Türkiye'nin ABD yaptırım kapsamına girecek eylem dosyası kabarık

ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (DNI) tarafından hazırlanan rapora göre, muhalif gazeteci Cemal Kaşıkçı suikastinin ardındaki isim Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman olarak açıklandı. 

Aslında çok daha önce hazırlanan ancak eski başkan Trump’ın engellemeleri sonucu açıklanmayan rapor, kamuoyu ile paylaşıldıktan sonra ABD jet bir karar ile gazeteci, aktivist ve muhalif isimlere yönelik saldırı düzenleyen ülkelere karşı vize kısıtlaması getireceğini ve bu kısıtlamanın küresel çapta olacağını duyurdu. 

ABD Dışişleri Bakanı, yaptırımların Cemal Kaşıkçı cinayetini kapsadığını ancak Kaşıkçı cinayetiyle sınırlı olmadığını da belirtti ve yaptırımlar ‘Kaşıkçı Yasağı’ ismini aldı. ABD, ilk etapta 76 Suudi Arabistanlıya yaptırım uygulama kararı verdi. 

Peki bu karar muhalifleri sindirme konusunda son yılda sicili gitgide kabaran Türkiye’yi etkileyebilir mi? 

Bu noktada ABD'nin saygın düşünce kuruluşlarından Freedom House'un Araştırma Direktörü ve Avrasya uzmanı Nate Schenkkan, geçtiğimiz haftalarda yaptığı ulusötesi baskı raporunu değerlendirmesini hatırlatmakta fayda var. 

Freedom House “Gözden Uzak ama Ulaşılmaz Değil’’ adlı raporunda, bazı devletlerin, muhalefeti susturmak için ulusal sınırların ötesine geçerek sürgündeki veya diasporada yaşayan kişilere karşı sistematik şiddet ve sindirme olaylarını incelemişti. Raporda, Türkiye örnek vaka çalışması yapılan altı ülke arasında yer almıştı.

Amerika'nın Sesi'ne konuşan Schenkkan, raporda vaka örneği olarak incelenen Türkiye’nin son altı yılda kendi sınırları dışında en fazla kaçırma operasyonuna imza atan ülke olduğunu söyledi.

Freedom House uzmanı, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye, yurtdışında yaşayan ya da sürgünde olan vatandaşlarının peşine saldırgan biçimde düştü. 2016’daki darbe girişiminden buyana Türkiye’nin sürgündeki isimleri takip ettiği en az 31 ülke tespit ettik. Küresel bir operasyon sözkonusu. Bu ülkeler Afrika, Latin Amerika ve Doğu Asya’dan. Türk hükümeti de dünya çapında 100 kişinin bu şekilde iadesinin sağlandığını açıkça kabul ediyor.”

Schenkkan, raporda inceledikleri zaman aralığında en saldırgan ve en fazla adam kaçırma operasyonu düzenleyen ülkenin Türkiye olduğunu gördüklerini belirtti.

Nate Schenkkan’ın dikkat çektiği bir diğer ayrıntı da Türkiye’nin Avrasya bölgesinde Rusya’dan sonra topraklarında ulusötesi baskı operasyonlarının en fazla düzenlendiği ikinci ülke olması.

Freedom House’un bu çalışması Cemal Kaşıkçı suikastinden sonra karar kılınarak yapılmıştı. 

Bu rapor bağlamında ABD’nin muhalifleri sinderen ülkelere yönelik aldığı yaptırım kararının Türkiye'yi nasıl etkileyeceği merak konusu…