Sıcak hazirana doğru: 'Gizli düğüm, ABD’nin ‘bizim çocuklar’ dedikleri ekipte saklı'

ABD ile Türkiye arasındaki S-400 krizi günden güne derinleşiyor.

ABD, S-400’ün karşılığının ağır yaptırımlar olacağını vurgularken Ankara ise yenilerini alabilecekleri mesajını veriyor.

Ekonomi piyasalarında ve siyasette gözler haziran ayına çevrildi. Süreç için bir dönüm noktası olacağı yorumları yapılırken Ankara’nın ABD’nin baskılarını bertaraf edecek bir pozisyonunun bulunmadığı görüşü ağırlıkta.

Sendika.org'dan Mustafa Peköz’ün yazısına göre, haziranda ekonomik ve askeri bir ambargonun sonuçları görülecek...

Öte yandan 31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimleri sonrası AKP-MHP iktidar bloğunun İstanbul seçimlerinin iptali için Yüksek Seçim Kurulu’na yapmış olduğu başvuru henüz sonuçlanmadı. Yerel seçim atmosferinin krize dönüştürülme eğilimi giderek artıyor. 

Peki, Rus hava savunma sistemlerinin alınması halinde ABD neler yapabilir veya yapacaktır? 

Peköz yazısında, S-400’lerin NATO’nun stratejik savunma sistemlerini riske edeceğini düşünen Pentagon’un, Ankara’nın bu savunma sisteminden vazgeçmesi dışında başka bir formül düşünmediği kaydediliyor.  

NATO’nun, Adana-İncilik’te bulunan nükleer silahların Romanya’ya taşınması kararını aldığı hatırlatılan yazıda, “Buna ilişkin somut adımlar atıldı. Böylelikle Rusya’ya yönelik askeri strateji Polonya-Romanya hattı üzerinden uygulanacak” deniyor.

Analizde, işin NATO-TSK tarafında bakan yönü de irdeleniyor. 

“Genelkurmay, artık tek merkezli bir güç değil” yorumu yapılırken, “Asyacılardan NATO’culara kadar farklı eğilimlerin olduğu tahmin ediliyor. Hatta Genelkurmaya hakim olduğu iddia edilen Ergenekon ekibinin de kendi içinde farklılaştığı söyleniyor. Genelkurmay özellikle askeri stratejilerin belirlenmesinde sürecin dışında mı kaldı? Yoksa ekti alanı halen devam ediyor da görüntü mü böyle veriliyor? Yani ABD’nin ‘bizim çocuklar’ dedikleri ekibin etki alanı ne kadar? Bilinmiyor. Gizli düğüm burada saklı” görüşüne yer veriliyor.

Suriye’de ise Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) ABD desteğinin farklı bir boyut alabileceği ihtimaline değinilen analizde, “Haziran ayındaki karara bağlı olarak ABD’nin onayıyla QSD’nin El-Bab ve Afin’e yönelik kapsamlı bir askeri operasyona başlamaları da sürpriz olmaz” deniyor.

“Türkiye’ye yönelik, çok kapsamlı bir ekonomik ambargo devreye konulacak gibi görünüyor” düşüncesinin dile getirildiği analiz, şu satırlarla devam ediyor:

“Üst düzeyde yapılan açıklamalara dikkat edildiğinde ABD’nin bu yönlü hazırlık yaptığı anlaşılıyor. Trump’ın İran’a yönelik ambargoda muaf tutulan 8 ülkeye yönelik kararı iptal etmesinin merkezinde Ankara bulunuyor. Washington, Ankara’nın S-400’ler hakkında son kararını verme tarihi Haziran 2019 olarak belirledi. Bu tarihe kadar AKP-MHP iktidarı, S-400’lerin satın alınmasından vazgeçmediği takdirde, ABD,  Türkiye’nin İran ile olan özellikle petrol-doğal gaz başka olmak üzere çok yönlü ithalat ve ihracatına ambargo uygulayacaktır. Türkiye kökenli birçok şirkete yönelik uluslararası ambargo kararı doğrudan uygulanmaya konulacaktır.

Ayrıca masada tutulan Zarrab davasının ikinci aşaması görülmeye başlanacak ve Halkbank’a yönelik 15 milyar dolar olacağı tahmin edilen para cezası açıklanacak ve tahsili istenecektir.

Diğer yandan Almanya merkezli Avrupa Birliği’nin (AB) ekonomik ambargonun bir başka boyutunu devreye sokacağına dair veriler oluşmaya başladı. Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 60’ı AB ülkeleriyle olup, bunun yaklaşık yüzde 40 Almanya ile yapılıyor. AB merkezli hareket halindeki sermayenin Türkiye’ye akışında ciddi bir kısıtlamaya gidilecek gibi görünüyor.  İstanbul borsasındaki Avrupa kökenli şirketlerin sermaye işleminin yıllık miktarının yaklaşık 120 milyar dolar civarında olduğu dikkate alındığında, sermaye hareketlerinin kısıtlanması veya çekilmesinin yaratacağı sonuç, İstanbul borsasının iflasına yol açabilecek düzeyde olması küçümsenmemelidir."

http://sendika63.org/2019/04/yazin-yakici-sicakligi-ekonomik-ve-askeri-bir-ambargonun-sonuclari-544979/