Oca 10 2018

Fehmi Koru: Amaç Gül'ün aday olmasını engellemek

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül'e yönelik eleştirilerine yenilerini ekledi. 

"Bu beraberliği zedeleyenler artık bu kervanın yolcuları değildir" diyerek Gül'e yüklenen Erdoğan'ın Gül'ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda net bir tavır alana kadar sözkonusu tavrını sürdüreceği ortada.

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile başlayan, sivillerin 'teröre karşı' çıkma bahanesiyle muhaliflere şiddet uygulamasının önünün açıldığı iddiaları nedeniyle Gül'ün 'düzeltilebilir' çıkışına, Erdoğan'ın tepki göstermesiyle devam eden krizde taraflar geri adım atmıyor.

Gül'e yakınlığı ile bilinen muhafazakar yazar Fehmi Koru da, Erdoğan'ın çıkışlarının Gül'e 'aday değilim' dedirtmeyi hedeflediğini yazdı.

Kendi bloğunda kaleme aldığı yazıda Koru, mevcut söylem ve eylemlerin Gül'ün cumhurbaşkanlığına yeniden adaylığını koymasını engelleme amacı güttüğünü belirtiyor.

Hem Erdoğan'ın hem de MHP lideri Devlet Bahçeli'nin aynı hedefe yönelik, yani Gül'ü eleştiren çıkışlarının bu amaca hizmet ettiğini savunan Koru, bu yaklaşımın amacını şöyle özetliyor:

"Gül aday olmasın ve bunu daha sonraya bırakmadan, derhal, hemen, şimdi açıklasın…"

Gül karşıtlığı üzerinde birleşen Erdoğan ve Bahçeli'nin bu tavırlarının yanısıra, Bahçeli'nin Cumhurbaşkanlığı seçimlerine daha 22 ay varken AKP'ye destek açıklamasını 'pek alışılmış bir durum değil' diyerek yorumlayan Koru yazısını şöyle sürdürdü:

"Alışılmış olmamakla birlikte üzerinde durulduğunda anlaşılabilir bir durumdur. MHP AK Partili günümüz ortamında kendini iktidar olarak görüyor ve bunun devamını sağlamak için kendini geri plana itme fedakârlığını bile göze alabiliyor.

Yeter ki, AK Parti, şimdilerde kendini tanımladığı biçimde kalmayı sürdürsün; MHP için —hiç değilse Devlet Bahçeli için— bu, MHP’nin parti olarak başarısından daha önemli…
Adını ‘yerli ve milli’ koydukları bir politik çizgi bu ve ‘bütün dünyaya karşı biz’ diye özetlenebilecek uluslararası bir boyutu da var."

MHP'nin AKP'ye karşı muhalif çıkışının 15 Temmuz darbe girişimiyle son bulduğuna değinen Koru, başkanlık sistemine de yine ilk desteğin Bahçeli'den geldiğini hatırlatıyor.

MHP'nin istediği türden bir ittifaklı Meclis'te temsil edilebileceğine değinen Koru, bir yandan da evdeki hesabın kimi zaman çarşıya uymayabileceğini hatırlatıyor ve ekliyor:

"AK Parti ile MHP’ye farklı gerekçelerle katılmış olan kişiler ve onların içinde yer aldığı kitleler, tepede meydana gelen buluşma ve anlaşmayı liderler gibi içselleştirebilirlerse elbette sorun çıkmayabilir; ancak ya o kişiler ve kitleler bu ‘kutlu yürüyüşü’ o yürüyüşü başlatanlar kadar benimsemeye hazır değillerse ne olacak?

Daha da önemlisi, bu birliktelik görüntüsüyle etkilenmesi ve —verdiği bir karar varsa— onu değiştirmesi beklenen rakip/ler ‘‘Yola devam’’ derlerse? Ya ‘yerli ve milli duruşa’ daha uygun birliktelikler oluşursa?"

http://fehmikoru.com/ak-parti-ile-mhpnin-birlikteligi-abdullah-gulun-adayligi-daha-baska-ne-var/