Şub 20 2018

'ABD'de Saray ve AKP yönetimine karşı tsunami kabarıyor'

Suriye batağı Türkiye'yi olduğu kadar Türkiye'nin 'müttefikleri' ve komşuları ile olan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor.

ABD-Türkiye arasındaki Menbiç gerilimi, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un ziyaretiyle bir parça dinmiş görünüyor. Ancak Diken Yazarı Amberin Zaman'a göre, işler göründüğü kadar pürüzsüz ve yolunda gitmiyor. 

Aksine, ABD Kongresi'nde Türkiye'ye karşı bir dip dalgası hatta tsunami kabarıyor. Öteden beri Türkiye karşıtlıkları ile bilinen Rum ve Ermeni lobi grupları Türkiye'ye karşı yaptırımların harekete geçirilmesi için çabalıyor.

Bunların başında da, Türkiye ile 100 milyon doları bulan hafif silah alımını durdurmak geliyor. 

Erdoğan-Tillerson görüşmesi sırasında Türkiye'ye üç öneri yapıldığını belirten Zaman, şöyle sürdürüyor yazısını:

"Birincisi Erdoğan’ın “Her an saldırabiliriz dediği ve fiili olarak YPG denetimindeki Menbiç bölgesinde, TSK güçlerinin de dahil olacağı ortak keşifler düzenlemek. Maksat ABD’nin önceden taahhüt edip de yerine getirmediği şeyi yapıp, YPG’yi Fırat’ın doğusuna çektirmesi. Çekildiklerini kanıtlamak için de Türklerle bölgeyi gezip denetlemesi.

Görüştüğüm güvenilir ABD’li kaynaklar ortak keşif yapma teklifinin ne zamandır masada durduğunu, ancak Türk tarafının ilgilenmediğini ifade etti. Muhtemelen geri çekilmenin ABD’nin bir aldatmacası olacağına kanaat getirdiği için."

Zaman, kaynaklarına dayanarak aktardığı tezde, Menbiç için oluşturulan istişare mekanizmasının bir tür oyalama taktiği olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Türkiye'nin, ‘YPG yanlısı Menbiç Askeri Konseyi dağılsın, yerini ÖSO ve Türkiye’ye yakın yerel unsurlar alsın’ formülüne ne Menbiç halkı ne de ABD'nin sıcak baktığına değinen Zaman değerlendirmelerini şöyle sürdürüyor:

"Tillerson’un sunduğu ikinci öneri ise Afrin’de oluşturulacak bir tampon bölge için destek. Burada görüştüğüm hiç kimse bu teklife anlam veremiyor. Afrin Rusya’nın hakimiyetinde. Dolayısıyla ABD’nin Türkiye’ye sunacağı bir şey yok. Türkiye zaten çoktan tampon bölge kurdu. Bu, Türkiye ile Rusya’nın arasına nifak sokmaktan öte bir şey değil.

Ignatius’un iddiasına göre Tillerson’un masaya koyduğu üçüncü unsur, ABD’nin Türkiye’ye öteden beri verdiği söz: IŞİD’le mücadele biter bitmez, YPG ile ilişkiler sona erecek. Tillerson’ın bu konuda takvim belirtip belirtmediği belli değil. Ancak eğer gerçekten YPG’den vazgeçeceklerini söylediyse bu daha geçenlerde Stanford Üniversitesi’nde açıkladığı yeni Suriye politikasıyla çelişiyor. Tillerson artık IŞİD’i yok etmekle yetinilmeyeceğini, İran’ı dizginlemek ve Esad’ın çekilmesini sağlamak için ABD güçlerinin süresiz Suriye’de kalacağını belirtmişti. Bu da Pentagon’un öve öve bitiremediği YPG öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri’yle işbirliğini sürdürmeden mümkün değil."

http://www.diken.com.tr/turkiye-abd-iliskileri-durum-raporu/