May 18 2019

Dört partiden farklı görüşler: Öcalan kararı HDP oylarını etkileyecek mi?

Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimlerini AKP’nin isteği üzerine iptal etmesi ile yeniden ittifak arayışları gündemde.

31 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun kazanmasında önemli paya sahip olduğu söylenen Kürt oylarının akıbeti, son dönemdeki gelişmelerle merak konusu.

Hükümetin Öcalan’la görüşme yasağının kaldırıldığını açıklaması muhalefet cephesinde “Zamanlama manidar” yorumuna yol açarken HDP, İYİ Parti ve AKP’den farklı görüşler dile getiriliyor.

Öcalan'ın, sekiz yıl aradan sonra avukatları ile yaptığı görüşme sonrası imzalı mektubu yayımlandı. Burada çözüm ve diyalog arayışı olması gerektiği mesajı veriliyordu.


DW Türkçe’den Hilal Köylü’nün sorularını yanıtlayan CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç, hükümetin Öcalan hamlesini şöyle yorumluyor:

“Yaptıkları şeyin neye denk geldiğine bakılmalı. Neden daha önce değil de, şimdi? Zamanlaması manidardır. Türkiye’de toplumu ayrıştıran, bölmeye çalışan bir iktidar var” sözleriyle değerlendiriyor. Özkoç, ana muhalefet partisi CHP'nin bu konudaki yaklaşımı konusunda DW Türkçe'ye yaptığı açıklamada, “Kendi içimizde ayrıca değerlendiriyoruz ama birtakım şeyler de çok ortada.”

Engin Özkoç, daha önce CHP Genel Başkan Başdanışmanı olarak görev yapan bir isim.


Özkoç, hükümetin 23 Haziran’da tekrar edilecek İstanbul seçimini genel seçim havasında yürütmek niyetini açıkça ortaya koyduğunu belirtirken, muhalefetin ise İstanbul seçiminin bir yerel seçim olduğu, halkla iletişimini bu yönde yürüttüğü konusunda kararlılıkla ilerlediğini anlatıyor.

Özkoç, Öcalan’ın avukatlarıyla görüşme yasağının kaldırılmasının da halkta karşılığı olmayacağını düşünüyor.

HDP TBMM Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise, “Oylara çok büyük bir etkisinin olacağı kanaatinde değilim” diyor ve ekliyor:

“Şunu da herkes bilsin ki; HDP seçmeni kolay avlanabilir bir seçmen değildir. Bu adım, hükümetin bir ‘açılımı” olarak da nitelendirilmemeli. HDP’ye hediye edilmiş bir durum yok ortada. HDP seçmeni de bilinçsiz bir seçmen değil. Herkes, neyin ne olduğunu biliyor.”

Gazeteci-yazar Saruhan Oluç, Özgürlük ve Dayanışma Partisi kurucusu. Aynı zamanda uzun süre ÖDP Genel Başkan Yardımcılığı da yaptı. 


Avukatların Öcalan’la en son 2 Mayıs’ta görüştüğünü ancak bu görüşmenin arkasının gelmediğini hatırlatan Oluç, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Mesele sadece tecritin sona erdirilmesi değil, mesele insan hayatıdır” sözleriyle de cezaevlerinde süren açlık grevlerine dikkat çekiyor. Üç bin kişinin açlık grevinde, 30 kişinin ölüm orucunda olduğunu ve bu durumdan çok kaygılı olduklarını anlatan Saruhan Oluç, “Hükümet açılım yapacaksa, cezaevlerindeki bu durumu sonlandıracak adımlar atmalıdır. Açlık grevleri çok kritik bir noktaya gelmiştir. Grevlerin bitmesi için yeni bir karar alınacak mıdır, Öcalan’la görüşme yasağının fiilen sürdüğünü açıklayan avukatların Öcalan’la yeniden görüşme yapması için adım atılacak mıdır?”

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan da CHP gibi düşünüyor.

Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, İYİ Parti Basın Yayın ve Medya'dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.


Adalet Bakanı Gül’ün açıklamalarıyla hükümetin 23 Haziran için HDP’li seçmenden oy devşirme niyetini ortaya koyduğunu söyleyen Türkkan, “Zamanlamanın manidar olmadığını söylemek mümkün değil. Bahçeli işaret verdi, hükümet harekete geçti. Seçim öncesinde açıklama yapıyorlar ki seçmene oynasınlar. Ama HDP seçmeninin iktidara prim vermediğini, vermeyeceğini görmek gerekiyor” ifadesini kullanıyor.

AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman ise, hükümetin bu konuda sürekli teması, arayışı ve çalışması olduğunu dile getirenlerden.

Hüseyn Yayman, 7 Haziran 2015 genel seçmlerinde AKP'den milletvekili aday adayı olmak için akademik görevinden istia ederek siyasete atılmıştı.


Yayman, Öcalan’ın görüşme yasağının kaldırılmasıyla ilgili olarak muhalefet eleştirilerini değerlendirirken zamanlamanın manidar olmadığını savunuyor:

“Bu konu seçim endeksli bir konu değildir. Hükümetimizin tavrı çok nettir. Milli birlik, kardeşlik, demokrasi ve çözüm süreci için çok önemli adımlar attık, riskler aldık. Ama PKK terör örgütü sürekli bu durumu sabote etti, silahla karşılık verdi. Terörle mücadele ve milli birliğimiz için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.”

https://www.dw.com/tr/%C3%B6calan-karar%C4%B1-hdp-oylar%C4%B1n%C4%B1-etkileyecek-mi/a-48781672