdiği iddia edilen görüşünü. 

Tol'a göre, YPG, PKK’ya karşı savaşamaz. Çünkü ikisi de aynı örgüt ve aynı ideolojiyi paylaşıyorlar. Ancak, Tol bu öneri iddiasının sadece Türkiye medyasında yer aldığına dikkat çekiyor.

ABD'nin Türkiye'ye yaptırım uygulamasının gündemde olup olmadığına dair Tol, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 alma konusundaki ısrarının devam etmesi halinde yaptırımların kaçınılmaz olduğu görüşünü savunuyor.

Tol'a göre, ABD’de çok ciddi bir yaptırım paketinden söz ediliyor. Bu konuda hem Beyaz Saray, hem de Kongre rahatsız ve artık iş çok ciddi bir hal aldı.

Yaptırımların mahiyeti ile ilgili Tol şunları söylüyor:

"Türkiye’nin Amerika’dan yaptığı tüm savunma alımlarını etkileyecek bir paketten söz ediliyor. Türkiye ve Amerikan ilişkilerinin bel kemiğini savunma iş birliğinin oluşturduğunu düşündüğümüzde bu yaptırım, hem çok kilit, hem de Türkiye’yi çok etkileyecek önemli bir gelişme.

Bildiğim kadarıyla Kongre’den, Türkiye’ye S-400 anlaşmasında ısrar ettiği takdirde uygulanacak yaptırımların detaylarını anlatan bir mektup verildi. Türkiye’nin S-400’leri alıp almadığı konusundaysa Washington’da farklı fikirler var."

Tillerson-Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan görüşmesini de yorumlayan Tol, "Tillerson ile Çavuşoğlu görüşmesinin ardından yapılan basın toplantısında, Tillerson’ın tavrını sert buldum. Çavuşoğlu’nu dinlediğinizde, ABD ile yola devam edileceğini söylüyor. Ve siz d de ‘Sorunlar çözüldü’ izlenimine kapılıyorsunuz. Oysa Tillerson, YPG’nin Menbiç’ten çekileceğine dair hiçbir şey söylemiyor. Ayrıca, Rahip Brunson ve NASA çalışanı Serkan Gölge gibi tutuklu ABD vatandaşları konusunda endişe duyduklarını da anlatıyor" diyor.

Türkiye'nin ABD’ye, Menbiç’te ortak askeri güç bulundurma teklifini makul bulmayan Tol, "Bu teklifi çekici bulacaklarını düşünmüyorum çünkü Suriye Demokratik Güçleri ile ABD yalnızca güvenlik için değil, yerel yönetimlerin idareyi sağlaması için de orada ortaklık yapıyor. Dolayısıyla ABD’nin Türkiye’ye Menbiç’te bir rol vereceğini sanmıyorum" yorumunu yapıyor.

ABD'nin bölgeye dair bir kafa karışıklığı olduğunu savunan Tol şöyle devam ediyor:

"Kurumsal olarak Beyaz Saray. Ancak Türk-Amerikan ilişkileri özelinde, savunma iş birliği ilişkilerin bel kemiğini oluşturduğundan Pentagon’un ne dediği önemli. Suriye özelinde Trump, komutanların fikirlerine bütünüyle itimat ediyor. Yani Suriye politikasında komutanların söz sahibi olduğunu duyuyoruz. Bu soruyu, ABD’liler de Türkiye için soruyor…"

http://www.diken.com.tr/gonul-tol-abdnin-politikasini-suriyedeki-komutanlar-belirliyor/