Şub 18 2018

'Tillerson'la mahrem görüşme ABD için olumlu, Türkiye için olumsuz'

Türkiye-ABD ilişkilerinin seyri, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un Türkiye'deki temaslarının ardından 'yoluna koymak için çaba harcanacak' noktasına çekilmiş görünüyor.

Ankara, ABD karşıtı söyleminin dozajını kısmen azaltırken, ABD de Türkiye'nin kaygılarına daha fazla odaklanacağı taahhüdünde bulunmuş görünüyor.

Aydınlık yazarı İsmet Özçelik ise, temasları ve varılan noktayı farklı bir bakış açısıyla okuyor. Özçelik'e göre, kayıt altına alınmayan görüşme Türkiye için olumsuz, fakat ABD için olumlu. 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun biraraya geldiği görüşmenin kayıt altına alınmamasının Dışişlerini rahatsız ettiğini yazan Özçelik, "Beştepe’deki Erdoğan-Tillerson görüşmesi baş başaydı. Erdoğan, Çavuşoğlu ve Tillerson. Tercüman bile alınmadı. 3 saat 15 dakika sürdü. Şimdi herkes bu 3 saat 15 dakika’da görüşülenleri merak ediyor" diyor.

Görüşmede, 'mahrem' konuların gündeme geldiğini savunan Özçelik şöyle sürdürüyor yazısını:

"Kıdemli diplomatlar bu tür görüşmeleri “tehlikeli” buluyor. Türkiye ile ABD arasında mahrem konular olabilir. Ama kişiler arasında “mahrem” konular gündemdeyse iş değişir. O zaman “kuşku ve kaygı” öne çıkar."

Görüşmede varılan noktanın, Türkiye için 'olumsuz' ABD içinse 'olumlu' olduğunu belirten Özçelik, ABD ve Türkiye'nin hem Irak'ta hem de Suriye'de savaşta olduğunu iddia ediyor.

Özçelik'e göre, daha önce sert konuşmalarıyla dikkat çeken Çavuşoğlu, çok yumuşak konuştu ve “Stratejik işbirliği”, “ortak atılacak adımlar”, ... vurgusu öne çıktı.

Özçelik değerlendirmelerine şu satırlarla devam ediyor:

"PKK/PYD’ye silah yardımı konusu pas geçildi. Hele en son ABD bütçesine konulan PKK/PYD’ye 550 milyon dolardan hiç söz edilmedi. Özetlersek, “Eyyy Amerika!” havasından eser yoktu."

Özçelik'e göre, hem ABD, hem Erdoğan sıkışmış durumda. ABD Irak’ta zor duruma düştü. Suriye’de de durumu kötüleşiyor. Şimdi süreye ihtiyacı var. Türkiye’yi yavaşlatarak zaman kazanma derdinde. Eş zamanlı olarak, bazı havuçlar uzatıyor. Türkiye, bölge ülkelerinden ve Astana sürecinden kopartılmaya çalışılıyor. Erdoğan ve AKP için de durum aynı. Önümüzdeki dönemde peş peşe seçimler var. ABD’den gelebilecek hamleleri önleme telaşında. Dış destekli ekonomik krizi öteleme gayretinde.

İki tarafın ilişkileri normalleştirme kararı aldığını kaydeden Özçelik şöyle devam ediyor:

"Erdoğan ve AKP, ABD ile ilişkileri “normalleştirme” (!) kararı almış görünüyor. Yapılan açıklama da öyle. Sorunlar “komisyona havale” edilse de Türkiye adına son karar Beştepe’de verilecek.

“Türkiye’yi değil, kendini kurtarma” anlayışı öne çıkarsa bedeli ağır olur. Türkiye büyük zarar görür. Ama sonuç değişmez. Yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında ABD’ye güvensizlik ve ABD karşıtlığı yüzde 90’larda. Halktaki bu dalga iktidar, muhalefet dinlemez. Artık geri dönüş yok!"

https://www.aydinlik.com.tr/bestepe-deki-3-saat-15-dakikanin-sirri-ismet-ozcelik-kose-yazilari-subat-2018