ilhan Tanir
Nis 20 2018

ABD'den iki günde AKP'ye giden üç uyarı

ABD başkentinden Türkiye'ye giden üç uyarının ilki Çarşamba sabahı ABD Kongresinin Dışilişkiler Komitesinden havalandı. Üyelerin karşısında ABD Dışişleri Bakanlığında Avrupa ve Avrasya'dan sorumlu yetkilisi A. Wess Mitchell bulunuyordu. 

Mitchell'e çok sayıda Türkiye sorusu geldi. Komite üyeleri en başta 18 aydır Türkiye'de tutuklu bulunan Amerikalı Papaz Andrew Brunson'ın devam eden mahkeme sürecini uzunca sorguladılar. Mitchell Papaz'a hem FETÖ hem PKK'yı destekleyerek Türkiye'yi bölme gibi suçlamaların da bulunduğu iddianamenin 'güldürücü' olduğunu söyledi. Türkiye'nin Rusya'dan almaya kararlı göründüğü S400 hava savunma sistemlerinin ABD'den Türkiye'ye ambargolar olarak geri döneceğini anlattı. 

Ben şahsen ilk kez bu kadar net mesaj gördüm. Ambargonun düşünüldüğü, olabileceği gibi ihtimallerden bahsedilmedi, geleceği söylendi.

Bunun yanısıra, daha önce bazı Kongre üyelerinden çok duyulan ama bir ABD yönetimi yetkilisinden duyulmayan F35 savaş jeti projeleri ile ilgili de bazı etkilerin yaşanabileceğini de Mitchell kaydetti.

F35 savaş jeti yeni nesil jetler olarak kabul ediliyor ve Türkiye bu projeye büyük yatırımlar yaptı. Hatta F35'lerin parçalarından bazıları da Türkiye'de üretiliyor. Daha önce F35'ler ile ilgili ABD yönetiminden üstü açık veya kapalı bir tehdit işitilmemesine rağmen, şimde ABD Dışişleri Bakanlığında bizzat Türkiye'ye bakan üst düzey yetkili Türkiye'nin F35 ortaklığını da tehdit kapsamına aldı. 

ABD'li yetkililer özellikle Rus S400 savunma sistemleri satıldığında, bu sistemle birlikte Ankara'ya gelecek çok sayıdaki Rus personelden ve S400 sistemlerinin Türkiye içindeki diğer tüm üslerdeki bilgileri toplamasından çekinmekteler. Her ne kadar Ankara S400 anlaşmasının imzalandığı ve bittiği mesajını ısrarla vermeye çalışıyorsa da, ABD'nin S400 konusunda giderek sertleşmeye devam ettiğini ve bunun sonucunda ciddi ambargoların hazırlandığını görmemek imkansız.

Washington'da gelen ikinci mesaj Perşembe günü Savunma Bakanlığından oldu. 

Savunma Bakanlığı sözcüsü Dana White'dan bu uyarı geldi. White, ABD ve koalisyon ortakları Fransa ile İngiltere'nin Şam başta olmak üzere üç hedefe düzenledikleri saldırılarda kullanılan 105 füzenin hiçbirinin Şam ve Suriye'de kurulan Rus hava savunma sistemleri tarafından kesilemediğini söyleyerek, ''Rusların ürettiği hava savunma sistemleri tamamen etkisiz kaldı'' dedi. White ayrıca bu sistemlerin ikinci kez etkisiz kalışlarının ise saldırılar bittikten iki gün sonra tetiklenen füzeler ile görüldüğünü kaydetti. 

White, Türklere S400 sistemlerinin NATO sistemleri ile beraber çalışamayacağını ilettiklerini de ekledi. 

Pentagon, adeta başka Türkiye olmak üzere diğer Rus S400'lere para dökmeye hazırlanan ülkelere, bu sistemlerin işe yaramadığını, eğer bunlar NATO ve ABD silahlarına karşı alınıyorsa etkisiz kaldıklarını anlatmış oldu. 

Son olarak da ABD Kongresi, ABD Savunma Bakanlığından sonra da ABD Dışişleri Bakanlığından bir uyarı eklendi.

Perşembe günkü basın toplantısında Ahval'den 'erken veya muhalefetin baskın dediği seçimlerin OHAL şartları altında Türk hükümeti tarafından özgür, adil ve şeffaf yapılabileceğine inanıyor musunuz' sorusuna karşılık, Sözcü Heather Nauert ''OHAL devam ederken tamamen özgür, adil ve şeffaf seçimlerin Türk kanunlarına ve aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası yükümlülüklerine uygun şekilde gerçekeşmesi zor olur. Bunu çok yakından izliyoruz. Onların (Türk hükümeti) bu tür bir OHAL durumunda (seçimlerin yapılması hakkında) endişeye sahibiz. Biz tabi ki özgür ve adil seçimler görmek isteriz ama burada bir endişe var'' sözleri dikkatleri çekti. 

Unutulmamalı ki ABD yönetimi hiçbir zaman 2017 yılındaki cumhurbaşkanlığı referandumunu adil, özgür ve şeffaf olarak adlandırmamıştı. 

Bu kez de Erdoğan'ın baskın seçimleri ilan etmesinden bir gün sonra Washington bu seçimlerin meşruiyetini şimdiden sorgulamaya aldı. 

Bir diğer dikkati çeken durum ise eskiden ABD sözcülerinin demeçlerine tepki gösteren AKP medyasının artık ABD makamlarından gelen demeçleri tamamen görmezten gelmeleri.

Son haftalarda Anadolu Ajansı ve havuza yakın diğer muhabirlerinin ABD Dışişleri Bakanlığına gelmedikleri görülüyor. 

Türk basının yüzde doksanına el koyan iktidar belki de bundan sonra ABD Dışişleri ve diğer kurumlardan gelen mesajları tamamen görmezden gelecek, moda tabiriyle 'yok hükmünde' sayacaklar. Bilmiyorum.

Tabi ABD'lilerin söz verdiği gibi Türkiye'ye ambargolar geldiğinde, yaptırımlar başladığında bunlar nasıl saklanır onu şimdiden bilen yok.