Tutuklu ABD’lilerin faturası yolda: Bazı isimlere vize yasağı geliyor

17-25 Aralık süreci öncesine kadar içli dışlı bir ilişkide olan ancak yolsuzluk operasyonlarının patlak vermesiyle azılı iki düşman haline dönüşen ve 15 Temmuz sonrası devletin ‘terör örgütü’ olarak tanımladığı Gülen cemaati ve AKP ilişkisini ABD’yi yakından takip eden Şebnem Arsu, irdeledi.

ABD ile krize yol açan Papaz Brunson için ise tüm tutuklu ABD vatandaşlarını da kapsayacak bir tasarı hazırlandığını söyleyen Arsu, tutuklamalarda rol alan yargı, polis ve hükümet mensuplarını içine alacak olan tasarının onaylanması halinde bazı isimlere vize sınırlamaları getirileceğini yazıyor.

Cumhuriyet’te kaleme aldığı yazısında Brookings Enstitüsü siyaset uzmanlarından Prof. Kemal Kirişci’nin “Türk hükümet yetkilileri, Dışişlerini devreden çıkararak Gülencileri uzun yıllar Washington’da gayri resmi temsilcilik olarak kullandı. Kendi elleriyle diplomat diye tanıştırdıkları insanlara şimdi terörist diyorlar; inandırıcı değil” yorumunu aktarıyor.

ABD ile son dönemde yaşanan krizin başlıca sebeplerinden Amerikalı Pastor Andrew Craig Brunson’un tutukluluğu.

2016 yılı ekim ayında gözaltına alınıp tutuklanan Brunson için Kongre’de sabrın taşdığı yolunda haberler basına yansıdı son olarak.

Erdoğan ise Gülen’i kastederek “Bizim papazı verin, biz de size sizin papazı verelim” demişti.

Brunson’un bağlı olduğu kilisenin Trump’ın seçmen kitlesi üzerinde oldukça etkili Evanjelist kilisesi olduğunu hatırlatan Arsu, ABD Başkanı’nın Twitter hesabından, Brunson’a yapılan casusluk suçlamalarına atfen, “Ben ondan daha çok casus olabilirim” mesajının da önemine dikkat çekiyor ve ekliyor:

“Diplomatik yollarla sorunların çözümünde ısrar eden çevrelere göre, tutuklulukların devamı, yaptırım taraftarlarının elini güçlendiriyor. Cumhuriyetçi senatör Thom Tillis ve Demokrat Jeanne Shaheen’in hazırladığı ve Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının satışının durdurulmasını öngören yasa tasarısı Perşembe günü senatonun alt komitesinden geçti. Gerekçelerden biri Ankara’nın Rusya’dan satın alacağı S-400 füze savunma sisteminin NATO ve müttefikler için bir güvenlik zaafı oluşturması. Yasalaşması uzun bir onay sürecine bağlı olan taslağa ek olarak, temsilcilerin üzerinde çalıştığı bir diğer yaptırım planı bizzat yargı, polis ve hükümet mensuplarını kapsıyor. 2019 yılı ‘Devlet, Dış Operasyonlar ve İlgili Programlar Bütçe Tasarısı’ onaylanırsa, eklenen bir ifade ile, tutuklamalarda rol alan bazı isimlere vize sınırlamaları getirilecek.”

Arsu, “Dışişleri ve Bruson’ın ailesinden gelen istek üzerine ikinci duruşma öncesi taslaktan çıkarılan bu yaptırım ifadesi, tutukluluk devam ettiği için daha sert bir şekilde geri getirilecek” diyen bir senato yetkilisinin şu sözlerini aktarıyor:

“İlk versiyonda, Başkan herhangi bir isimlendirme yapmama özgürlüğüne sahipken, şimdi verilen isimler arasından seçim yapmak zorunda kalacak.”

Öte yandan ABD makamlarına, örgüt liderliği ile suçlanan Gülen’in terör faaliyetine karıştığına dair binlerce sayfa belge gönderilmiş olsa da resmi iade talebinin tüm aşamaları ile henüz tamamlanmadığı konuşuluyor.

Brookings Enstitüsü siyaset uzmanlarından Prof. Kemal Kirişci, “Bir iade süreci vardır ve bu, diplomatik bir üslup çerçevesinde yönetilmelidir” derken “Tehdit ederek sonuç elde etmeyi beklemek gerçekçi olmaz” görüşünü paylaşıyor ve ekliyor:

“Türk hükümet yetkilileri, Dışişlerini devreden çıkararak Gülencileri uzun yıllar Washington’da gayri resmi temsilcilik olarak kullandı. Kendi elleriyle diplomat diye tanıştırdıkları insanlara şimdi terörist diyorlar; inandırıcı değil.”

“Gülen konusunda iyi bir diplomasi yürütemedi hükümet” eleştirisinde bulunan Soner Çağaptay’a göre ise, “Darbeden sonra Türkiye lehine olan hava kısa zamanda tersine dönerken, Ankara haklı olduğu yerde haksız duruma düştü” görüşünü paylaşıyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/dunya/983812/Gulen_in_ABD_den_iade_sureci__Kendi_elleriyle_diplomat_diye_tanistirdiklari_insanlara_simdi_terorist_diyorlar__inandirici_degil.html