ABD'de Türkiye'ye karşı bardağı taşıran son damla

Helen Amerikan Liderlik Konseyi (HALC) İcra Direktörü Endy Zemenides, Ekathimerini için kaleme aldığı görüşünde Amerikan Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA) ile ABD’nin Türkiye’ye F35 satışlarını engellemek için başlattıkları kampanyayı yazdı.

Mevcut ABD dış politikasında Türkiye’nin ABD’nin bir müttefiki olduğu kanısının değiştiğini aktaran Zemenides, bu sebeple F35’lerin satışına ilişkin Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) tasarısının Senato ve ABD Temsilciler Meclisi’nin gündeminde olduğunu, bu jetlerin satışının daha uzun süre ABD dış politikası tartışmalarını işgal edeceğini yazdı. 

HALC ve ANCA  #NoJetsForTurkey (#TürkiyeyeJetYok) kampanyasını (Türkiye’ye F35 satışlarını engellemek için ortak girişim) başlattığında bu çabanın ne kadar etkili olacağı konusunda şüpheler vardı. 

ABD’nin Senatosu’nun binlerce çağrı ve e-postası su yüzüne çıkarken, bir yandan reklamı çektiğimizde insanlar sorunun ne kadar ciddi olduğunu fark etmeye başladılar.

Bu çabayla New York Times’ta bir ilan verdiğimizde ABD Senatosu’na binlerce telefon ve elektronik posta yağdı, insanlar bu konunun ne kadar ciddi olduğunu fark etmeye başladı.

Kongre, Amerikan İç Savaşı’nda ölenler için yapılan Anma Günü’ne hazırlanırken Türkiye’te F35 nakliyatına karşı mücadele kesinlikle fark edildi. Geçtiğimiz haftaki gelişmeleri gözden geçirelim:

ABD Temsilciler Meclisi, Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı, ABD-Türkiye ilişkilerinin durumu hakkında bir rapor sunana kadar F35 satışlarını durdurulacağı ve tüm büyük savunma teçhizatı teslimatlarını askıya alınacağı hükmünü içeren NDAA tasarısını ezici bir şekilde (351-66) geçirdi. 

NDAA’nın Senato versiyonu, Türkiye şunları yapmaya devam ettiği sürece F35 programı çıkaracak bir değişikliği içeriyordu: (a) Rus S400 füze sistemini satın alması ve (b) Evanjelik Hıristiyan papaz Andrew Brunson'un alıkonulması.

Bazıları bu önlemlerin F35 nakliyatını etkili bir şekilde donduracağını söylüyor. Ama bu doğru değil. Daha atılması gereken birçok adım var.

Başlangıç olarak tüm Senato kendi NDAA versiyonunu geçirmek zorunda. Bunun ardından, oylanan versiyonlar farklı olduğu için ABD Temsilciler Meclisi ile Senato uzlaşma sağlamak için hakemleri atayacak.

Komite “konferans” komitesi olarak anılıyor. Konferans komitesi ABD Temsilciler Meclisi ile Senato versiyonları arasında bir anlaşmaya vardığında yasa tasarısı oylanmak için Kongre’ye gönderilecek. Nihai tasarı geçtiğinde imzalanmak üzere Başkan Trump’a gönderilecek, böylece tasarı kanun haline gelecek.

Bu ne anlama geliyor? Öncelikle NDAA’nın, iki F35’in Türk Silahlı Kuvvetleri’ne gönderileceği 21 Haziran tarihine kadar imzalanması pek olası değil. 

Bu ayrıca konferans komitesinin F35’lerle alakalı nihai tasarıya hangi şartı koyacaklarından emin olmadığımız anlamına geliyor. F35’ler konusunda yakında Türkiye’ye kalıcı bir yasak getirilmesini bekleyenler boşuna riske giriyor olabilir.

Şu kadarı kesin: F35’ler üzerine bu kavga ABD-Türkiye ilişkilerinin geri dönülemeyecek bir noktaya geldiğini gösteriyor. NDAA sürecinde, kabul edilen iki önlemin ötesinde F35'ler ve Türkiye'ye askeri yardım ile ilgili bir dizi başka değişiklik de yapıldı.

Dışişleri Bakanı Pompeo, Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’nin önünde ifade vermeden önce, yedi farklı Kongre üyesi kendisiyle Türkiye meselesini görüştü.

Öne çıkan yorumlar arasında şunlar da vardı: “Erdoğan düşmanımız haline geliyor, arkadaşımız değil”; “Erdoğan rejimiyle birliktelikte hiçbir yarar görmüyorum, ne zaman olacağının önemi yok ama stratejimizi değiştirmek zorundayız”; “Umarım Erdoğan, yıllardır Ortodokslara ve diğerlerine yaptıklarından dolayı “Özel İlgi Ülkesi” (dünyada dini hakları en çok ihlal eden ülkeler-CPC) olarak belirlenir”; “Umarım F35’lerin Türkiye’ye verilmemesini kararlaştırırsınız, göründüğü kadarıyla biz Türkiye’ye ne verirsek verelim karşılığında tokat yiyoruz”; “Umarım yönetim Türkiye’ye F35 satışını engeller, bu silahlar teröristlere karşı değil Yunanistan’a karşı kullanılacak”.

Dışişleri Bakanı’nın kendisi de Türkiye konusundaki hayal kırıklığını ifade ederek “Suriye'de bir araya gelerek bir yol çizmeye çalışmak için önümüzdeki hafta başlarında Dışişleri Bakanı ile görüşeceğim bir NATO müttefiki var ama bu inanılmaz derecede zorlu” dedi.

Kendimizi bir sürecin sonunda değil, başında bulduk. F35’ler konusunda yönetimin, ilk iki jetin Türkiye'ye 21 Haziran'da devredilmesini durdurmasını istemek için bir başka Kongre çalışması başlatıldı. 

Temsilciler Meclisi ve Senato’da sadece F35 satışlarıyla ilgili olan yasal düzenlemeler de var. F35'lerin transferinin aşamalı olarak gerçekleşmesi planlandığından, Amerikan dış politikası tartışmalarında bu mesele, her zaman gündemde olacaktır. 

http://www.ekathimerini.com/229068/opinion/ekathimerini/comment/f35s-a-tipping-point-in-the-us-turkey-relationship