Şub 14 2018

The National: Tillerson, Türkiye'yi dize mi getirecek? Mümkün değil

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson yarın Türk mevkidaşı ve cumhurbaşkanı ile görüşmek üzere Ankara’ya geliyor. Ziyaretinin Türkiye-ABD ilişkilerinde bir dönüm noktası olacağı vurgulanan Tillerson’un gündeminde Afrin Operasyonu ve özellikle Menbiç olması bekleniyor.

Birleşik Arap Emirlikleri'nde İngilizce yayın yapan The National gazetesi, Tillerson’un ziyareti öncesinde ABD’nin bölgede giderek azalan etkisini, ve Tillerson’un üzerindeki ağır yükü yazdı.

The National’un editoryal bölümünde yayımlanan yazı şöyle:

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Ortadoğu’da beş ülkeyi ziyaret ediyor olabilir, fakat özellikle Türkiye ziyareti oldukça önemli görünüyor. Tillerson’un ziyareti kapsamında şimdiye kadar mercek altına alınacak çok gelişme olmasa da, ABD Dışişleri Bakanı’nın nereye gitmeyeceğine bakmak daha aydınlatıcı olacaktır - özellikle söylemek gerekirse, İsrail. Tillerson’un, Başkan Donald Trump’un ABD İsrail Büyükeiçiliğ’ni Tel Aviv’den Kudüs’e taşıma kararına karşı çıktığı biliniyor. Ve bu kararın bölgede yarattığı ahenksizliğe bakılırsa, Tillerson bu konudaki duruşunda haklıydı. Tillerson, Mısır ziyaretinden sonra Pazartesi günü IŞİD’e karşı verdiği savaş sonrası Irak’ı yeniden inşa etmek için 88 milyar dolar toplamayı hedefleyen bir konferansa katılmak üzere Kuveyt’e uçtu. ABD-liderliğindeki hava saldırılarının neden olduğu hasara rağmen, Tillerson Irak’a para yardımı taahüttünde bulunmadı. ABD’nin Saddam Hüseyin’in devrilmesinden sonra ülkenin yeniden inşa edilmesi için 60 milyar dolar harcadığı göz önünde bulundurulduğunda, bu kararın ABD’nin azalan jeopolitik yetkisini temsil ettiğini görebiliriz.

ABD’nin zayıflaması, cesaretlenmiş Türkiye karşısında daha da belirginleşiyor.  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Pensilvanya’da bulunan dini figür Fethullah Gülen’in arkasında olduğunu vurguladığı 2016 darbe girişiminden bu yana ABD-Türkiye ilişkileri giderek kötüleşti. Yakın bir zamanda ABD’de görülen bir davada, üst düzey Türk yetkililerin İran yaptırımlarını delme suçuna isimlerinin karışmış olması da iki ülke arasında ilişkileri daha da gerdi. Öte yandan Afrin’de TSK ve OSÖ unsurlarıyla gerçekleştirilen - ve bir olasılıkla ABD askerlerinin bulunduğu Menbiç’e de uzanacak - harekat Washington’da rahatsızlık yaratmaya devam ediyor. Erdoğan’ın, bölgedeki hedeflerinin örtüşmediği İran ve Rusya’ya karşı girizgahları da aynı etkiyi yarattı. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, Türkiye’den itidalli davranmasını beklediklerini bildirdi. Bu oldukça zor bir görev.

Tillerson üzerinde ağır bir yük taşıyor. Türkiye’yi dize getirmek, en deneyimi diplomatlar için dahi zor olacaktır. Geçen sene dışişleri bakanı olarak görev almasından bu yana, iş adamı Tillerson, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ufalanmasına şahit oldu. Bakanlıkta sayısı çoğalan boş koltuklar ve istifalar, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ülkenin çıkarlarını gözetmedeki kapasitesine engel oluşturmaya devam ediyor.

Demokratlara göre, 100’den fazla üst düzey yetkili geçtiğimiz yıl içerisinde havlu attı. Suç sadece kendi varlığı dahi tehlikede olan Tillerson’da değil.  Daha önce the National’a yazan David Rothkopf’un da söylediği gibi, ABD’nin küresel etkisi, Sovyetler Birliği’nin parçalanmasından bu yana en düşük seviyesinde. Ve bu boşluğun içerisine kızgın bir Erdoğan sendeleyerek girdi. Tillerson’un Suriye’ye 200 milyon dolarlık yardım taahütü olumlu karşılansa da, Afrin ve diğer yerlerdeki acıyı dindirecek hızlı bir çözüm aranıyorken, ABD’nin azalan etkisi, Tillerson’un yapabileceklerine dair az umutları da yok ediyor.