Jerusalem Post makalesi: Gülen ve Kaşıkçı 2 ülkeyi geriyor

İsrail'de yayımlanan Jerusalem Post Gazetesi yazarı Seth J. Frantzman, Cemal Kaşıkçı cinayeti ve Fetullah Gülen'in iadesi anlaşmazlığını iki ülke arasındaki kırılgan ilişkileri de daha da zedelediğini yazdı. 

"Kaşıkçı ve Gülen Konularındaki Anlaşmazlıklar ABD ve Türkiye’nin Kırılgan İlişkisini Zedeliyor" başlıklı makalede, "Ayrıca, Suudiler'in, Trump'ın cinayete dair baskıyı azaltması için İsrail'den destek istediği iddia ediliyor" yorumu dikkat çekti:

Amerikan Başkanı Donald Trump, Suudi gazeteci ve Amerika’da yaşayan Cemal Kaşıkçı cinayetine ilişkin brifingi Cumartesi günü CIA’den alacağını söyledi. Açıklama CIA’nin Cuma günü parlamento üyeleriyle brifing paylaştığına ve Suudi Arabistan’ı cinayetten sorumlu tuttuklarına dair haberlerin çıkmasından sonra yapıldı.

Ayrıca Cumartesi günü, Trump Türkiye tarafından geri iadesi istenen ve 2016’daki darbe girişiminden suçlanan muhalif din adamı Muhammed Fethullah Gülen’i sınır dışı etmeyi düşünmediğini söyledi.

Kaşıkçı ve Gülen meseleleri Ortadoğu için karışık zamanlarda Trump yönetimi ve ABD-Türkiye ilişkilerini zorlaştırıyor.

Bu sorunlar Türkiye’nin müttefiki olan Katar’ın Suudi Arabistan liderliğinde Körfez Ülkeleri tarafından izole edilmesiyle Riyad ve Ankara arasında yükselen tansiyonun akabinde ortaya çıktı. Aynı zamanda, ABD-Türkiye ilişkileri, Türkiye’nin Amerika’yı Suriye’de ‘’teröristlerle’’ işbirliği yapmakla suçlamasıyla ve Amerika’nın da Amerikalı rahibin tutuklanmasından dolayı Türkiye’ye öfkelenmesiyle birlikte hiç olmadığı kadar gergin durumda.

2017’de Washington’da Türk güvenlik görevlilerinin protestoculara saldırması ve ülkede her geçen gün daha fazla muhalifin ve akademisyenin tutuklanıyor olması gibi başka sorunlar da var.

CIA’nin değerlendirmesine ilişkin sızıntılar Trump yönetimi üzerinde Suudi Arabistan’a karşı daha fazla şey yapması için baskı oluşturma adına paylaşıldı.

Senatör Lindsey Graham gibi Cumhuriyetçi liderlik için önemli müttefikler cinayetten sorumlu 17 Suudi’ye yaptırım uygulanmasına olumlu bakıyorlar.

Cumartesi günü Senatör Bob Corker Twitter’da ‘’Her şey Suudi Arabistan Veliaht Prensi’ni işaret ediyor,’’ yazdı. ‘’Trump yönetimi, Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’ın onun emirlerini yerine getiren adamlarını öldürme ihtimaline karşı sorumluluk taşıyan güvenilir bir karar vermeli.’’

Ardı arkası kesilmeyen Washington ve Ankara’daki sızıntılar yüzünden, yönetim çok zor bir durumda kaldı. Örneğin, Amerikan istihbarat dünyasından Washington Post’a sızdırılan başka bir bilgiye göre Suudi Amerikan elçisinin Kaşıkçı’ya Türkiye’ye gitmesi gerektiğini söylediği iddia edildi. Veliaht prensin kardeşi olan Suudi Amerikan elçisi Halid Bin Selman iddiayı yalanladı. Kaşıkçı köşe yazarları olduğu için Washington Post meselenin tam da ortasında.

Amerika Ankara’yla ilişkileri düzeltmek için bir şey yapmak istiyor olabilir. NBC’nin haberinde, Trump yönetiminin Türkiye’yi ‘’yatıştırmak’’ için Gülen’i  iade etmeyi düşündüğü iddia edildi. Haberde muhtemel bir iadenin ‘’Suudi Arabistan’ı korumak için’’ bir seçenek olduğundan ve Türkiye’nin Gülen’in iade edilmesi karşılığında Kaşıkçı meselesinde geride durmayı kabul edebileceğinden bahsediliyor. NBC durumu ‘’suçluların geri iade edilmesine dair bir fars’’ olarak nitelendiriyor.

Washington Post Beyrut bürosu sorumlusu Liz Sly Twitter’da ‘’Trump yönetimi Türkiye’nin soruşturmayı kapatması karşılığında, bir muhalifi öldüren Suudileri ateşten almak için çaresizce başka bir muhalif olan Gülen’i Türkiye’ye geri iade etmeye hazırlanıyor.’’ yazdı.

Ayrıca, Trump ve Erdoğan Cuma günü Kaşıkçı meselesine dair konuştular.

Kaşıkçı meselesindeki krizin devam ediyor olmasının sadece ABD-Türkiye ilişkilerini değil, tüm Ortadoğu’yu nasıl etkilediğine dair İran’ı destekleyen bir kanalda yayınlanan son haberlerde, Suudi Arabistan’ın dikkatleri Kaşıkçı meselesinden uzaklaştırmak için İsrail’i Hamas’la savaşa gitmeye yönlendirdiği iddia ediliyor. Press TV bunun prensin ‘’yeni bir komplosu’’ olduğunu söylüyor. Tasnim Haber Ajansı Suudi liderin Başbakan Benjamin Netanyahu’yu Gazze’de savaş başlatmaya ittiğini iddia ediyor.

Ek olarak, İsrail’in cinayete dair Suudilerin üzerindeki baskıyı azaltması için Trump’ı teşvik ettiğine dair söylentiler var. Washington Post ve diğer mecralarda çıkan söz konusu haberlere göre, İsrail ve ABD yönetimi gücü azalmış bir prensin Filistinlilerle barış anlaşması yapmalarına yardım edemeyeceği konusunda endişeliler.

Kaşıkçı olayından sonra bozulan ABD-Türkiye ilişkilerine yönelik üçüncü perspektif ise, Amerika’nın Doğu Suriye’de desteklediği Kürt savaşçılara dair baskı. Ankara Amerika’yı Türkiye’nin PKK’nın Suriye’deki kolu olarak gördüğü YPG ile birlikte çalışmakla suçluyor. Geçen hafta Hürriyet ve Rudaw’da çıkan haberlere göre, Suriye anlaşması özel temsilcisi Amerikan yetkili PYD’nin ‘’PKK’nın Suriye’deki bir kolu olduğunu fakat PKK’da olduğu gibi, PYD’yi terörist bir örgüt olarak görmediklerini’’ söyledi.

Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz.