Ara 30 2017

'2017'nin son yalanı ABD ve Türkiye'den geldi'

 

ABD, konsolosluk çalışanlarının gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından devreye soktuğu vize kısıtlamalarını tamamen kaldırdığını açıkladı.

Gerekçe olarak da, Türkiyeli yetkililerin Washington'a bir daha hiçbir ABD diplomatik misyon çalışanının tutuklanmayacağı garantisi vermesini gösterdi.

Türkiye ise, vize engelinin tümüyle kaldırılmasını ABD tarafından atılmış bir 'geri adım' olarak değerlendiriyor.

Karar Gazetesi yazarı Akif Beki ise bu konuda hayli farklı düşünüyor. Beki'ye göre, her iki taraf da yalan söylüyor ve bu '2017’nin son yalanı.'

Devletlerin sıkıştıkları anlarda yalan söylediklerini ancak medyanın da bu yalanları açığa çıkarmakla mükellef olduğunu hatırlatan Beki, medyanın da bu yalanlara alet olduğu görüşünde.

Türkiye medyasının, krizin aşılmasıyla ilgili Türk tarafının açıklama ve tezlerini hemen satın aldığına ve hiç sorgulamadan doğru varsaydığına dikkat çeken Beki yazısını şöyle sürdürüyor:

"Oysa... Bakın Washington Post’a, vize krizinin aşılması konusunda kendi elçiliklerinin yaptığı açıklamaya mesafeli, kafadan doğru kabul etmiyor. Sadece iki açıklama arasındaki çelişkiye dikkat çekiyor. Birinin dediği diğerininkini tutmadı, Türk elçiliği bizimkini yalanladı diye tarafsız bir dille veriyor.

Kendi elçiliklerinin yalan söyleme ihtimali iki cihan bir araya gelse yokmuş, hayatta inanmazmış, dünyada olmazmış gibi davranmıyor.

Çünkü kendisini devletin emrinde bir propaganda aygıtı olarak görmüyor, halkın gerçekleri öğrenme hakkından daha kutsal bir amaca hizmet etmiyor. Biliyor ki ne bağımsızlık ne de vatan savunması yalanı meşrulaştırır. Dış güçlerle mücadele, öyle resmi yalanlarla kendi halkını kandırarak yapılmaz."

ABD'nin, elçilik ve konsolosluk çalışanlarının bir daha tutuklanmayacağı garantisi üzerine vize kısıtlamasında geri adım atıldığı açıklamasına değinen Beki, Washington'daki Türkiye Büyükelçiliği'nin ise, 'bizde yargı bağımsız, güvence vermedik' açıklaması yaptığını aktarıyor.

Beki elçiliğin, 'güvence yok' diye iddiayı yalanladığına göre ortada bir pinokyo olduğunu ve birinin yalan söylediğini düşünüyor açıkça ve ekliyor:

"Ortada bir pinokyo var, biri bize yalan söylüyor. Fakat kim bu burnu uzun?

Tahminimi sorarsanız...Henüz bir hafta kadar önce ABD elçiliği, vize randevularının bir yıl sonrasına atıldığını açıklayarak durumu daha da kötüleştirmişti ya hani...

İşte hikâyedeki en büyük yalancı, ‘Bu Türkiye’nin Kudüs çıkışına misillemedir, krizi tırmandırarak cevap veriyorlar, demek ki canlarını çok pis yaktık’ mavallarıyla okurlarını, seyircilerini uyutanlardır."

Beki, "Dilerim şu gelecek 2018, üfürülen cümle balonların bir bir sönmesine vesile olsun" temennisi ile de yazısını noktalıyor.

Yazının devamını buradan okuyabilirsiniz