Ara 17 2017

'Trump yönetiminin Türkiye'ye bakışı hiç hayra alamet değil'

 

AKP iktidarının beklentilerinin aksine, iktidara geldiği günden bu yana Trump yönetimi ile Ankara arasındaki anlaşmazlıklar giderek hız kazanıyor ve stratejik ortaklığın bile sorgulandığı bir noktaya doğru gidiliyor.

Görünürde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Trump ve ekibinin eylemleri konusunda düşük tondan eleştiriler yapsa da, perde arkasında iplerin kopma noktasına doğru hızla ilerlediği yorumları yapılıyor. 

Son olarak Beyaz Saray'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı H. R. McMaster tüm diplomatik kuralları alt üst ederek, ABD'nin "müttefiki" ve NATO üyesi Türkiye'ye doğrudan ateş etti.

Hem de Türkiye'yi Katarla birlikte "radikal İslamcı ideolojiye destek vermekle" suçlayarak.

Her ne kadar, McMaster yakıcı eleştirisinde kamuoyu önünde geri atmış görünse de, bu çıkış Trump yönetiminin Türkiye'ye bakış açısındaki olumsuzluğu ortaya koyması açısından önemli olarak nitelendiriliyor.

Hürriyet Gazetesi Washington Temsilcisi Cansu Çamlıbel de bu noktanın altını çiziyor ve ABD'nin hem Katar hem de İran'a yönelik politikalarının sertleşeceği sinyalleri verdiğine değiniyor.

Türkiye, şu an her iki ülke ile de yakın ilişkilere sahip. 

ABD'nin bugün açıklanacak güvenlik stratejisine dair bir yazı kaleme alan Çamlıbel, Müslüman Kardeşler'i abluka altına alacak bu stratejinin, "Ankara-Washington ilişkilerinde ortak paydanın gittikçe daha da azalacağının" bir göstergesi olarak yorumluyor.

McMaster'ın sıradan bir isim olmadığına ve Türkiye konusunda sözü geçen bir isim olduğuna dikkat çeken Çamlıbel, McMaster'ın yardımcısı Fiona Hill ile birlikte, Trump'ın Erdoğan ile yaptığı görüşmede verdiği anlık sözlerden rahatsızlık duyduğunu hatırlatıyor ve ekliyor:

Son örnek iki lider arasında 24 Kasım’da gerçekleşen telefon görüşmesinde Trump’ın Erdoğan’ın YPG sitemi karşısında “Artık onlara silah göndermeyeceğiz” deyivermiş olması. Trump’ın bu sözlerinin sadece Pentagon’da değil Beyaz Saray’daki Ulusal Güvenlik Konseyi için bile belli ölçüde sürpriz olduğu belirtiliyor.

Türkiye'nin konuşlandığı çizgi ile ilgili tek eleştirinin McMaster'dan gelmediğine değinen Çamlıbel, Haziran ayında ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un da benzer bir vurguyla, Müslüman Kardeşler'e yardım konusunda Türkiye ve Bahreyn'i işaret ettiğine değiniyor. 

ABD, İran'a yönelik politikasını yeniden sertlik yanlısı bir çizgiye çekerken Türkiye'nin de bu durumdan etkileneceği söyleniyor.

Çamlıbel bu konuda, "Trump yönetimi İran’a yönelik sertlik politikasının taşlarını döşüyor. ABD Kongresi’nde ise ikincil yaptırımlardan Türkiye’nin de etkilenebileceği konuşulmaya başladı bile" yorumunu yapıyor.