'Şu üç temel konuda Biden Erdoğan'a net mesaj vermezse...' - Merve Tahiroğlu

ABD Başkanı Joe Biden ocak ayında görevine başlamasından bu yana ilk kez Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelecek.

14 Haziran'da NATO Zirvesi'ne katılacak olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden, Brüksel'de ikili bir görüşme yapacak.

Görüşme, Biden'ın "Ermeni Soykırımı" kararının ardından S-400 ve YPG gibi kritik sorunların gölgesinde geçecek.

Görüşme, Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğini de belirlemesi açısından önem taşıyor.

Sıcak Takip'te Yavuz Baydar,  POMED Türkiye Direktörü Merve Tahiroğlu ile Biden-Erdoğan görüşmesini konuştu.

Merve Tahiroğlu:

ABD-Türkiye ilişkileri açısından çok fazla sorun var. Bu sorunların büyük çoğunluğu dış “politikayla ilgili. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Kıbrıs ve Yunanistan’a karşı yakın zamana kadar çok agresif bir politika yürütüyor olması. Son dönemde bu biraz değişti. Şu anda ABD ile Türkiye arasındaki en büyük problem S-400 Rus füze sistemi. ABD bu konuda Türkiye’ye yaptırım uyguladı. Türkiye için en önemli konu bu yaptırımların ABD Başkanı Joe Biden tarafından geri çekilmesi. Erdoğan’ın beklentisi F-35 programına yeniden alınmak. Ama S-400’ler Türkiye’de bulunduğu sürece bu pek mümkün değil. 

Suriye ve Ermenistan-Azerbaycan çatışmasına Türkiye’nin katkısı gibi büyük sorunlar var.

Bütün bu dış politika ve güvenlik konuları konuşulacaktır muhakkak. Fakat bunların yanı sıra Biden’ın mutlaka Türkiye'nin içerideki gidişatı da konuşması gerekiyor. Biden yönetimi için dünyada demokrasinin gidişatı ve Türkiye’nin bu konudaki konjonktürü de çok önemli. Bir de NATO Zirvesi’nde görüşecekler. Biden için NATO’da demokrasi, insan hakları ve yönetişim konusunda bir konsensüs sağlamak çok önemli.

Biden daha seçilmeden önce Erdoğan’a otokrat demişti. Dolayısıyla Türkiye’ye bakışını biliyoruz. Biden için karşısındaki liderin demokrat olması çok önemli. Bu mesajı Erdoğan’a vermesi çok önemli. 

NATO içerisinde soğuk savaş bittikten sonra bir birlik olarak dünyadaki önemi demokrasi ve belli kurallar çerçevesinde iç ve dış ilişkilerin yönetildiği bir dünya düzenini korumak.

Biden için Türkiye-ABD ilişkileri dış politika problemleri çözülse bile asla düzelmeyecektir. Türkiye’de çok ciddi bir insan hakları konusunda reformlar olmadığı sürece. Biden yönetimi ocak ayında göreve geldiğinden beri bu mesajları veriyor Türkiye’ye. Biden ilk yüz yüze görüşmede Erdoğan’a bunu net bir şekilde ifade etmeli. Yoksa Ankara’nın bakış açısı S-400 ve Doğu Akdeniz problemini çözebilirsek Türkiye-ABD ilişkileri rayına oturur düşüncesinde. 

Biz insan haklarına ve Türkiye’nin demokratik mücadelesine etki eden üç konuyu seçtik. HDP’ye karşı yapılan saldırıları ve kapatma davasına dikkat çektik. Osman Kavala ve Osman Kavala gibi pek çok sivil toplum örgütü ve liderlerine yapılan baskıyı gösterdik. Kavala örnek sadece. ABD için hala çok önemli olan konsolosluklarındaki Türk çalışanlar hala hapiste. Bunların davalarının bir an önce sona erdirilmesi önemli.

Yavuz Baydar:

Yani ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, siyasi mahpuslar. Bu çerçevede Demirtaş, Kavala gibi simge isimlerin mahpusluğunun devam etmesi var. İki Rahip Brunson serbest bırakıldı ve gönderildi ama Metin Topuz, Mete Cantürk gibi ABD temsilciliğinde çalışan isimler var. Üçüncü konu Belarus’tu.

Merve Tahiroğlu:

Ben HDP’yi ayırıyorum. Çünkü HDP’yi beğenin beğenmeyin Türkiye’nin ikinci büyük muhalefet partisi. Kürtleri ve Kürt hareketini temsil eden en büyük parti. Dolayısıyla böyle bir partiye baskı yapılması demokrasi konusuna denk geliyor. Bu üç konu sadece bir örnek. Bu konular Türkiye’de yargının ne kadar korkunç bir noktaya geldiğini gösteriyor. Bu konuda Biden’ın Erdoğan’a net bir mesaj vermesi gerekiyor, yoksa Türkiye bu mesajı almayacak.