'Bu rejim ile ülken kullanılır, yaşamsal çıkarlarından bile taviz verdirilir'

ABD ile Türkiye arasındaki rahip Andrew Brunson krizi, Washington'dan peş peşe gelen tehditlerle giderek derinleşirken, Ankara'nın, Brunson'un serbest bırakılmaması halinde ABD yaptırımlarına maruz kalacağı ve sonunda da taleplere uyacağı da dillendirilen görüşler arasında.

Odatv yazarı Türker Ertürk, mevcut koşullar altında AKP hükümetinin tehditlere kaçınılmaz bir şekilde boyun eğeceğini iddia etti.

"Bu rejim ile hangi gruba dahil olursan ol; ülken kullanılır, sömürülür, yaşamsal çıkarlarından bile taviz verdirilir ve istismar edilir" yorumunu yapan Ertürk, hem ABD Başkanı Donald Trump hem de Başkan Yardımcısı Mike Pence'nin art arda yaptırım tehditleri savurduğunu hatırlattı. 

Bu tehditler için, "Yenilir yutulur gibi değil bu, Cumhuriyet tarihimizde ilk defa, bir Cumhurbaşkanımız açık bir biçimde tehdit edilmiştir" tespitinde bulunda Ertürk, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Nezaket ve müttefiklik kurallarını hiçe sayan bu tehdit edişin, zamanın ABD Başkanı Lyndon Johnson tarafından yine zamanın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı İsmet İnönü’ye, Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesini önlemek maksadıyla gönderilen 5 Haziran 1964 tarihli mektupla da benzer tarafı yok."

ABD'nin kendinden emin bir şekilde üç koldan baskı yaptığını ifade eden Ertürk, istediğini koparacağının da farkında olduğunu savundu.

Ertürk, bu duruma dair gerekçelerini ise şöyle sürdürdü:

"Çünkü 16 Nisan 2016 referandumuyla yapılan anayasa değişikliği ile artık Türkiye’de yargının tamamen bağımsız olmadığını; bırakın bizi, dünya alem biliyor. Eğer yargı anayasa değişikliği ile idarenin emir ve komutasına dahil edilmeseydi; ABD’ye “Biz müdahale edemeyiz, bu yargının işi” denebilirdi!

Şimdi bunu deseler de adamlar yemez, buna kargalar bile güler. Hem ne yargısı! Yapılan anayasa değişikliği ile yargının yanında tüm yürütme ve fiili olarak yasama da bir insanın inisiyatifine bırakılmıştır. Hatta demokrasilerde dördüncü güç olarak kabul edilen basın da devlet gücü kullanılarak, yapılan operasyonlarla en tepeye bağlanmıştır.

Rahip Brunson sorunu; Türkiye-ABD ilişkilerinde aysbergin suyun üstünde kalan bölümüdür! Suriye, PYD, PKK, İran’a yönelik yaptırımlar, belki de müdahale, Kıbrıs, Rıza Zarrab, Hakan Atilla, Halk Bankası, Fethullah Gülen, Rusya’dan alınması kararı alınan S-400’ler, ABD’den alınacak F-35’ler; ilk anda aklımıza gelenler.

ABD, bu sorunların hepsini istediği gibi çözecek. Çünkü Türkiye’de, 16 Nisan 2016’da yapılan referandum ve 24 Haziran 2018’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi ile rejimi değişmiş, devletin iktidar gücünü kontrol ve denge mekanizmaları yok edilerek, Türkiye Cumhuriyeti korunmasız hale getirilmiştir."

https://odatv.com/abd-istedigini-koparacaginin-farkinda-28071847.html
Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.