Trump'ın Erdoğan'ı koruma gayreti, CAATSA yaptırımları ile bumerang olarak döndü

Washington'daki Demokrasileri Koruma Vakfı düşünce kuruluşunda Türkiye uzmanı olarak görev yapan ve aynı zamanda ana muhalefet partisi CHP'nin Bursa eski milletvekili Aykan Erdemir, CAATSA yaptırımlarına bir ek olduğunu hatırlattı. 

ABD 2018 yılında Amerikalı papaz Andrew Brunson'ın hapiste tutulması nedeniyle Türkiye'ye yaptırım uygulamış, iki bakanı listesine eklemişti. Trump ayrıca 2019 yılındaki Türkiye'nin Suriye'nin Kuzeydoğusuna yaptığı 'Barış Pınarı' askeri operasyonu sonrasında da demir-çelik ambargolarına ek olarak bazı ticari yaptırımları eklemiş ve sonrasında kaldırmıştı. 

CAATSA ambargolarında bu kez ise, Rus yapımı S-400'lerin elden çıkması şart koşuluyor ve Türkiye'nin Savunma Sanayisi de hedefleniyor. Yaptırımların küresel yatırımcılara bir sinyal olacağını söyleyen Erdemir, 2020 yılında Türkiye'den kaçışın yaşandığını ve CAATSA ile 2021'de bu trendin yeniden görülmesinin beklendiğini söyledi. 

Türkiye, AB'nin de yaptırım kararı ile transatlantik ilişkilerin her iki tarafından da yaptırımlara uğramış oluyor. 

Aykan Erdemi, ayrıca Trump Erdoğan'ı korumayıp, 1.5 yıl önce CAATSA yaptırımlarını koymuş olsaydı, Kongre'den bumerang gibi gelen yaptırım şartı bütçede olmayacaktı diyerek, bu esnekliğin de kaybedildiğini vurguladı.

Trump'ın Türkiye'ye Dışilişkiler Bakanı Mike Pompeo'nun baskısı mı yoksa başka nedenlerle mi ambargoyu şimdi getirdiği halen bilinmiyor.

Programın kaydını buradan izleyebilirsiniz: