'Türkiye maliye ve güvenlikte Batı'ya bağlı, ABD cezalandırmakta tereddüt etmez'

ABD ile Türkiye tarihini en kötü ilişkilerini yaşıyor. Ankara'nın Rusya'dan almak için anlaşma imzaladığı S-400 füzeleri son günlerde en çok tartışılan konuyken, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlar da ilişkileri daha da tırmandırabilir. 

Düşünce kuruluşu Alman Marshall Fonu’nun (GMF) Başkan Yardımcısı Ian Lesser, ABD-Türkiye ilişkilerinde derin güven bunalımının sürdüğünü, Washington’da Türkiye’ye yönelik bakışın hiç olmadığı kadar kötüleştiğini söyledi. 

DW Türkçe'ye verdiği mülakatta "Bugünlerde ABD'de Türkiye'nin pek de dostu olduğu söylenemez” diyen Lesser, Trump yönetiminin 1915 Ermeni soykırım yıldönümü olarak kabul edilen 24 Nisan açıklaması konusunda da dikkat çekici bir değerlendirme yaptı.

Bugüne kadar stratejik gerekçelerle soykırım tanımının kullanılmadığını ancak denklemin artık değiştiğini söyleyen Lesser, “Bu Washington’daki Türkiye algısının sınanacağı çok çarpıcı bir eşik olacak” diye konuştu.

Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığı’nda görev yapan, Türkiye konularında en deneyimli Amerikalı uzmanlardan biri olarak görülen Lesser, “Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinin daha da kötüleşmesinin gelecek için oluşturduğu en büyük risk, Türkiye’nin gerçekten ihtiyacı olması halinde partnerlerinin orada olmayacak olmasıdır” diye konuştu. 

GMF Başkan Yardımcısı ve Dış Politika Direktörü Lesser, "ABD’nin İran üzerinde baskıyı artırması, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu sekiz ülkeye tanıdığı yaptırım muafiyetini kaldırması ne anlama geliyor?" sorusuna şu yanıtı verdi.

"Bu muafiyetlere son verilmesi aslında doğrudan Türkiye ile ilgili bir konu değil, ABD yönetiminin İran’a karşı çok daha sert tutum takınmasının bir yansıması. Şu da bir gerçek. Geçmişte yaşanan deneyimler var ve Türkiye, on yıllar boyunca ABD’nin Irak, İran ya da Rusya’ya yönelik birbirini izleyen yaptırım dalgalarından ekonomik olarak zarar gördüğünü unutmadı. Kanımca Türkiye’nin, uluslararası ilişkilerde yaptırımların bir araç olarak kullanılmasına çok ihtiyatlı bakması buna dayanıyor. Ancak Trump yönetimi, İran konusunda çok kararlı görünüyor. İran ile iş yapmaya devam etmenin riskleri çok yüksek. Amerikan yönetimi, İran ile iş yaptığı için Türkiye’yi cezalandırmakta tereddüt etmeyecektir." 

"Türkiye’nin Batı dışında mali kaynak sağlayabileceği alternatifler yok mu?" sorusuna ise yanıtı şöyle oldu: 

"Türkiye uluslararası finans sistemine entegre bir ülke. Hem mali konular bakımından, hem güvenlik bakımından en iyi seçenekleri Batı’da. Türkiye bölgesinde, Ortadoğu’da Avrasya’da, Balkanlar’da, Doğu Akdeniz’de uzun vadeli istikrarsızlık süreçleriyle karşı karşıya. Bu Türkiye’nin caydırıcılık ve savunma bakımından güvenli partnerlere sahip olmasının önemini daha da artırıyor. Bu ilişkilerinin erozyona uğraması Türkiye bakımından sıkıntıya neden olabilir… Batı ile ilişkilerinin daha da kötüleşmesinin gelecek için oluşturduğu en büyük risk de Türkiye’nin gerçekten ihtiyacı olması halinde partnerlerinin orada olmayacak olmasıdır…"

Röportajın tamamına buradan ulaşabilirsiniz