Biden’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan üç yıl önce 'Türkiye durdurulmalı' demiş

Joe Biden döneminde Dışişleri Bakanı olması beklenen Jake Sullivan’ın 13 Şubat 2018’de ABD’nin Türkiye eski büyükelçisi ve Savunma Bakanlığı politika şefi Eric Edelman’la, “Türkiye kontrolden çıktı, ABD’nin bunu söyleme zamanı“ başlığıyla ortak bir makale kaleme aldığı ortaya çıktı. Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile birlikte Biden yönetiminin dış politikasını belirlemekte etkili olacak Sullivan’ın Ankara’nın dış politikası bu makalede net bir biçimde ifade edilmiş.

Politico dergisinde yayınlanan makalede, ikili, “ABD ve Türk kuvvetleri arasında gerçek bir çatışma tehlikesi var. Yönetim, artık kötü davranışlara tahammül etmeyeceğini açıkça belirtmelidir” şeklinde ifadeler kullanıyor.

Sullivan, Barrack Obama dönemindeki başkan yardımcılığı sırasında Joe Biden’ın ulusal güvenlik danışmanı olarak da görev yapmıştı.

Türkiye’nin Afrin’e yönelik gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Operasyonu sırasında kaleme alınan makalede, “Türkiye'nin Suriye'ye yönelik harekatı sonrasında, Türk ve Amerikan askerleri arasında bir zamanlar düşünülemeyecek çatışma olasılığı endişe verici bir şekilde gerçek oldu. Türkiye'nin Suriye'nin kuzeybatısındaki Afrin bölgesinde ABD destekli Kürt birliklerine karşı verdiği mücadele bölgeyi yeterince istikrarsızlaşıyor. Ancak asıl risk, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kürtler ve ABD’nin kontrolündeki Menbiç kentine, daha doğuya doğru ilerleme vaadini yerine getirmesi halinde ortaya çıkacak. Bir çatışmayı önlemenin tek yolu, Amerikalı politika yapıcıların işler daha da kötüye gitmeden önce Türkiye'ye karşı açık ve katı bir yaklaşım benimsemeleridir” deniyor.

Erdoğan’ın Menbiç’teki ABD güçlerini tehdit ederek, Türkiye’nin Menbiç’e gireceğini söylediği belirtilen makalede zaten Erdoğan'ın büyüyen otoriterliği, Rusya'yla flörtü ve Suriye'de çatışan çıkarlar nedeniyle baskı altında olan onlarca yıllık ABD-Türkiye ittifakına geri dönüşü olmayacak şekilde zarar verebileceğinin altı çiziliyor.

ABD'nin bunu hoş görmeyeceğini net bir şekilde söylemesi ve caydırıcı bir duruşla desteklemesi, ABD-Türkiye arasında doğrudan çatışmayı önlemek ve gelecekte işlevsel bir ilişki umudunu korumak için gerekli olduğu da vurgulanan makalede, “Ancak şimdiye kadar Amerika’dan gelen karışık mesajların kakafonisi ve uzun süredir devam eden Türkiye'ye yumuşak davranma eğilimi Erdoğan'ı Washington'un Ankara ile ilişkilerini başarısız olamayacak kadar önemli gördüğüne ikna etti. Bu durum sadece onun risk alma iştahını ve dolayısıyla çatışma potansiyelini arttırır" deniyor.

Türk savunma sanayi, mali sektör ve yolsuzluklara bulaşmış yetkililerini hedefleyen ambargolar konulması çağrısında da bulunan ikili, “Washintgon'ın amacı Erdoğan'a 'kızgın' olduğu için çatışma çıkartmak olmamalı. Amaç yapıcı bir yaklaşım için koşulları ve kuralları oluşturmak olmalı. Kürt ve ABD'li güçlere saldıran Suriye yanlısı güçlere geçtiğimiz günlerde yapılan Amerikan saldırıları Türkiye'ye Amerika'nın kendisini ve ortaklık yaptığı güçleri korumak için kararlığını göstermek için kullanılabilir” deniyor.

Makalenin sonunda ise şu görüşler dile getiriliyor: “Nihayetinde Erdoğan ABD-Türkiye ittifakını yok etmeye kararlıysa, Trump veya başkasının onu durdurmak için yapabileceği hiçbir şey yok. Ancak söz konusu riskler konusunda net ve tutarlı olmak, Türkiye’nin değişken liderinin ABD'nin yanıt vermeyeceğini düşünerek geri dönüşü olmayan noktayı geçmemesini sağlamaya yardımcı olabilir. Çok geç olmadan caydırıcılığımızı kullanmak için beklemeyelim.“

 

Haberin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz