Prof Uzgel: 'Bundan sonra Türkiye’nin bir taraf belirlemesi gerekecek'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ukrayna-Rusya krizini ABD ile ilişkilerde yeni alan açmak için fırsata olarak gördüğünü ifade eden Prof. İlhan Uzgel, “Türkiye’nin dış politikada tüm paradigması aşağı yukarı çöktü” dedi.

Rusya ile Ukrayna’nın karşılıklı Donbass sınırlarına asker yığması sonucunda iki ülke arasında yer yer çatışmalara varan krizler yaşandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Joe Biden’in 13 Nisan’da gerçekleştirdiği görüşme sonrası bir yumuşamaya gidildi.

Görüşme sonrası ABD, Karadeniz’e savaş gemilerini göndermekten vazgeçerken, Rusya ise sınırdaki askerlerini çekmeye başladığını duyurdu. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın krizde ABD, NATO ve birçok Avrupa ülkesinin açık bir şekilde destek verdiği Ukrayna’dan yana tavır alması, bir yandan da Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni tartışmaya açması, ABD’ye yaranma çabası olarak değerlendirildi. Rusya ve Ukrayna arasındaki gerilim ve Türkiye’nin müdahilliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İlhan Uzgel, Türkiye’nin sürdürdüğü denge siyasetinin sonuna geldiğini söyledi. 

Yaşanan son gerilimi ABD’nin Rusya’yı sıkıştırarak yanına çekme çabası olarak değerlendiren Uzgel, iki tarafın sınırlarını test ettiğini belirtti. ABD’nin, Rusya’nın Doğu Akdeniz, Baltıklar ve özellikle Ortadoğu’da rahata kavuşmasından rahatsızlık duyduğunu söyleyen Uzgel, “ABD, Ukrayna gerilimi ile Rusya’ya ‘Çin ile işbirliği yapma, bizim cephemizde dur. Çin ile birlikte hareket edersen, bunun karşılığı olur’ demek istedi. Amacı nihai olarak bir çatışmaya girmek değil, Rusya’yı kendi tarafında çekmek” diye konuştu.

Uzgel, Doğu Avrupa ülkeleri ve Baltık cumhuriyetlerinin Rusya’nın Baltıklardaki hareketliliğinden tedirgin olduklarını belirterek, ABD’nin Avrupa devletlerini yanına çekerek, Rusya’yı biraz daha sıkıştırmak, küresel sistemde hareket alanını daraltmak ve Çin’e yaklaşmasını engellemek istediğine işaret etti. 

Gerilimden önce Ukrayna’nın NATO üyeliğine yönelik tartışmalara değinen Uzgel, “ABD’nin hedefi Ukrayna’yı NATO’ya almak değil. Öncelikli hedef değil, o konuda anlaşıyorlar zaten. Karadeniz’de Ukrayna konusunda bir statüko oluştu. Şu an Amerika bu statükoyu bozmuyor. Dolayısıyla Ukrayna’nın NATO’ya üyeliği değil, Türkiye üzerinden NATO ile yakın işbirliği süreci yaşanacak” dedi.

Biden ve Putin arasında 13 Nisan’da gerçekleşen görüşmede anlaşma sağlandığını, bu kapsamda Amerika’nın Karadeniz’e savaş gemisi göndermekten vazgeçtiğini, Rusya’nın da sınırdaki askeri yığınağını azaltmaya başladığına dikkat çeken Uzgel, “Ukrayna krizi zaten dondurulmuş bir kriz olarak görülüyordu. Şu aşamada Biden yönetimi Karadeniz’de sıcak bir çatışma istemiyor. Rusya da istemez. Onların da ekonomisi iyi durumda değil. Biden yönetiminin de içeride bir sürü sorunları ve işleri var. O yüzden de şimdilik dondurma stratejisini devam ettirmeye karar verdiler” diye belirtti.

Erdoğan’ın krize müdahil olarak ABD ile ilişkilerde yeni alan açma çabasına girdiğinin altını çizen Uzgel, “Erdoğan, Ukrayna krizini de ABD’nin yanında olduğunu göstermek için bir fırsat olarak gördü” tespitinde bulundu. Erdoğan’ın krize müdahil olmayı ilişkileri rahatlatacak bir adım olarak gördüğünü belirten Uzgel, Türkiye’nin Rusya’nın kuşatılması planına aktif destek verdiğini, bununla da ABD’yle işbirliği alanını güçlendirmek istediğini kaydetti.

Kanal İstanbul Projesi ile tartışmaya açılan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle de Erdoğan’ın ABD’ye bir mesaj vermek istediğini söyleyen Uzgel, şöyle devam etti:

“Erdoğan, ‘ben kendimden önceki hükümetlerin yapamadığı açılımları yaparım’ mesajı veriyor. Gerekirse ‘beraber Montrö’yü de tartışırız’ demek istiyor. ‘Montrö de pazarlık konusudur ilişkilerimizde’ demek istiyor ve bu mesajı da almışlardır. AKP’nin kendini Amerika’ya sempatik gösterme çabalarının bir parçası diyebilirim.”

Türkiye’nin özellikle son yıllarda fazlasıyla dikkat çeken denge siyasetinin sınırlarına ulaştığını ifade eden Uzgel, “Bundan sonra denge siyaseti yok. Bundan sonra Türkiye’nin bir taraf belirlemesi gerekecek” dedi. Batının da Türkiye’den bir taraf belirlemesini istediğini sözlerine ekleyen Uzgel, “Türkiye de bunu aslında ufak ufak gösteriyor. Eğer AKP iktidarda kalmak istiyorsa, mevcut iç politika ve ekonomi koşullarında fazla bir seçeneği yok aslında” şeklinde konuştu. 

Uzgel, Rusya’nın da AKP’nin denge siyasetinin sınırlarına ulaştığını gördüğünü vurgulayarak, “1 Haziran’a kadar uçuşları kısıtlayarak uyarı verdiler. Onun yerine uçuşları Mısır’a yönlendirdiler. Dolayısıyla bu denge siyasetinin gitmediğini, tıkandığını gösteriyor. Yani ne Amerika’yı ne de Rusya’yı memnun edebiliyorlar şu anda. Türkiye’nin dış politikada tüm paradigması aşağı yukarı çöktü. Bölgesel siyasette, ikili ilişkilerde, küresel denge siyasetinde çok zor bir duruma düştüler. Türkiye’nin böyle bir dönemi yok” diye konuştu.

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz