Oca 05 2018

Fehmi Koru sordu: Abdullah Gül'ü ne yapalım?

 

Son günlerin en çok tartışılan ismi Abdullah Gül. AKP politikalarına temelde itiraz etmeyen ancak ara ara uyarı minvalinde çıkışlarla hükümetten 'düzeltme' rica eden tavrı bile onu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın hedef tahtasına oturtması için yetti de arttı bile. 

Her daim Erdoğan'ın karşısına çıkabilecek tek isim muamelesi gördü. Ancak Gül bu beklentileri boşa çıkarma konusunda hiç tereddüt etmedi. 

Bir gün gelecek ve beklenen 'çıkışı' yapacak ve tek adam düzenine 'hayır' diyecekmiş gibi bir izlenim bırakırken öte yandan kendisine umut bağlayanları defalarca 'hayalkırıklığına' uğrattı.

Erdoğan'ın Gül'ü 'rakip' olarak karşısına oturtması, Gül'de istemeden de olsa bir tepkiye yol açmış görünüyor ve medyada Gül'ün neler yapabileceğine dair ihtimalller hep yazılıp çiziliyor. 

Gül'e yakın isimlerden Fehmi Koru bu konuda başı çekenlerden. Ne yazsa okunuyor, ne söylese dinleniyor. Gül'ün ne tür bir siyasi manevra yapabileceğini en iyi Koru bilirmiş algısı neredeyse tüm topluma yayılmış durumda.

Koru da bu beklentileri boşa çıkarmıyor ve Gül üzerine ardı ardına yazılar kaleme alıyor.

Son yazısında Koru, Gül'e karşı cephe alan ve köşelerinde onu yerden yere vuran AKP yanlısı yazarlara çatıyor ve ekliyor:

"Herkes eteğindeki taşları döktü; AK Parti’nin itibar ettikleri arasında ne kadar çok Abdullah Gül hakkında olumsuz düşüncelere sahip yazar olduğunu bu vesileyle öğrendik.Sayıları hayli kalabalık."

İktidar medyasının kalemşorlarını Gül'e karşı "serbest atış" yapmakla suçlayan Koru, en çok Gül’ün AK Parti kurucusu olmadığını, halen AK Parti’ye üye sayılmayacağını yazanlara tepkili.

Bu tepkisine şu yorumu da ekliyor:

 

"Zaten cumhurbaşkanlığı yapmış Gül’e cumhurbaşkanlığını çok görenler de var."

"Gül’ün hakkını doğru dürüst savunan bir yazıyla da karşılaşmadığımı bu arada kayda geçireyim" diye sitem eden Koru, AKP'nin yönetici kadrosunun Gül'ün medya aracılığıyla konuşmasını eleştirmesine de şu yanıtı veriyor:

"Acaba medya araya girmeden kendisiyle konuşmayı ve kritik konularda ne düşündüğünü öğrenmeye çalışmayı denediler mi?"

Ardından Gül ile ilgili olumlu düşüncelerini sıralayan Koru, "Gül deneyiminde insanlar dünyada da az" diyor ve ekliyor

"Her sözün ne ağırlıkta olduğunu, politik söylem ve uygulamaların nasıl tepkilere yol açabileceğini, atılan her adımın ülkeye ne getirip ülkeden ne götürebileceğini hesap edebilecek deneyimde insanımızın sayısı bir-ikiyi geçmez herhalde.

Abdullah Gül o nadirattan insanlardan biri."

Gül'ün uluslararası alanda da değerli bir isim olduğuna dikkat çeken Koru, fikirlerinin değerli olduğunu ve tavsiyelerine kulak verildiğine işaret ediyor. 

Koru, Gül'ün katıldığı her uluslararası etkinlikte yalnız Türkiye'yi değil, AKP'yi de gözetip savunduğunu düşünüyor ve bir tavsiyede bulunuyor:

"Daha iyi savunabilmek için de söylem ve uygulama olarak savunulacak bir yerde bulunmasını arzulaması herhalde yadırganamaz."

Koru, Abdullah Gül’ü uzun yıllar boyunca AKP denkleminin içerisinde görmeye alışmış kitlelerin, partisini yakından ilgilendiren bir konuda görüş açıkladığı için dışlanmaya çalışıldığını gördüğünde sevinemeyeceğini belirtiyor. 

Gül görüşlerini açıklasa bile medyada yer alamayacağına, sadece belli görüşlerin temsil edildiğine değinen Koru, "11. Cumhurbaşkanı KHK ile ilgili görüşünü bir Twitter mesajıyla duyurabildi. Herhalde Gül de.. AK Parti’nin ve hükümetin iç ve dış kamuoyunun hassasiyet göstereceği bir tasarruftan önce.. kendisinin bilgilendirilmesini.. görüşlerinin alınmasını.. Twitter üzerinden uyarıda bulunmaya yeğlerdi" yorumunu yapıyor.