Ara 30 2017

ABD, Türkiye'ye vize yasağını kaldırdı çünkü...

 

Türkiye ile ABD arasında krizin zirveye çıktığı vize krizi bu yıl çıkmadan sona erdi. ABD, vize başvurularıyla ilgili getirdiği kısıtlamaları kaldırdığını duyurdu.

Bu beklenmedik adım kafalarda, 'vize engeli'nin kaldırılmasının nedeninin ne olduğuna dair soru işaretleri oluşturdu.

Türk tarafı kısıtlamalarının kaldırılmasını 'geri adım' olarak yorumlarken, Washington tarafında ise farklı bir momentum ve bakış açısının duruma yön verdiği aşikar.

Diken yazarı Amberin Zaman da, krizi sona erdiren kararın perde arkasını irdelediği yazısında, ABD'nin bu konudaki önceki tutumunu hatırlatıyor ve ABD konsolosluk çalışanı Metin Topuz ve Adana konsolosluk çalışanı Hamza Uluçay serbest bırakılana kadar sınırlamayı sürdürme eğiliminde olduğunu belirtiyor.

Zaman, ABD'nin resmi açıklamasında Türk tarafının başkaca ABD diplomatik misyon çalışanını gözaltına almayacağı ya da tutuklamayacağı garantisi verdiğine dikkat çekerken, Topuz ve Uluçay bırakılmadan neden böylesi bir geri çekilme yaşandığını şu sözlerle özetliyor:

"İstanbul Başkonsolosu Jennifer Davis eski büyükelçi John Bass’in de desteğiyle Ankara’ya karşı net tavır koyma gerektiği konusunda Washington’u ikna etmiş. Her şeyden önce Türk personele “Arkanızdayız” mesajını vermek için. Ancak vize kısıtlamasının açıklanmasıyla Washington’da çatlak sesler yükselmeye başlamıştı bile.

Maksat iktidarı uyarmak ise neden bütün Türk vatandaşlarını etkileyen bu denli radikal bir adım atılmıştı? Üstüne üstlük ülkenin yarısı Erdoğan’ı desteklemiyorken…Bugün görüştüğüm yönetim kaynaklarına göre, ‘geri adım’ın başlıca nedeni ‘fazla ileri’ gidildiği yönündeki görüşün ağırlık kazanmış olmasıydı."

Zaman, henüz büyükelçi atanmadığı için ABD elçiliğinin başında olan maslahatgüzar Phil Kosnett'in yasağın kaldırılmasında önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Eski eşi Türk olan Kosnett'in, vize yaptırımına ilk günden beri karşı çıktığına ve Türkiye ile müttefiklik ilişkilerinin canlandırılmasını istediğine dikkat çekiyor Zaman.

Zaman'ın altını çizdiği bir başka konu da ilişkilerin daha da kötüleşmeden önünün alınmaya çabalandığı:

"...büyük resme bakanlar vize konusundaki yumuşamayı Türkiye ile ilişkilerin daha da dibe vurmadan bir ön alma tedbiri şeklinde yorumluyor. Zira ilişkileri zehirleyen unsurlar yerli yerinde duruyor ve yeni ve büyük krizler kapıda."

Potansiyel kriz sebeplerinden birinin, ABD Başkanı Donal Trump'ın "YPG’ye silah verilmeyecek” taahhüdüne karşın, gelecek yılın bütçesinden YPG'ye yardım için 500 milyon doların onaylanması olduğuna değinen Zaman, Zarrab davasının da bir başka gerilim sebebi olduğunu kaydediyor.

İlişkilerde türbülansa yol açan sebeplerle ilgili şunları belirtiyor Zaman:

"Türkiye S-400 füzelerini satın alırsa bu da yeni bir krizi beraberinde getirebilir çünkü füzeleri üreten Rus devletine bağlı Rostech şirketi, Kongre’nin Rusya’ya yönelik yaptırım listesinde yer alıyor. Kongre, Türkiye’yi cezalandırmak için adeta fırsat kollar hale geldi.

Türkiye’de iktidarın kamçıladığı Amerikan karşıtlığı, ABD’li rahip Andrew Brunson’ın bir yılı aşkın süredir düzmece terör suçlamalarıyla İzmir’de  hapiste tutulması, cumhurbaşkanının korumalarının Washington’da estirdiği şiddet ve Türkiye’deki bunaltıcı otoriterlik Kongre’de giderek yükselen Türkiye aleyhtarlığına hizmet eden unsurların başında geliyor."

Zaman'a göre, Ankara her ne kadar ABD'nin vize kararını geri adım olarak yorumlasa da, ABD'de Türkiye halkını toptan cezalandırma ve ilişkilere ekstra gerilim yüklemenin yanlış olduğu kararına binaen vize sınırlamasında revizyona gidildiği görüşü ön plana çıkıyor.

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz